Net Haberler
Net Haberler
Açık
İstanbul · 22°C
Bizi Takip Edin
13 Eylül 2026 - 21:03

Ümraniye'de Türkiye'de Bir İlk: "Nöbetçi Muhtar" Dönemi Okula Katılımı Güçlendirecek

Ümraniye Kaymakamlığı öncülüğünde başlatılan "Nöbetçi Muhtar" modeliyle öğrencilerin okula düzenli katılımı sahada anlık olarak takip edilecek.

0 Okunma 0 Paylaşım
Ümraniye'de Türkiye'de Bir İlk: "Nöbetçi Muhtar" Dönemi Okula Katılımı Güçlendirecek

Ümraniye’de Türkiye’de Bir İlk: “Nöbetçi Muhtar” Dönemi Okula Katılımı Güçlendirecek

Ümraniye Kaymakamlığı öncülüğünde başlatılan “Nöbetçi Muhtar” modeliyle öğrencilerin okula düzenli katılımı sahada anlık olarak takip edilecek.

Ümraniye’de Nöbetçi Muhtar Uygulaması Nedir?

image-090831

İstanbul’un yoğun nüfuslu ilçelerinden Ümraniye’de, öğrencinin eğitime kesintisiz katılımını güvence altına almayı hedefleyen yeni bir model devreye giriyor. “Okumayı Seviyorum, Okuluma Gidiyorum” sloganıyla hayata geçirilen program, Türkiye’de ilk kez uygulanacak olan nöbetçi muhtar sistemiyle kamuoyunun gündemine oturdu.

Sistem, mahalle muhtarlarının dönüşümlü biçimde kriz masasında görev alarak okula gitmeyen öğrencilerin erken tespit edilmesini ve gerekli desteğin hızla sağlanmasını amaçlıyor.

Projenin arkasındaki irade, Ümraniye Kaymakamlığı’na ait. İlçe Kaymakamı Yüksel Çelik’in oluru ve doğrudan talimatıyla uygulamaya konulan model, sosyal hizmetler ve iletişim uzmanı Taner Akkuş tarafından kaleme alınan “Ümraniye’de Öğrencilerin Okula Katılımını Güçlendirmeye Yönelik Önleyici Tedbirler ve Takip Konseyi Eylem Şeması” adlı kapsamlı plana dayanıyor.

Şema; üç gün ve üzeri okula devam etmeyen öğrencilerin “sıfır sızma” prensibiyle izlenmesini, risk altındaki çocukların yeniden eğitime kazandırılmasını ve yasa dışı yapılanmalara karşı kurumlar arası disiplinli bir koordinasyon kurulmasını öngörüyor.

Nöbetçi Muhtar Sistemi Neden Türkiye’de Bir İlk Sayılıyor?

Türkiye’de mahalle muhtarları geleneksel olarak idari işler ve sosyal hizmetlerde aktif rol üstlenir; ancak öğrencinin okula katılımını güçlendirmeye yönelik sürekli ve sistematik bir nöbet uygulaması bugüne kadar bu kapsamda hayata geçirilmemişti.

Ümraniye modelinde ilçedeki 35 mahalle muhtarı, her gün bir isim olmak üzere dönüşümlü şekilde kriz masasında nöbet tutacak. Nöbetçi muhtarlar, kaymakamlık temsilcisi sıfatıyla saha iletişimini yürütecek, WhatsApp hattı üzerinden gelen ihbarları değerlendirecek ve mobil ekiplerin doğru adrese yönlendirilmesini koordine edecek.

Bu yapı, mahalle düzeyindeki bilgi akışını kesintisiz hale getirerek okul, aile ve kamu kurumları arasındaki iletişim boşluklarını kapatmayı amaçlıyor. Böylece “Okumayı seviyorum, okuluma gidiyorum” sloganı yalnızca sembolik bir çağrı olmaktan çıkıp, sahada somut biçimde işleyen bir mekanizmaya dönüşüyor.

Kaymakam Yüksel Çelik’in Talimatıyla Başlayan Süreç

Yüksel Çelik imzasıyla resmiyet kazanan eylem planı, yalnızca bir kağıt üzerinde kalmayıp doğrudan saha uygulamasına dönüştürüldü. Kaymakamlık, projenin takibini Yazı İşleri Müdürü Ali Gencer üzerinden yürütüyor. Bu sayede sürecin her aşaması, üst düzey idari otoritenin gözetiminde ilerliyor ve alınan kararların hızla hayata geçirilmesi sağlanıyor.

Uzmanlar, bu tür bir modelin il ve ilçe düzeyinde örnek teşkil edebileceğini, benzer uygulamaların diğer bölgelere de yayılabileceğini değerlendiriyor.

Ümraniye’de Öğrencinin Okula Katılımını Güçlendirmek Neden Önemli?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın e-Okul sistemine yansıyan veriler, özellikle büyükşehir ilçelerinde okula düzenli devam etmeyen öğrenci sayısının çocukların eğitim hakkını doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Ümraniye gibi yoğun nüfuslu ve sosyoekonomik çeşitliliğin yüksek olduğu bölgelerde bu tablo, yalnızca akademik başarıyı değil; çocuk işçiliği, suça sürüklenme riski ve gayriresmî eğitim yapılarına yönelme gibi çok daha derin sosyal sorunları da beraberinde getiriyor.

İlçede, özellikle Roman vatandaşların yoğun olarak yaşadığı mahalleler başta olmak üzere farklı toplumsal kesimlerden gelen ailelerin çocuklarının okula katılımı yakından izlenecek. Uzmanlar, üç gün ve üzeri kesintisiz devamsızlığın erken uyarı sinyali olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Hazırlanan eylem planı, tespitten müdahaleye kadar tüm süreci tek bir koordinasyon şeması altında topluyor ve bu planın temel sloganı net: “Okumayı seviyorum, okuluma gidiyorum.”

Konseyin Yapısı: RAM Çatı Kurum, Nöbetçi Muhtar ve İki Kanatlı Model

Yazı İşleri Müdürü Ali Gencer’in takip ettiği eylem şeması, hiyerarşik ve işlevsel bir organizasyon üzerine kuruldu. Yapının en üstünde Ümraniye Kaymakamlığı makamı yer alırken, operasyonel çatı kurum olarak Ümraniye Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) konumlandırıldı.

RAM; e-Okul verilerinin anlık takibini yapmak, kriz masası koordinasyonunu sağlamak ve Kaymakam Yüksel Çelik’e sunulacak haftalık raporları hazırlamakla sorumlu tutuluyor. Ayrıca aylık makam toplantılarıyla sürecin üst düzeyde izlenmesi hedefleniyor.

Nöbetçi Muhtar: Kaymakamlık Temsilcisi Olarak Sahadaki Göz

RAM’in hemen altında konumlanan nöbetçi muhtar katmanı, projenin en özgün ve yenilikçi unsuru olarak öne çıkıyor. Her gün bir muhtar, kriz masasında kaymakamlık adına görev yaparak mahalle ile merkez arasındaki köprüyü kuruyor. Bu sayede hem yerel bilgi hızla merkeze ulaşıyor hem de müdahale ekipleri doğru adrese, doğru zamanda yönlendirilebiliyor. Sistemin en kritik avantajlarından biri, saha bilgisine sahip muhtarların idari yetkiyle donatılarak süreci hızlandırması.

Sağ ve Sol Kanat: Sosyal Destek ile Güvenlik Önlemleri Bir Arada

Konsey, işlevsel olarak iki ana kola ayrılmış durumda. Bu ikili yapı, hem sosyal destek hem de güvenlik boyutunu aynı çatı altında ele alarak bütüncül bir müdahale imkânı sunuyor.

Sağ Kanat (Sosyal, Manevi ve İnceleme Odaklı): İlçe Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, bu kanadın ana sorumlusu olarak SED yardımları, hane ziyaretleri ve rehberlik süreçlerini yürütüyor. İlçe Müftülüğü bünyesindeki özel inceleme birimi ise resmi Diyanet kursları dışındaki kaçak ve merdiven altı Kur’an kursları ile çeşitli oluşum ve cemaat derneklerine bağlı yapıların tespitini üstleniyor. Sosyal hizmet uzmanları risk altındaki çocukları yerinde inceliyor, okul yönetimleri ve rehberlik servisleri ise devamsızlığın üçüncü gününden itibaren sistem üzerinden otomatik uyarı üretiyor.

Sol Kanat (Güvenlik, Saha Denetimi ve Önleme Odaklı): Ümraniye Belediyesi Kadın ve Aile Müdürlüğü, saha denetimlerinin koordinasyonunu üstleniyor. İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro ise suça sürüklenme riski, okul çevresi güvenliği ve gayriresmî eğitim alanlarının hukuki incelemesini yürütüyor. Zabıta ekipleri ders saatlerinde internet kafeleri, oyun salonlarını ve ruhsatsız mekânları denetlerken, belediyenin kültür birimleri uyum sorunu yaşayan öğrenciler için rehabilitasyon ve yetenek yönlendirme çalışmaları gerçekleştiriyor.

Sıfır Sızma Müdahale Akışı: 4 Adımda Erken Destek

Planın en kritik bölümünü, üç gün üst üste okula gitmeyen öğrenci ya da bir ihbar durumunda devreye giren “sıfır sızma” müdahale şeması oluşturuyor. Süreç dört aşamada ilerliyor:

  1. Bildirim ve Uyarı: Okul yönetimi veya rehberlik servisi, e-Okul verisini kriz masasına aktarıyor. Vatandaş veya muhtar ihbarı da aynı kanaldan değerlendiriliyor.
  2. Kriz Masası ve Sevk: Nöbetçi muhtar, ilgili mahalle muhtarı ve okulla derhal iletişime geçiyor; sosyal hizmet uzmanı, polis/zabıta ve RAM uzmanından oluşan mobil ekip söz konusu adrese yönlendiriliyor.
  3. Saha İncelemesi: Hane ziyaretinde iki ana risk kategorisi araştırılıyor — çocuğun Diyanet dışı kaçak bir kursa gönderilmesi ya da ekonomik nedenlerle merdiven altı bir işletmede çalıştırılması.
  4. Bütünleşik Müdahale: Kaçak yapılarla ilgili tespitlerde Müftülük ve Emniyet idari/adli süreci başlatırken, yoksulluk tespit edilen ailelerde SED yardımı ve rehberlik desteğiyle öğrenci yeniden okula kazandırılıyor.

Mobil Ekipler ve Haftalık Raporlama ile Süreklilik

Sahada görev yapan iki profesyonel mobil ekip, günde iki mahalle tarayarak ilçedeki 35 mahalleyi bir ay içinde rutin olarak dolaşacak. Çözülen vakalar anlık olarak sisteme işlenirken, uzmanlar bulgularını kendi kurumlarına raporluyor; Konsey ise toplu haftalık raporu doğrudan Kaymakam Yüksel Çelik’e sunuyor.

Aylık makam toplantılarıyla da sürecin en üst düzeyde izlenmesi garanti altına alınıyor. Bu çok katmanlı raporlama sistemi, projenin sürdürülebilirliğini ve şeffaflığını artıran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Eğitim Hakkı ve “Okumayı Seviyorum, Okuluma Gidiyorum” Vizyonu

Uzmanlar, bu modelin yalnızca okula düzenli gitmeyen öğrenci sayısını azaltmayı değil; aynı zamanda çocuk işçiliği, kayıt dışı eğitim ve zorunlu eğitim ihlallerine karşı kalıcı bir koruma kalkanı oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor. Plan, Diyanet denetimi dışındaki yapıların anında tespit edilip cezai işleme tabi tutulmasını ve öğrencilerin okula katılımının mülki idare yetkisiyle güçlendirilmesini öngörüyor.

Taner Akkuş tarafından hazırlanan eylem şeması, kurumlar arası koordinasyonu merkeze alan, mahalle ölçeğinde uygulanabilir ve raporlanabilir bir çerçeve sunuyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan nöbetçi muhtar sistemiyle desteklenen “Okumayı seviyorum, okuluma gidiyorum” programı, Kaymakam Yüksel Çelik’in talimatıyla uygulamaya geçtikten sonra Ümraniye’de öğrencilerin okula katılımını kalıcı biçimde güçlendirmeyi ve eğitim hakkını her koşulda güvence altına almayı amaçlıyor.

Yetkililer, modelin ilk sonuçlarının önümüzdeki haftalık raporlarla birlikte değerlendirileceğini ve başarılı bulunması hâlinde benzer uygulamaların İstanbul genelindeki diğer ilçelere de örnek gösterilebileceğini ifade ediyor. Ümraniye Kaymakamlığı kaynakları, projenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle yürütüleceğini, sahadan gelen her verinin düzenli olarak kayıt altına alınacağını vurguluyor.

Bu yönüyle “Nöbetçi Muhtar” modeli, yerel yönetim ile merkezi idarenin ortak iradesiyle şekillenen, eğitim hakkını koruma amacı taşıyan güncel bir kamu politikası örneği olarak kayıtlara geçiyor.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!