Prof.Dr.Seyithan Deliduman: Dün Aslında Bugündü, Bugün de Yarın
Prof.Dr.Seyithan Deliduman: Dün Aslında Bugündü, Bugün de Yarın
Siyasetin hafızası zayıf mıdır, yoksa fazlasıyla mı güçlüdür? Bu sorunun cevabı çoğu zaman, zamana bakışımızda gizlidir.
Süleyman Demirel’in meşhur “dün dündür, bugün bugündür” sözü, yalnızca bir pragmatizm ifadesi değil; aynı zamanda zamanın siyasetle nasıl eğilip büküldüğünün de kısa bir özetidir. Oysa bugün geldiğimiz noktada, bu söz belki de tersinden okunmayı hak ediyor: Dün aslında bugündü, bugün de yarın.
Çünkü modern dünyada zaman çizgisel ilerleyen bir gerçeklik olmaktan çıkmış; algılar, söylemler ve stratejiler aracılığıyla yeniden inşa edilen bir araç hâline gelmiştir. Dün verilen sözler, bugünün zorunlulukları karşısında yeniden yorumlanırken; bugün yapılan açıklamalar da yarının olası geri dönüşlerine zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle artık “dün” dediğimiz şey, sadece geride kalmış bir an değil; bugünün içinde yaşamaya devam eden bir gölgedir.
Uluslararası ilişkilerde bu durum daha da belirgindir. Dün sert bir şekilde karşı karşıya gelen aktörler, bugün aynı masada buluşabilmekte; bugün kesin ifadelerle dile getirilen politikalar ise yarın büyük bir esneklikle terk edilebilmektedir. Bu bağlamda siyaset, zamanın doğrusal akışına değil; ihtiyaçların, çıkarların ve konjonktürün dalgalı ritmine bağlıdır.
“Bugün de yarın” ifadesi ise aslında bir uyarıdır. Bugün atılan her adımın, kurulan her cümlenin, alınan her kararın yarının gerçeğini şekillendireceği unutulmamalıdır. Bu yüzden bugünü sadece “şimdi” olarak görmek, büyük bir yanılsamadır. Bugün, aynı zamanda yarının taslağıdır. Ve bu taslak, çoğu zaman farkında olmadan kalıcı hâle gelir.
Bu çerçevede siyasetçinin, hukukçunun ve hatta bireyin sorumluluğu artmaktadır. Dün ile bugün arasındaki farkı yok saymak ne kadar tehlikeliyse, bugünü yarından kopuk görmek de o kadar yanıltıcıdır. Siyasette dünün unutulması değil gerektiğinde yeniden kurgulanıp, belki makyajlanıp sahnelenmesi esastır.
Belki de artık şu cümleyi kurmanın zamanı gelmiştir:
Dün, sandığımız kadar geçmişte değil; bugün, sandığımız kadar geçici değil; yarın ise sandığımız kadar uzak değildir.
Ve bu yüzden, dün aslında bugündü. Bugün de yarın…
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.