NEBİYE YAŞAR: 2071 VİZYONUNDA GENÇ TÜRKİYE
2071 yılında Türkiye nasıl bir ülke olacak?
2071 VİZYONUNDA GENÇ TÜRKİYE
2071 yılında Türkiye nasıl bir ülke olacak?
Bu sorunun cevabını yalnızca bugünün yöneticilerinde, kurumlarında, ekonomik göstergelerinde ya da teknolojik yatırımlarında aramayalım.
Bir üniversitenin koridorunda yürüyen gençte arayalım.
Bir laboratuvarda sabaha kadar çalışan araştırmacıda…
Bir Anadolu şehrinde hayal kuran lise öğrencisinde…
İlk girişimini kurmaya çalışan genç girişimcide…
Yapay zekâ geliştiren mühendiste…
Bir şiirin mısralarında kendi medeniyetini arayan edebiyat öğrencisinde…
Toprağı teknolojiyle buluşturan genç çiftçide…
Ve henüz hangi mesleği seçeceğine bile karar vermemiş bir çocuğun gözlerindeki merakta…
Çünkü 2071 Türkiye’si bugün gençlerin zihninde kuruluyor.
Ve ben gençlere baktığımda yalnızca yarının yetişkinlerini değil, Türkiye’nin gelecek yüzyılını görüyorum.
Köklerini bilen ama geçmişte yaşamayan…
Geleneğine sahip çıkan ama yenilikten korkmayan…
Kendi değerlerini korurken dünyayı okuyabilen…
Bilimi takip etmekle yetinmeyip bilim üreten…
Teknolojiyi tüketmek yerine tasarlayan…
Yapay zekâyı kullanan değil, geliştiren…
Dünyanın problemlerine yalnızca yorum yapan değil, çözüm sunan bir gençlik…
Değerlerim var.
Geleneğim var.
Bilimim var.
Hayalim var.
Ve söyleyecek sözüm var.
Bir ağacın dalları ne kadar yükselirse yükselsin, onu ayakta tutan kökleridir.
Milletler için de böyledir.
Köklerini kaybeden toplumların geleceğe söyleyecek özgün bir sözü giderek azalır.
Fakat yalnızca köklerine bakarak yaşayan toplumlar da geleceği inşa edemez.
Bu nedenle 2071’in gençliği iki yönlü bakabilmelidir:
Bir gözü medeniyet birikiminde, diğer gözü geleceğin ufkunda…
Mevlânâ’yı okuyacak ama yapay zekâyı da anlayacak.
Yunus’un insan anlayışını taşıyacak ama kuantum teknolojilerini de konuşacak.
İbn Sînâ’nın bilim merakını hatırlayacak, yeni nesil sağlık teknolojilerini geliştirecek.
Mimar Sinan’ın estetik ve mühendislik dehasından ilham alacak, sürdürülebilir şehirleri tasarlayacak.
Cezerî’nin mekanik zekâsından güç alacak, robotik sistemler geliştirecek.
Geçmişi bir nostalji alanı olarak değil, geleceği kurmak için özgüven kaynağı olarak görecek.
2071’İN EN BÜYÜK SERMAYESİ: GENÇ BEYİNLER
Ülkelerin en büyük zenginliği yalnızca yer altındaki kaynakları değildir.
Asıl stratejik sermaye, insan zihnidir.
Petrol tükenebilir.
Madenler azalabilir.
Bugünün teknolojisi yarın eskiyebilir.
Ama düşünen, sorgulayan, araştıran ve üreten insan; her defasında yeniden değer oluşturabilir.
Bu nedenle Türkiye’nin 2071 yolculuğunda en önemli yatırım alanlarından biri gençlerin zihinsel, bilimsel, sosyal ve ahlaki kapasitesidir.
Gençlere yalnızca meslek kazandırmak yetmez.
Onlara mesele kazandırmalıyız.
“Nasıl iş bulurum?” sorusunun yanına;
“Ülkeme ve insanlığa hangi çözümü kazandırabilirim?”
sorusunu koyabilmeliyiz.
Çünkü geleceğin güçlü ülkeleri yalnızca iyi çalışan insanlara değil, problem çözen beyinlere sahip ülkeler olacaktır.
DİPLOMA SAHİBİ DEĞİL, MESELE SAHİBİ GENÇLER
Gençlerimize yıllarca sınavları kazanmayı öğrettik.
Şimdi onlara dünyadaki sorunları çözmeyi de öğretmeliyiz.
Bir gencin başarısı yalnızca aldığı diploma ile ölçülmemeli.
Hangi probleme çözüm geliştirdiği…
Hangi fikri projeye dönüştürdüğü…
Hangi teknolojiyi ürettiği…
Kaç insanın hayatına değer kattığı…
Ve ülkesine hangi yeni kapasiteyi kazandırdığı da başarı hikâyesinin parçası olmalıdır.
Bu nedenle eğitim sistemimizin merkezinde yalnızca bilgi aktarımı değil; merak, proje kültürü, girişimcilik, araştırma, sosyal inovasyon ve üretim bulunmalıdır.
Gençlerimize hazır cevapları vermekten önce doğru soruları sormayı öğretmeliyiz.
Çünkü büyük değişimler çoğu zaman büyük cevaplarla değil, cesaretle sorulmuş büyük sorularla başlar.
YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA İNSAN KALABİLMEK
2071’e giderken dünyanın en büyük dönüşüm alanlarından biri kuşkusuz teknoloji olacak.
Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, genetik, nöroteknoloji, uzay teknolojileri ve kuantum sistemleri hayatımızı yeniden şekillendirecek.
Fakat teknoloji geliştikçe başka bir sorunun önemi daha da artacak:
İnsan nedir?
Makine daha hızlı hesaplayabilir.
Yapay zekâ milyonlarca veriyi saniyeler içerisinde analiz edebilir.
Fakat adalet, vicdan, merhamet, sorumluluk ve insan onuru teknolojinin kendiliğinden üreteceği değerler değildir.
Bu nedenle 2071 gençliğinin yalnızca yüksek teknoloji becerilerine değil, güçlü bir değer pusulasına da ihtiyacı vardır.
Geleceğin en başarılı genci yalnızca yapay zekâyı en iyi kullanan değil;
yapay zekâyı insanlığın faydasına hangi amaçla kullanması gerektiğini bilen genç olacaktır.
TÜKETEN GENÇLİKTEN ÜRETEN GENÇLİĞE
Bir ülkenin teknolojiyi kullanması önemlidir.
Fakat asıl bağımsızlık, o teknolojiyi üretebilmesidir.
2071 Türkiye’sinin gençleri yalnızca dünyanın geliştirdiği platformları kullanan değil;
kendi yazılımını,
kendi sağlık teknolojisini,
kendi yapay zekâ modelini,
kendi enerji çözümünü,
kendi tarım teknolojisini,
kendi sosyal inovasyon modelini
geliştirebilen gençler olmalıdır.
Bir başka ifadeyle;
“Dünyada ne yapılmış?” diye araştıran gençlikten, “Dünya bizim geliştirdiğimiz hangi modeli konuşuyor?” diye soran gençliğe geçmeliyiz.
YERELDEN KÜRESELE: DÜNYAYA SÖZÜ OLAN TÜRKİYE
2071 vizyonumuz yalnızca güçlü bir Türkiye hayali olmamalıdır.
Aynı zamanda insanlığın ortak meselelerine çözüm üreten bir Türkiye vizyonu olmalıdır.
İklim değişikliği…
Su ve gıda güvenliği…
Göç…
Yaşlanan nüfus…
Sağlık…
Afetler…
Yoksulluk…
Dijital eşitsizlik…
Yalnızlık…
Aile ve toplumsal dayanıklılık…
Bunlar tek bir ülkenin meseleleri değildir.
Gençlerimizi bu küresel sorunların çözüm ortağı hâline getirebilirsek Türkiye yalnızca ekonomik ve teknolojik kapasitesiyle değil, insanlık için ürettiği modellerle de dünyada söz sahibi olabilir.
Ben buna;
“Yerelden dünyaya açılan Türk sosyal inovasyon modeli”
diyorum.
Bir Anadolu ilçesinde geliştirilen çözüm neden Afrika’da uygulanmasın?
İstanbul’da geliştirilen bir gençlik modeli neden Balkanlar’a taşınmasın?
Türkiye’de geliştirilen bir aile, aktif yaşlanma veya afet dayanıklılığı modeli neden uluslararası literatüre girmesin?
Bir Türk gencinin geliştirdiği teknoloji neden milyonlarca insanın hayatını değiştirmesin?
2071’in iddiası yalnızca dünyayla yarışmak değil;
dünyaya değer katmak olmalıdır.
GENÇLERE MASADA YER VERMEK YETMEZ
Gençlik politikalarında önemli bir zihniyet değişimine daha ihtiyacımız var.
Gençlere yalnızca söz hakkı vermek yetmez.
Karar hakkı, üretim alanı ve sorumluluk da vermeliyiz.
Onlar için proje tasarlamak yerine onlarla birlikte tasarlamalıyız.
Onlara neye ihtiyaçları olduğunu anlatmak yerine onları dinlemeliyiz.
Gençleri projelerin hedef kitlesi olmaktan çıkarıp projenin tasarımcısı ve çözüm ortağı hâline getirmeliyiz.
Çünkü gençlere güvenmeden Genç Türkiye’yi kuramayız.
BEN 2071’İ BUGÜNDE GÖRÜYORUM
2071 uzak görünebilir.
Ama aslında 2071 bugün burada.
Bugün ilkokula başlayan çocuk 2071 Türkiye’sinin bilim insanı olacak.
Bugünün üniversite öğrencisi 2071’in hocası, yöneticisi, girişimcisi ve fikir insanı olacak.
Bugün laboratuvarda çalışan genç araştırmacı belki de Türkiye’nin dünyaya kazandıracağı büyük bir buluşun sahibi olacak.
Bu nedenle 2071’i beklemiyoruz.
2071’i bugün yetiştiriyoruz.
Bir sınıfta…
Bir laboratuvarda…
Bir kütüphanede…
Bir gençlik akademisinde…
Bir proje masasında…
Bir girişimcilik merkezinde…
Ve bir gencin “Ben yapabilirim.” dediği her yerde…
DEĞERLERİM, GELENEĞİM VE BİLİM: BEN GENÇ TÜRKİYE’YİM
Ben köklerimi biliyorum.
Ama yüzümü geleceğe dönüyorum.
Geçmişimden gurur duyuyorum.
Ama geleceğimi yalnızca geçmişimin başarılarıyla anlatmıyorum.
Okuyorum.
Araştırıyorum.
Sorguluyorum.
Üretiyorum.
Teknoloji geliştiriyorum.
Dünyayı takip ediyorum.
Ama dünyayı yalnızca takip etmek istemiyorum.
Dünyanın takip ettiği fikirleri de ben üretmek istiyorum.
Çünkü benim medeniyetim bana insanı öğretiyor.
Bilim bana nasıl yapacağımı gösteriyor.
Teknoloji bana yeni imkânlar sunuyor.
Vicdanım ise bütün bunları neden ve kimin için yapmam gerektiğini hatırlatıyor.
Ben geçmiş ile gelecek arasında kurulmuş bir köprüyüm.
Ben yalnızca geleceğin Türkiye’sinde yaşayacak genç değilim.
O Türkiye’yi kuracak gencim.
Benim değerlerim var.
Benim geleneğim var.
Benim bilimim var.
Benim hayalim var.
Benim dünyaya söyleyecek sözüm var.
Ben Genç Türkiye’yim.
Ve 2071;
takvimde bizi bekleyen bir tarih değil,
bugünden birlikte yazmaya başladığımız bir gelecek hikâyesidir.
Dr. Öğr. Üyesi Nebiye Yaşar
Üsküdar Üniversitesi
Genç Beyinler Akademisi Direktörü
Toplumsal Katkı Koordinatörü
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
İstanbul Ali ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yine ilke imza attı




Son Haberler
NEBİYE YAŞAR: 2071 VİZYONUNDA GENÇ TÜRKİYE



