Zeynep Merçan: BAKMAK MARİFET DEĞİLDİR, GÖRMEK FERASET, ANLAMAK MESULİYET GEREKTİRİR

GÜNDEM 15.03.2026 - 10:01, Güncelleme: 15.03.2026 - 10:01
 

Zeynep Merçan: BAKMAK MARİFET DEĞİLDİR, GÖRMEK FERASET, ANLAMAK MESULİYET GEREKTİRİR

Bu memlekette artık en büyük buhran ne sadece iktisattır ne de siyasî ihtilaftır. Esas felaket olan, idrak felcinden başkası değildir. Herkes bakabilir fakat pek azı görebilir; görenlerin çoğu susar, anlayanların ise ne yazık ki sesi kısılır.
Bakmak sıradan bir fiil ve gözün refleksi, alışkanlığın sonucudur. Lâkin görebilmek ferâset ister ve hakikati süsün, yalanı nutkun, zulmü protokolün arkasından ayıklayabilme kudreti ister. Anlamak ise insanı rahatından eden bir hâldir. Zira anlayan kişi artık mesul olur; susamaz, saklanamaz, kenara çekilip seyirci kalamaz. Bugün memleketin idaresinde oturan nice zat, halkın haline bakıyor ama hakikati görmüyor. Çarşıya bakıyorlar, etiketleri okuyorlar fakat sofradaki boşluğu idrak etmiyorlar. Emeklinin bordrosuna bakıyorlar, rakamlarla övünüyorlar; lâkin o parayla geçinemeyen insanın haysiyet kırılmasını anlamıyorlar. Bir annenin çocuğuna et alamadığı akşamı görmek istemeyen göz, kör değil midir? Bir gencin diplomasıyla işsiz dolaşmasını görüp hâlâ 'istikrar' nutku atan dil, vicdansız değil midir? Bir esnafın kepenk kapatışını seyredip hâlâ 'büyüyoruz' diyen akıl ise sadece halktan kopmuş saray aklı değil de nedir? Bu topraklarda artık mesele yalnız fakr u zaruret değildir. Mesele, fakr u zarureti görmezden gelen o kibirli idaredir. Mesele, adaleti terazide değil vitrinde sergileyen düzenin çürümüşlüğüdür. Mesele, ehliyeti değil sadakati makbul sayan bir nizamın memleketi yavaş yavaş içten içe çökertmesinden ibarettir.  Bakmak koltuk sahiplerine kâfidir. Görmek sokak ister, halk ister, ter ister. Anlamak ise cesaret ister; bedel ister; makamı değil memleketi seçmeyi gerektirir. Bugün bu ülkenin ihtiyacı yeni sloganlar değildir. Parlak afişler, süslü vaatler, yüksek perdeden nutuklar hiç değildir. Bu memleketin ihtiyacı, gören bir devlet aklı, anlayan bir yönetim iradesi, ferâset sahibi kadrolardır. Zira tarih şunu defalarca yazmıştır: Görmeyen yönetir ama zulüm üretir. Anlamayan iktidar olur ama adalet tesis edemez. Ve sadece bakanlar saltanat sürer; anlayanlar ise milletin kaderini değiştirir. Bu yüzden bugün susanlar, yarın şikâyet etmeye yüz bulamaz. Bugün görmeyenler, yarın enkazın altında kalınca feryat etse de kimseye söz geçiremez. Çünkü milletin hafızası güçlüdür; kim baktı, kim gördü ve de kim anladı… Hepsini tek tek yazar, yazacaktır. Ve bu memleketin kurucu iradesi, bu hakikati bir asır evvel haykırmıştı. O, yöneticilere “makamda oturun” demedi. Milletin içine karışın, halka kulak verin, memlekete hizmet edin dedi. İşte tam da bu yüzden bu yazı, bir temenniyle değil, bir istikamet pusulasıyla bitmelidir: “Millete efendilik yoktur, hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.”  Mustafa Kemal Atatürk Okuduğunuz için teşekkür ederim,  Zeynep Merçan
Bu memlekette artık en büyük buhran ne sadece iktisattır ne de siyasî ihtilaftır. Esas felaket olan, idrak felcinden başkası değildir. Herkes bakabilir fakat pek azı görebilir; görenlerin çoğu susar, anlayanların ise ne yazık ki sesi kısılır.

Bakmak sıradan bir fiil ve gözün refleksi, alışkanlığın sonucudur. Lâkin görebilmek ferâset ister ve hakikati süsün, yalanı nutkun, zulmü protokolün arkasından ayıklayabilme kudreti ister. Anlamak ise insanı rahatından eden bir hâldir. Zira anlayan kişi artık mesul olur; susamaz, saklanamaz, kenara çekilip seyirci kalamaz.

Bugün memleketin idaresinde oturan nice zat, halkın haline bakıyor ama hakikati görmüyor. Çarşıya bakıyorlar, etiketleri okuyorlar fakat sofradaki boşluğu idrak etmiyorlar. Emeklinin bordrosuna bakıyorlar, rakamlarla övünüyorlar; lâkin o parayla geçinemeyen insanın haysiyet kırılmasını anlamıyorlar.
Bir annenin çocuğuna et alamadığı akşamı görmek istemeyen göz, kör değil midir? Bir gencin diplomasıyla işsiz dolaşmasını görüp hâlâ 'istikrar' nutku atan dil, vicdansız değil midir? Bir esnafın kepenk kapatışını seyredip hâlâ 'büyüyoruz' diyen akıl ise sadece halktan kopmuş saray aklı değil de nedir?

Bu topraklarda artık mesele yalnız fakr u zaruret değildir. Mesele, fakr u zarureti görmezden gelen o kibirli idaredir. Mesele, adaleti terazide değil vitrinde sergileyen düzenin çürümüşlüğüdür. Mesele, ehliyeti değil sadakati makbul sayan bir nizamın memleketi yavaş yavaş içten içe çökertmesinden ibarettir. 
Bakmak koltuk sahiplerine kâfidir.
Görmek sokak ister, halk ister, ter ister. Anlamak ise cesaret ister; bedel ister; makamı değil memleketi seçmeyi gerektirir. Bugün bu ülkenin ihtiyacı yeni sloganlar değildir. Parlak afişler, süslü vaatler, yüksek perdeden nutuklar hiç değildir. Bu memleketin ihtiyacı, gören bir devlet aklı, anlayan bir yönetim iradesi, ferâset sahibi kadrolardır.

Zira tarih şunu defalarca yazmıştır:
Görmeyen yönetir ama zulüm üretir.
Anlamayan iktidar olur ama adalet tesis edemez. Ve sadece bakanlar saltanat sürer; anlayanlar ise milletin kaderini değiştirir. Bu yüzden bugün susanlar, yarın şikâyet etmeye yüz bulamaz. Bugün görmeyenler, yarın enkazın altında kalınca feryat etse de kimseye söz geçiremez. Çünkü milletin hafızası güçlüdür; kim baktı, kim gördü ve de kim anladı… Hepsini tek tek yazar, yazacaktır.

Ve bu memleketin kurucu iradesi, bu hakikati bir asır evvel haykırmıştı. O, yöneticilere “makamda oturun” demedi. Milletin içine karışın, halka kulak verin, memlekete hizmet edin dedi. İşte tam da bu yüzden bu yazı, bir temenniyle değil, bir istikamet pusulasıyla bitmelidir:
“Millete efendilik yoktur, hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.”
 Mustafa Kemal Atatürk

Okuduğunuz için teşekkür ederim, 
Zeynep Merçan

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.