Şişli Cinayet Skandalı: Durdona Khokimova’nın Baş Kesik Cesedi ve Şüphelilerin Dramı

GÜNDEM 25.01.2026 - 23:33, Güncelleme: 25.01.2026 - 23:33
 

Şişli Cinayet Skandalı: Durdona Khokimova’nın Baş Kesik Cesedi ve Şüphelilerin Dramı

İstanbul’un Şişli ilçesinde yaşanan kan donduran cinayet, baş kesme vahşetiyle gündemi sarsıyor. Kesik baş detayıyla tüyler ürperten olayda, Özbekistanlı Durdona Khokimova’nın trajik ölümü tüm detaylarıyla burada.
  Şişli’de Tüyler Ürperten Cinayet: Ne Oldu, Nasıl Oldu? İşte tüm detaylar NetHaberler özel haberinde; SonDakika: NetHaberler.Com’un edindiği bilgiye göre; İstanbul’un kalabalık sokaklarında, sıradan bir akşamüstü beklenmedik bir korku filmi sahnesi yaşandı. Şişli‘nin Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta, saat 20.00 civarında bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı bir ceset bulundu. Polis ekipleri ihbar üzerine hemen olay yerine intikal etti ve incelemelerde cesedin başı kesik halde olduğunu, bir kadına ait olduğunu belirledi. Bu vahşi cinayet, şehrin güvenlik algısını bir kez daha sorgulatıyor – peki ya arkasındaki sır perdesi? Olayı ilk fark eden, mahallede kağıt toplayan Okan Çetinbaşlar isimli hurdacı oldu. Çetinbaşlar, konteyneri karıştırırken alışılmadık bir ağırlık ve sıcaklık hissetti. “Poşeti biraz yırtınca kan izlerini gördüm. Elim ayağıma dolandı. Elime bir sıcaklık geldi,” diye anlattı yaşadıklarını. Hemen bir sigara alıp sakinleşmeye çalışan Çetinbaşlar, karakola giderek durumu bildirdi. Ekiplerle birlikte olay yerine dönen hurdacı, polislerin detaylı inceleme başlatmasına yardımcı oldu. Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak delil topladı. Konteyner ve etrafı didik didik arandı, ancak kadının kesik başı ve bacaklarına o an ulaşılamadı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, şüpheliler olay yerinde valizle görülmüştü. Polis, bu ipucunu takip ederek aynı mahalledeki Bozkurt Caddesi’nde valizi buldu ve incelemeye aldı. Valizin içinden çıkan deliller, soruşturmayı hızlandırdı. NetHaberler.Com’un kaynaklarından öğrendiğimize göre, valizdeki kan lekeleri ve eşyalar doğrudan cinayet mahalline işaret ediyordu. Bu detay, olayın planlı bir vahşet olduğunu düşündürüyor – acaba şüpheliler ne kadar soğukkanlıydı? Ümraniye Bağlantısı: Cinayetin Gizli Yüzü Ortaya Çıkıyor Şok edici bir gelişme daha: Araştırmalar, cinayetin aslında Ümraniye’de işlendiğini gösterdi. Durdona Khokimova’nın cansız bedeni, Ümraniye’deki bir evde vahşice öldürüldükten sonra parçalara ayrılmış ve valizle Şişli’ye taşınmıştı. Polis, bu evi tespit ederek baskın düzenledi ve korkunç detaylara ulaştı. Evdeki kan izleri, mücadele işaretleri ve kesici aletler, olayın dehşet verici boyutunu gözler önüne serdi. Kesik kafa ve uzuvlar hâlâ aranırken, şüphelilerin ifadeleriyle puzzle parçaları birleşmeye başladı. Şüpheliler, Özbekistan uyruklu D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29) isimli erkeklerdi. Bu ikili, cinayeti işledikten sonra Gürcistan’a kaçmak üzere İstanbul Havalimanı’na gitmişti. Ancak polislerin sıkı takibi sayesinde havalimanında kıskıvrak yakalandılar. Üçüncü şüpheli E.A. ise ayrı bir operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularında, zanlılar suçlarını itiraf etti. Bir tanesi, “Olay günü tanıştık, aramızda tartışma çıktı,” diye ifade verdi. Bu itiraf, baş kesme gibi vahşi bir yöntemin arkasındaki motivasyonu kısmen aydınlatıyor – ama tam hikaye hâlâ gizemini koruyor. Acaba bu cinayet, bir anlık öfke mi yoksa daha derin bir komplo mu? Kadın örgütleri ve aktivistler, bu olayı “münferit değil, sistematik” olarak nitelendiriyor. NetHaberler.Com’un görüştüğü kaynaklara göre, şüphelilerin geçmişinde benzer şiddet olayları olup olmadığı araştırılıyor. Şişli ve Ümraniye bağlantısı, şehrin göçmen topluluklarındaki güvenlik sorunlarını da gündeme getiriyor. Göçmen kadınların karşılaştığı zorluklar, bu trajedide belirginleşiyor – peki toplum olarak ne yapacağız? Protestolar ve Toplumsal Tepki: Durdona İçin Sokaklar Ayakta Olayın duyulmasının ardından, İstanbul’un sokakları öfkeyle doldu. Binlerce kadın, Şişli‘de Durdona Khokimova için yürüyüş düzenledi. Pankartlarda “Rastgele bir yere çiçek bıraksak bir kadının mezarına denk gelecek” ve “Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı içeride, kadın katilleri dışarıda!” gibi çarpıcı sloganlar yer aldı. Yürüyüş sırasında “Koruma, aklama, faili yargıla!” sesleri yükseldi. Polis, provokasyon girişimlerine karşı müdahale etti – bir grup, bozkurt işareti yaparak “Ne mutlu Türküm diyene!” sloganları attı ve uzaklaştırıldı. Kadın Zamanı Derneği gibi örgütler, eylemlerde cezasızlık politikalarına dikkat çekti. “Kadın cinayetleri politiktir!” diyen eylemciler, faillerin iyi hal indirimlerinden yararlandığını vurguladı. CHP İstanbul Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Selli Dursun, “Bu karanlığı kadın dayanışmasıyla yırtıp atacağız,” diyerek umut mesajı verdi. SOL Genç gibi gruplar ise “Durdona Khokimova isyanımızdır!” pankartlarıyla katıldı. Pankaltı’dan Kuyulubağ Sokak’a uzanan yürüyüş, göçmen kadınların yalnız olmadığını haykırdı. Ekşi Sözlük gibi platformlarda da olay yankı buldu. Kullanıcılar, 169 entry ile vahşeti tartışıyor. Bir entry’de “Toplumda artan şiddet, cezasızlıktan besleniyor,” denirken, başka biri benzer geçmiş cinayetlerle karşılaştırma yapıyor. Twitter (X) üzerinde ise binlerce paylaşım var – videolar, fotoğraflar ve yorumlar, olayın boyutunu gösteriyor. Bir kullanıcı, “Göçmen kadınlar yalnız değildir,” diye tweet attı. Bu tepkiler, cinayetin sadece bireysel bir trajedi olmadığını, toplumsal bir yara olduğunu kanıtlıyor. Sizce bu protestolar değişim getirir mi? Merak ediyoruz, yorumlarda paylaşın! Adalet Arayışı: Soruşturma ve Gelecek Tehlikeler Soruşturma derinleştikçe, yeni detaylar su yüzüne çıkıyor. Polis, şüphelilerin telefon kayıtlarını ve güvenlik kamerası görüntülerini inceliyor. Ümraniye’deki cinayet evi, olay yeri ekiplerince mühürlendi ve görüntülendi – duvarlardaki kan lekeleri, tüyler ürpertici. Zanlılar, Durdona ile olay günü tanıştıklarını ve gönül ilişkisi nedeniyle tartıştıklarını iddia ediyor. Ancak aktivistler, bu tür ifadelerin şiddet mağdurlarını suçlu gösterdiğini söylüyor. “Cezasızlık failleri cesaretlendiriyor,” diyen Kadın Zamanı Derneği, sistematik şiddete karşı mücadele çağrısı yapıyor. Benzer olaylar, Türkiye’de kadın cinayetlerinin alarm verici düzeyde olduğunu hatırlatıyor. 2025 verilerine göre, yüzlerce kadın şiddet kurbanı oldu – bu rakamlar, 2026’da da artıyor mu? Şişli gibi kalabalık ilçelerde güvenlik önlemleri artırılmalı. Göçmen topluluklardaki kadınlar, dil bariyeri ve yasal zorluklar nedeniyle daha savunmasız. Bu olay, göç politikalarını da sorgulatıyor – acaba yeterli koruma var mı? NetHaberler.Com olarak, olayı yakından takip ediyoruz. Şüphelilerin mahkeme süreci, adaletin nasıl tecelli edeceğini gösterecek. Durdona’nın ailesi ve yakınları için bu, tarifsiz bir acı – ama toplumun tepkisi, belki de bir uyanışın başlangıcı. Bu kan donduran cinayet, bizi daha güvenli bir gelecek için harekete geçirmeye zorluyor. Peki ya siz, bu vahşete karşı ne hissediyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz! Benzer Vakalar ve Önleme Yolları: Tehlike Kapıda Mı? Tarihe bakınca, baş kesme gibi vahşi yöntemler nadir değil. Geçmişte benzer cinayetler, cezasızlığın yarattığı döngüyü gösteriyor. Örneğin, yakın dönemdeki kadın cinayetleri, faillerin sıkça serbest bırakıldığını ortaya koyuyor. Aktivistler, İstanbul Sözleşmesi’nin önemini vurguluyor – sözleşmenin terk edilmesi, şiddeti artırdı mı? Bu sorular, cinayet önleme stratejilerini gündeme getiriyor. Uzmanlara göre, eğitim ve farkındalık kampanyaları şart. Okullarda şiddet karşıtı programlar, polis eğitimleri ve hızlı müdahale birimleri, hayat kurtarabilir. Şişli ve Ümraniye gibi bölgelerde gece devriyeleri artırılmalı. Göçmen kadınlar için destek hatları, dil desteğiyle güçlendirilmeli. Bu olay, sadece bir haber değil; bir uyarı – bir sonraki kurbanı önlemek elimizde. www.NetHaberler.Com editörünün derlediği bu habere göre; Durdona Khokimova’nın trajedisi, kadın hakları mücadelesinde bir dönüm noktası olabilir. Şüphelilerin yargılanmasıyla adalet yerini bulsun, toplum da ders çıkarsın. Bu vahşet, bizi birleştirmeli – unutmayalım, her sessizlik yeni bir cinayete zemin hazırlar. Okuyucularımız, lütfen düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın; bu tartışma, değişimi hızlandırabilir. #haber #sondakika #gündem #güncel #haberler #sicakhaber #keşfet #keşfetteyiz #news #canliyayin  
İstanbul’un Şişli ilçesinde yaşanan kan donduran cinayet, baş kesme vahşetiyle gündemi sarsıyor. Kesik baş detayıyla tüyler ürperten olayda, Özbekistanlı Durdona Khokimova’nın trajik ölümü tüm detaylarıyla burada.

 

Şişli’de Tüyler Ürperten Cinayet: Ne Oldu, Nasıl Oldu? İşte tüm detaylar NetHaberler özel haberinde;

SonDakika: NetHaberler.Com’un edindiği bilgiye göre; İstanbul’un kalabalık sokaklarında, sıradan bir akşamüstü beklenmedik bir korku filmi sahnesi yaşandı. Şişli‘nin Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta, saat 20.00 civarında bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı bir ceset bulundu. Polis ekipleri ihbar üzerine hemen olay yerine intikal etti ve incelemelerde cesedin başı kesik halde olduğunu, bir kadına ait olduğunu belirledi. Bu vahşi cinayet, şehrin güvenlik algısını bir kez daha sorgulatıyor – peki ya arkasındaki sır perdesi?

Olayı ilk fark eden, mahallede kağıt toplayan Okan Çetinbaşlar isimli hurdacı oldu. Çetinbaşlar, konteyneri karıştırırken alışılmadık bir ağırlık ve sıcaklık hissetti. “Poşeti biraz yırtınca kan izlerini gördüm. Elim ayağıma dolandı. Elime bir sıcaklık geldi,” diye anlattı yaşadıklarını. Hemen bir sigara alıp sakinleşmeye çalışan Çetinbaşlar, karakola giderek durumu bildirdi. Ekiplerle birlikte olay yerine dönen hurdacı, polislerin detaylı inceleme başlatmasına yardımcı oldu. Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak delil topladı. Konteyner ve etrafı didik didik arandı, ancak kadının kesik başı ve bacaklarına o an ulaşılamadı.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre, şüpheliler olay yerinde valizle görülmüştü. Polis, bu ipucunu takip ederek aynı mahalledeki Bozkurt Caddesi’nde valizi buldu ve incelemeye aldı. Valizin içinden çıkan deliller, soruşturmayı hızlandırdı. NetHaberler.Com’un kaynaklarından öğrendiğimize göre, valizdeki kan lekeleri ve eşyalar doğrudan cinayet mahalline işaret ediyordu. Bu detay, olayın planlı bir vahşet olduğunu düşündürüyor – acaba şüpheliler ne kadar soğukkanlıydı?

Ümraniye Bağlantısı: Cinayetin Gizli Yüzü Ortaya Çıkıyor

Şok edici bir gelişme daha: Araştırmalar, cinayetin aslında Ümraniye’de işlendiğini gösterdi. Durdona Khokimova’nın cansız bedeni, Ümraniye’deki bir evde vahşice öldürüldükten sonra parçalara ayrılmış ve valizle Şişli’ye taşınmıştı. Polis, bu evi tespit ederek baskın düzenledi ve korkunç detaylara ulaştı. Evdeki kan izleri, mücadele işaretleri ve kesici aletler, olayın dehşet verici boyutunu gözler önüne serdi. Kesik kafa ve uzuvlar hâlâ aranırken, şüphelilerin ifadeleriyle puzzle parçaları birleşmeye başladı.

Şüpheliler, Özbekistan uyruklu D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29) isimli erkeklerdi. Bu ikili, cinayeti işledikten sonra Gürcistan’a kaçmak üzere İstanbul Havalimanı’na gitmişti. Ancak polislerin sıkı takibi sayesinde havalimanında kıskıvrak yakalandılar. Üçüncü şüpheli E.A. ise ayrı bir operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularında, zanlılar suçlarını itiraf etti. Bir tanesi, “Olay günü tanıştık, aramızda tartışma çıktı,” diye ifade verdi. Bu itiraf, baş kesme gibi vahşi bir yöntemin arkasındaki motivasyonu kısmen aydınlatıyor – ama tam hikaye hâlâ gizemini koruyor. Acaba bu cinayet, bir anlık öfke mi yoksa daha derin bir komplo mu?

Kadın örgütleri ve aktivistler, bu olayı “münferit değil, sistematik” olarak nitelendiriyor. NetHaberler.Com’un görüştüğü kaynaklara göre, şüphelilerin geçmişinde benzer şiddet olayları olup olmadığı araştırılıyor. Şişli ve Ümraniye bağlantısı, şehrin göçmen topluluklarındaki güvenlik sorunlarını da gündeme getiriyor. Göçmen kadınların karşılaştığı zorluklar, bu trajedide belirginleşiyor – peki toplum olarak ne yapacağız?

Protestolar ve Toplumsal Tepki: Durdona İçin Sokaklar Ayakta

Olayın duyulmasının ardından, İstanbul’un sokakları öfkeyle doldu. Binlerce kadın, Şişli‘de Durdona Khokimova için yürüyüş düzenledi. Pankartlarda “Rastgele bir yere çiçek bıraksak bir kadının mezarına denk gelecek” ve “Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı içeride, kadın katilleri dışarıda!” gibi çarpıcı sloganlar yer aldı. Yürüyüş sırasında “Koruma, aklama, faili yargıla!” sesleri yükseldi. Polis, provokasyon girişimlerine karşı müdahale etti – bir grup, bozkurt işareti yaparak “Ne mutlu Türküm diyene!” sloganları attı ve uzaklaştırıldı.

Kadın Zamanı Derneği gibi örgütler, eylemlerde cezasızlık politikalarına dikkat çekti. “Kadın cinayetleri politiktir!” diyen eylemciler, faillerin iyi hal indirimlerinden yararlandığını vurguladı. CHP İstanbul Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Selli Dursun, “Bu karanlığı kadın dayanışmasıyla yırtıp atacağız,” diyerek umut mesajı verdi. SOL Genç gibi gruplar ise “Durdona Khokimova isyanımızdır!” pankartlarıyla katıldı. Pankaltı’dan Kuyulubağ Sokak’a uzanan yürüyüş, göçmen kadınların yalnız olmadığını haykırdı.

Ekşi Sözlük gibi platformlarda da olay yankı buldu. Kullanıcılar, 169 entry ile vahşeti tartışıyor. Bir entry’de “Toplumda artan şiddet, cezasızlıktan besleniyor,” denirken, başka biri benzer geçmiş cinayetlerle karşılaştırma yapıyor. Twitter (X) üzerinde ise binlerce paylaşım var – videolar, fotoğraflar ve yorumlar, olayın boyutunu gösteriyor. Bir kullanıcı, “Göçmen kadınlar yalnız değildir,” diye tweet attı. Bu tepkiler, cinayetin sadece bireysel bir trajedi olmadığını, toplumsal bir yara olduğunu kanıtlıyor. Sizce bu protestolar değişim getirir mi? Merak ediyoruz, yorumlarda paylaşın!

Adalet Arayışı: Soruşturma ve Gelecek Tehlikeler

Soruşturma derinleştikçe, yeni detaylar su yüzüne çıkıyor. Polis, şüphelilerin telefon kayıtlarını ve güvenlik kamerası görüntülerini inceliyor. Ümraniye’deki cinayet evi, olay yeri ekiplerince mühürlendi ve görüntülendi – duvarlardaki kan lekeleri, tüyler ürpertici. Zanlılar, Durdona ile olay günü tanıştıklarını ve gönül ilişkisi nedeniyle tartıştıklarını iddia ediyor. Ancak aktivistler, bu tür ifadelerin şiddet mağdurlarını suçlu gösterdiğini söylüyor. “Cezasızlık failleri cesaretlendiriyor,” diyen Kadın Zamanı Derneği, sistematik şiddete karşı mücadele çağrısı yapıyor.

Benzer olaylar, Türkiye’de kadın cinayetlerinin alarm verici düzeyde olduğunu hatırlatıyor. 2025 verilerine göre, yüzlerce kadın şiddet kurbanı oldu – bu rakamlar, 2026’da da artıyor mu? Şişli gibi kalabalık ilçelerde güvenlik önlemleri artırılmalı. Göçmen topluluklardaki kadınlar, dil bariyeri ve yasal zorluklar nedeniyle daha savunmasız. Bu olay, göç politikalarını da sorgulatıyor – acaba yeterli koruma var mı?

NetHaberler.Com olarak, olayı yakından takip ediyoruz. Şüphelilerin mahkeme süreci, adaletin nasıl tecelli edeceğini gösterecek. Durdona’nın ailesi ve yakınları için bu, tarifsiz bir acı – ama toplumun tepkisi, belki de bir uyanışın başlangıcı. Bu kan donduran cinayet, bizi daha güvenli bir gelecek için harekete geçirmeye zorluyor. Peki ya siz, bu vahşete karşı ne hissediyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!

Benzer Vakalar ve Önleme Yolları: Tehlike Kapıda Mı?

Tarihe bakınca, baş kesme gibi vahşi yöntemler nadir değil. Geçmişte benzer cinayetler, cezasızlığın yarattığı döngüyü gösteriyor. Örneğin, yakın dönemdeki kadın cinayetleri, faillerin sıkça serbest bırakıldığını ortaya koyuyor. Aktivistler, İstanbul Sözleşmesi’nin önemini vurguluyor – sözleşmenin terk edilmesi, şiddeti artırdı mı? Bu sorular, cinayet önleme stratejilerini gündeme getiriyor.

Uzmanlara göre, eğitim ve farkındalık kampanyaları şart. Okullarda şiddet karşıtı programlar, polis eğitimleri ve hızlı müdahale birimleri, hayat kurtarabilir. Şişli ve Ümraniye gibi bölgelerde gece devriyeleri artırılmalı. Göçmen kadınlar için destek hatları, dil desteğiyle güçlendirilmeli. Bu olay, sadece bir haber değil; bir uyarı – bir sonraki kurbanı önlemek elimizde.

www.NetHaberler.Com editörünün derlediği bu habere göre; Durdona Khokimova’nın trajedisi, kadın hakları mücadelesinde bir dönüm noktası olabilir. Şüphelilerin yargılanmasıyla adalet yerini bulsun, toplum da ders çıkarsın. Bu vahşet, bizi birleştirmeli – unutmayalım, her sessizlik yeni bir cinayete zemin hazırlar. Okuyucularımız, lütfen düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın; bu tartışma, değişimi hızlandırabilir.

#haber #sondakika #gündem #güncel #haberler #sicakhaber #keşfet #keşfetteyiz #news #canliyayin

 

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.