TİMUR İNCE: ASLINDA GİTMEK İSTİYORDUM
TİMUR İNCE: ASLINDA GİTMEK İSTİYORDUM
ASLINDA GİTMEK İSTİYORDUM
Hatırlamıyorum o çok eski anıları
Gönderilmemiş mektuplar zarflarda kaldı
Yağmurlu akşam yaraları
İşte buradaydım
Ocağa yakın
Kanım damlıyordu yatağa
Beni nesnelerden canlı kılan tek tanı
Belkide çıkarıp atacaktım kendime sapladığım bıçağı
Minderlerin üzerine
Menteşeleri kopmuş bir kapının gıcırtısında
Mahşeri ağrılarımı…

Benim tek korkum özlemekti buramca uzakları
Aslında gitmek istiyordum
Birkaç sene lazım, bir de kucağımda çocukluğum
Şah Murat suyundan bir avuç içmek
Dicle’de yıkanmak
Fırat’ı deliler gibi seyretmek istiyordum
sadece birkaç Eylül yeterdi bana
Birde kalem kağıt
O zamanlar yazıp çizmek için karanlığımı!
Ve gitmek istiyorum diyorum
Bu memleket çoktan bana bir ağı
İnanmanın adı sırtını dönüp gitmek olmuş
Farkin civarında tarihe seslenmek
Bazid’de oturup Ağrı dağını seyretmek
Diyadin’de bir yokuşa tutunup
Elimden beni dinleyecek bir dost
Tam da bundan
Bu sebeplen, terk etmeliyim bu otağı…
Zambak Toplasam peri suyu kenarında
Yapmacık gülümsemeleri çıkarıp atsam diyorum Kızılırmak’a
Bir delilik edip
Bu sıcak yatağı
Bu diyarı
Bıraksam gitsem
Olsam sadece kendimin kaçağı…
“Büyüdükte ne oldu lan” derdim bazen
Ömrümüzle çelişiyor vakitler
Solmadan, eksilmeden
Hoşap kalesini görmeliyim tekrar
Kafamı kaldırmadan için için ağlasam duvarlarında
Hepiniz gülseniz bana
Ben yok mu bir insan diye haykırsam
Dolanıyor ayaklarıma bir madımak bak
Divriği caminin önünde sussam asırlarca
Hasankeyf’i özledim
Acaba kaldı mu yerinde
Hepsi benle yorgun
Hepsi tükenmiş, gitmiş
Benimle alakasız
Nerden başlayacağım bilmiyorum
Kendimden öç almaya yine
İşte bu hayat böyle bir ateş yanığı…
T-İ…
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.