Süleymancıların 5 şirketine kayyım atandı
Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş ve bağlantılı yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şirketlere kayyım atamaları sürerken, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin dosyada kritik bir gelişme yaşandı. Denizolgun’un doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol, “yalan tanıklık” suçundan gözaltına alındı. Demirkol’un savcılıkta tanık sıfatıyla verdiği ifade de ortaya çıktı.
Süleymancılar soruşturmasında yeni gelişme: Doktor Nurettin Demirkol’un ifadesi ortaya çıktı
Doktorun ifadesi: “Yüzünde kan görmedim”
Nurettin Demirkol, 26 Ağustos’ta savcılıkta verdiği ifadesinde şu noktalara değindi:
- Denizolgun’u sadece birkaç kez muayene ettiğini, özel doktoru olmadığını savundu.
- Olay günü çiftliğe gittiğinde Denizolgun’un çekyatta yarı yatar vaziyette olduğunu, ölü katılığının başladığını belirtti.
- “Darp edilmesine ilişkin bir morluk ve vücudunda herhangi bir çizik görmedim. Yüzünde ve vücudunun hiçbir yerinde kan görmedim” dedi.
- Daha önceki beyanlarında yer alan “ağzından kan geldi” ifadesinden emin olmadığını, ölüm nedeniyle mideden gelen koyu renkli sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabileceğini söyledi.
- “Ben Adli Tıp uzmanı değilim. Olay günü bize verilen evrakı olduğu şekliyle imzaladım. Tutanaklara yanlış geçmiş olabilir” ifadelerini kullandı.
Demirkol ayrıca olay günü hariç çiftliğe hiç gitmediğini, kendisini kimin aradığını hatırlamadığını ve sadece “kişinin vefat ettiğini” söylediğini belirtti.
155 kaydıyla çelişki
Demirkol’un ifadesiyle 8 Eylül 2016 tarihli 155 Polis İmdat hattı kayıtları arasında çelişki olduğu tespit edildi. İfadesinde “ihbarı kimin yaptığını bilmiyorum” diyen doktorun, o gece bizzat 155’i aradığı belirlendi. Tutanağa göre Demirkol kendisini ismiyle tanıtmış ve ölümü “şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm” olarak bildirmişti.
Süleymancılar soruşturması ve kayyımlar
Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu yapılanmaya yönelik soruşturma, “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi usul kanununa muhalefet” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla sürüyor. MASAK raporlarında 100 milyar TL’yi aşan yurt dışı para trafiği tespit edildiği belirtiliyor.
Soruşturma kapsamında daha önce onlarca şirket ve derneğe kayyım atanmıştı. Son dönemdeki operasyonlarda da çeşitli şirketlere kayyım atandığı ve süreçlerin devam ettiği kaydediliyor. Kuriş ve abisi Hilmi Tuna Kuriş tutuklu bulunuyor.
Denizolgun’un ölümüne ilişkin dosyada ise Adli Tıp bilirkişi raporu “şüpheli ölüm” tespiti yapmış, ağız ve burnun kapatılması suretiyle öldürülme ihtimalinin dışlanamayacağını belirtmişti. Bu kapsamda Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma yürütülüyor.
Her iki dosyadaki soruşturmalar devam ediyor.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
MasterChef Türkiye’de Kaptanlık Unvanı El Değiştirdi: Bu Haftanın Lideri Emre Oldu




Son Haberler
Süleymancıların 5 şirketine kayyım atandı



