KOLTUKLAR KONUŞURKEN MİLLET SESSİZLEŞİYOR
KOLTUKLAR KONUŞURKEN MİLLET SESSİZLEŞİYOR
Mübarek Kurban Bayramı geride kaldı ve Türkiye gündemine yeniden döndü. Ülke olarak tanıdık bir sahnenin önündeyiz. Gündemde olan CHP’de günlerdir isimler konuşuluyor kararlar tartışılıyor. Kurultaylar, meşruiyet meseleleri, parti içi dengeler…
KOLTUKLAR KONUŞURKEN MİLLET SESSİZLEŞİYOR
Okan ÇETİNDAĞ | İstanbul -Sağlık
Kim haklı? Kim haksız? Kim kalacak? Kim gidecek?Ekranlarda aynı tartışmalar, siyasi kulislerde aynı hesaplar, sosyal medyada aynı cepheleşme var.
Fakat vatandaşlarımız bambaşka bir gündemin içinde yaşıyor. Geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı içinde olanlar ve evine ne götüreceğinin derdine düşenlerin ülkesindeCHP'nin iç meselelerinin tartışıldığı günlerden geçiyoruz.
İşte tam burada görmezden gelinen bir gerçek duruyor:Türkiye’de siyaset giderek milletin gündemini temsil etmekten çok kendi gündemini üretmeye başladı. Bugün mesele CHP’de kimin haklı olduğu değildir. Mesele daha büyüktür. Çünkü CHP’de yaşananlar artık yalnız CHP’nin iç meselesi olarak görülmüyor. Toplum bunu bir parti tartışmasının ötesinde okuyor. Mesele yalnızca bir siyasi partinin kurultayından ibaret değildir. Mesele siyasetin kırılganlığıdır. Mesele kurumların dayanıklılığıdır. Mesele, siyasi tartışmaların ülkenin gerçek gündeminin önüne geçip geçmediğidir.
Ve dikkat çekici olan şudur: Bugün yalnız CHP tabanı CHP’yi konuşmuyor. Türkiye’nin siyasi gündemi neredeyse tek başlığa sıkışmış durumda. Fakat vatandaş sessizce başka bir soru soruyor: Benim hayatım ne zaman konuşulacak?CHP’de yaşanan son gelişmeler elbette parti içi siyasetin doğal süreçleri olarak değerlendirilebilir. Ancak toplumun gördüğü manzara farklıdır. Çünkü insanlar bugün yaşananları yalnız bir parti hikâyesi olarak izlemiyor. Daha derin bir yerden bakıyor. Belki yüksek sesle söylemiyor ama aynı soruyu zihninde taşıyor: ''Siyaset sorunlarımıza ne zaman çözüm üretecek?''
İşte sessiz tedirginlik tam burada başlıyor. Çünkü mesele isimler değildir. Mesele sistemdir. Mesele siyasi kültürdür.Mesele güven duygusudur. Seçmen, yıllardır Türkiye’nin temel meselelerine çözüm üretmesi beklenen ana muhalefeti izlerken şu soruyu sormaya başladı: Siyaset gerçekten bizi mi konuşuyor, yoksa yalnızca kendi geleceğini mi? Bu soru küçümsenmemeli. Çünkü sandıkta belirleyici olan her zaman yalnız ekonomi değildir. Bazen daha güçlü bir unsur devreye girer: Güven.
2023 seçimleri bunun önemli örneklerinden biri olarak okunabilir. Ekonomiye yönelik yoğun eleştirilere ve hayat pahalılığına rağmen seçmenin önemli bir bölümü tercihini belirlerken yalnız ekonomik tabloya bakmadı; aynı zamanda hangi siyasi yapının daha güven verici, daha istikrarlı ve daha yönetebilir göründüğünü de tarttı. Demokrasilerde seçim sonuçlarını yalnız rakamlar değil, güven algısı da belirler. İnsanlar kusursuz siyaset istemiyor. Ama samimiyet görmek istiyor. Yön duygusu görmek istiyor. Ülkenin yarınını önceleyen bir ciddiyet görmek istiyor. Bugün CHP’deki tartışmaların toplumda bu kadar yankı bulmasının nedeni yalnızca parti içi kriz değildir. Asıl neden, vatandaşın artık bütün siyaset kurumunu aynı mercekten izlemeye başlamasıdır ve bu mercek acımasızdır.
Vatandaşlarımız eskisi gibi sloganla ikna olmuyor. Alkışla tatmin olmuyor. Kör sadakatle hareket etmiyor. Soru soruyor, Karşılaştırıyor, hafızasında tutuyor ve not veriyor.Belki de Türkiye siyasetinin henüz tam anlamıyla fark edemediği değişim budur. Çünkü bugün partiler birbirleriyle rekabet ederken, seçmenin önemli bir bölümü sessizce siyasetin tamamına mesafe koyuyor.
Kararsızların büyümesi tesadüf değildir. Çünkü kararsızlık her zaman ilgisizlik değildir. Bazen güven eksikliğidir.Bazen seçmenin kendisini hiçbir siyasi hikâyenin içinde tam olarak görememesidir. Rahatsız edici olabilir. Ama bazen bir ülkenin en büyük problemi yalnız krizler değildir. Asıl kriz, milletin kendisini siyasetin gündeminde görememeye başlamasıdır. Ve o noktada tehlikeli olan insanların konuşması değil, sessizleşmesidir. Çünkü millet uzun süre sabredebilir. Uzun süre izleyebilir. Ama kendisini unutulmuş hissettiği gün, siyasetin bütün hesaplarını yeniden yazar.
Begüm BAŞMISIRLI
Siyasetçi
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.