Samsun’da Gençlere İman Esasları ve Allah Sevgisi Konferansı

EĞİTİM 07.03.2026 - 22:59, Güncelleme: 01.01.1970 - 02:00
 

Samsun’da Gençlere İman Esasları ve Allah Sevgisi Konferansı

Samsun’da Gençlere İman Esasları ve Allah Sevgisi Konferansı Samsun / Özel haber Samsun Atakum Müftülüğü Başvaizi Dr. Celal Eker, 07.Mart.2026 cumartesi günü Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait İlkadım Gençlik Merkezi’nde “İman Esasları ve Allah Sevgisi” hakkında konferans programı icra etti. Gençlere Diyanet İşleri Başkanlığının eserlerini hediyye eden Dr. Celal EKER, programın sonunda gençlerin dini sorularını da cevapladı, öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi ve 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü de tebrik etti. Dr. Celal Eker, özetle şunları ifade etti: “İman esasları; Allah’ın varlığını, birliğini, eşsiz ve ortaksız olduğunu kabul etmekle başlar. İman esaslarından biri de peygamberleri, ayrım yapmaksızın kabul etmektir. Bizler, Müslüman olmanın bir gereği olarak bütün peygamberlere, nübüvvet zincirinin son halkası Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.s) ve onun tebliğ ettiklerinin tamamına şeksiz şüphesiz iman ederiz. Bu imanımızı kelime-i şehadetle gönülden tasdik ederiz. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s), Allah’ın aramızdan seçtiği, müjdeleyici ve uyarıcı olarak görevlendirdiği, kitabı ile şereflendirdiği son peygamberdir. O, Rabbimizden aldığı vahyi kusursuz bir şekilde bize ulaştırmış, anlatmış, açıklamış ve yaşamıştır. Bu yüzden ona iman eden, Allah’a iman etmiş; onu inkâr eden de Allah’ı inkâr etmiş olur [Nisâ, 4/80. Ayrıca bkz. Buhârî, Ahkâm, 1; Müslim, İmâre, 33]. “Bize Kur’an yeter” anlayışıyla Hz. Peygamberimizi, onun siretini ve sünnetini dikkate almadan Müslümanca yaşamaya çalışmak mümkün değildir. Bu duruş, Kur’an’ın bizzat kendisine aykırıdır. Çünkü Yüce Rabbimiz, Kerim Kitabımızda bize, kendisiyle birlikte Hz. Resulüne inanmayı ve tabi olmayı emreder. Hz. Peygamberimizin helal kıldığını helal, haram kıldığını haram saymamızı ister [Ahzâb, 33/36]. Dolayısıyla Hz. Peygamberimize inanmayan, onun siretini ve sünnetini benimsemeyen bir anlayış, İslam anlayışı olamaz. Hz. Peygambere iman etmeden, Kur’an ile sünnetin arasına mesafe koyularak ebedi kurtuluşa ulaşılamaz. Hz. Resul-i Ekrem’in şerefli sözleri olmadan Kur’an anlaşılamaz ve yaşanamaz. Bizi bu konuda ikaz eden yine bizzat Efendimiz (sav)’dir. O şöyle buyurur: “Sakın sizden birinizi, emrettiğim veya yasakladığım bir konu kendisine iletildiğinde, köşesine yaslanmış olarak cahilce, ‘Biz Allah’ın Kitabı’nda ne bulursak ona uyarız; hadis tanımayız!’ derken bulmayayım [İbn Mâce, Sunne, 2; Tirmizî, İlim, 10].”

Samsun’da Gençlere İman Esasları ve Allah Sevgisi Konferansı

Samsun / Özel haber

Samsun Atakum Müftülüğü Başvaizi Dr. Celal Eker, 07.Mart.2026 cumartesi günü Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait İlkadım Gençlik Merkezi’nde “İman Esasları ve Allah Sevgisi” hakkında konferans programı icra etti. Gençlere Diyanet İşleri Başkanlığının eserlerini hediyye eden Dr. Celal EKER, programın sonunda gençlerin dini sorularını da cevapladı, öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi ve 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü de tebrik etti. Dr. Celal Eker, özetle şunları ifade etti: “İman esasları; Allah’ın varlığını, birliğini, eşsiz ve ortaksız olduğunu kabul etmekle başlar. İman esaslarından biri de peygamberleri, ayrım yapmaksızın kabul etmektir. Bizler, Müslüman olmanın bir gereği olarak bütün peygamberlere, nübüvvet zincirinin son halkası Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.s) ve onun tebliğ ettiklerinin tamamına şeksiz şüphesiz iman ederiz. Bu imanımızı kelime-i şehadetle gönülden tasdik ederiz. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s), Allah’ın aramızdan seçtiği, müjdeleyici ve uyarıcı olarak görevlendirdiği, kitabı ile şereflendirdiği son peygamberdir. O, Rabbimizden aldığı vahyi kusursuz bir şekilde bize ulaştırmış, anlatmış, açıklamış ve yaşamıştır. Bu yüzden ona iman eden, Allah’a iman etmiş; onu inkâr eden de Allah’ı inkâr etmiş olur [Nisâ, 4/80. Ayrıca bkz. Buhârî, Ahkâm, 1; Müslim, İmâre, 33]. “Bize Kur’an yeter” anlayışıyla Hz. Peygamberimizi, onun siretini ve sünnetini dikkate almadan Müslümanca yaşamaya çalışmak mümkün değildir. Bu duruş, Kur’an’ın bizzat kendisine aykırıdır. Çünkü Yüce Rabbimiz, Kerim Kitabımızda bize, kendisiyle birlikte Hz. Resulüne inanmayı ve tabi olmayı emreder. Hz. Peygamberimizin helal kıldığını helal, haram kıldığını haram saymamızı ister [Ahzâb, 33/36]. Dolayısıyla Hz. Peygamberimize inanmayan, onun siretini ve sünnetini benimsemeyen bir anlayış, İslam anlayışı olamaz. Hz. Peygambere iman etmeden, Kur’an ile sünnetin arasına mesafe koyularak ebedi kurtuluşa ulaşılamaz. Hz. Resul-i Ekrem’in şerefli sözleri olmadan Kur’an anlaşılamaz ve yaşanamaz. Bizi bu konuda ikaz eden yine bizzat Efendimiz (sav)’dir. O şöyle buyurur: “Sakın sizden birinizi, emrettiğim veya yasakladığım bir konu kendisine iletildiğinde, köşesine yaslanmış olarak cahilce, ‘Biz Allah’ın Kitabı’nda ne bulursak ona uyarız; hadis tanımayız!’ derken bulmayayım [İbn Mâce, Sunne, 2; Tirmizî, İlim, 10].”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.