Nuşin KAZAK yazdı: Gençliği Suçlamak mı, Sistemi Sorgulamak mı?

EĞİTİM 27.04.2026 - 10:16, Güncelleme: 27.04.2026 - 10:16
 

Nuşin KAZAK yazdı: Gençliği Suçlamak mı, Sistemi Sorgulamak mı?

Kaybolan Pusula: Gençliği Suçlamak mı, Sistemi Sorgulamak mı?
​İnsanlık ne zaman bir krizin eşiğine gelse ya da toplumsal bir tıkanıklık yaşansa, faturanın kesileceği ilk adres hiç değişmez: Gençlik. "Şimdiki gençler" ile başlayan, "saygısızlık", "duyarsızlık", "emek vermeden kazanma hırsı" ve en nihayetinde "ahlaki yozlaşma" ile devam eden o bildik nakarat, bir kez daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Sokak röportajlarında elindeki telefona indirgenen, sosyal medyadaki sığ tartışmalarla yargılanan bir nesilden bahsediyoruz. Nuşin Kazak - İzmir ​Peki, gerçekten öyle mi? GENÇLİK bir sabah uyandığında aniden yozlaşmaya mı karar verdi? Yoksa bu, bizim toplumsal olarak inşa ettiğimiz, daha doğrusu yıkımına göz yumduğumuz bir tablonun kaçınılmaz sonucu mu? ​"Yozlaşma" ağır bir ithamdır. Ancak bu ithamı sadece gençlerin omuzlarına yüklemek, asıl sorumluların konforunu bozmamak adına yapılan büyük bir haksızlıktır. Bugün şikayet ettiğimiz o "duyarsız" gençlik, liyakatin yerini sadakatin aldığı, emeğin değersizleştirildiği, adaletin ise bir slogandan ibaret kaldığı bir iklimde büyüdü. Onlara pusula olması gereken kurumlar —eğitimden aileye, medyadan siyasete kadar birer birer işlevini yitirirken, gençlerden kusursuz bir ahlaki duruş beklemek en hafif tabiriyle ikiyüzlülüktür. ​Eğitim sistemini, düşünmeyi ve sorgulamayı değil, ezberi ve itaati ödüllendiren bir sınav maratonuna dönüştürdük. Diploması olan ama geleceği olmayan bir nesil yarattık. İşsizlik rakamları, birer istatistik olmaktan çıkıp gençlerin hayallerini boğan birer prangaya dönüştü. Şimdi bu gençlere, "Neden idealist değilsiniz?" diye sormaya utanmıyor muyuz? Pusulası çalınmış bir geminin kaptanına, "Neden rotayı bulamıyorsun?" demekle eşdeğerdir bu. ​Sosyal medya ve dijital dünya, yozlaşmanın yegane sebebi değil, sadece vitrinidir. Gençler, orada gördükleri samimiyetsizliği, lüks düşkünlüğünü ve kısa yoldan köşe dönme hırsını, aslında kendilerine miras bırakılan bu bozuk düzenden kopyalıyorlar. Biz onlara sağlam bir değerler sistemi sunabildik mi ki, onlar sanal dünyanın sahte ışıklarına kapılmasınlar? ​Gençliği yozlaşmakla suçlamadan önce, aynayı kendimize tutmamız gerekiyor. Gençlerine umut veremiyorsa, onlara adil bir yarış sahası sunamıyorsa ve fikirlerini özgürce ifade etmelerine tahammül edemiyorsa, asıl yozlaşan gençlik değil, bu sistemin ta kendisidir. ​Gençliği kurtarmak, onları azarlamakla veya yasaklarla kısıtlamakla olmaz. Adaleti yeniden tesis etmekle, eğitimi bilimin ve aklın ışığına kavuşturmakla ve emeğe hak ettiği değeri vermekle başlar. Pusulayı biz kaybettik; onu bulmak da yine bizim sorumluluğumuzdadır. Gençler, o pusulayı gördüklerinde doğru rotayı çizecek zekaya ve vicdana sahiptir; yeter ki biz onlara gölge etmeyelim.
Kaybolan Pusula: Gençliği Suçlamak mı, Sistemi Sorgulamak mı?


​İnsanlık ne zaman bir krizin eşiğine gelse ya da toplumsal bir tıkanıklık yaşansa, faturanın kesileceği ilk adres hiç değişmez: Gençlik. "Şimdiki gençler" ile başlayan, "saygısızlık", "duyarsızlık", "emek vermeden kazanma hırsı" ve en nihayetinde "ahlaki yozlaşma" ile devam eden o bildik nakarat, bir kez daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Sokak röportajlarında elindeki telefona indirgenen, sosyal medyadaki sığ tartışmalarla yargılanan bir nesilden bahsediyoruz.

Nuşin Kazak - İzmir

​Peki, gerçekten öyle mi? GENÇLİK bir sabah uyandığında aniden yozlaşmaya mı karar verdi? Yoksa bu, bizim toplumsal olarak inşa ettiğimiz, daha doğrusu yıkımına göz yumduğumuz bir tablonun kaçınılmaz sonucu mu?

​"Yozlaşma" ağır bir ithamdır. Ancak bu ithamı sadece gençlerin omuzlarına yüklemek, asıl sorumluların konforunu bozmamak adına yapılan büyük bir haksızlıktır. Bugün şikayet ettiğimiz o "duyarsız" gençlik, liyakatin yerini sadakatin aldığı, emeğin değersizleştirildiği, adaletin ise bir slogandan ibaret kaldığı bir iklimde büyüdü. Onlara pusula olması gereken kurumlar —eğitimden aileye, medyadan siyasete kadar birer birer işlevini yitirirken, gençlerden kusursuz bir ahlaki duruş beklemek en hafif tabiriyle ikiyüzlülüktür.

​Eğitim sistemini, düşünmeyi ve sorgulamayı değil, ezberi ve itaati ödüllendiren bir sınav maratonuna dönüştürdük. Diploması olan ama geleceği olmayan bir nesil yarattık. İşsizlik rakamları, birer istatistik olmaktan çıkıp gençlerin hayallerini boğan birer prangaya dönüştü. Şimdi bu gençlere, "Neden idealist değilsiniz?" diye sormaya utanmıyor muyuz? Pusulası çalınmış bir geminin kaptanına, "Neden rotayı bulamıyorsun?" demekle eşdeğerdir bu.

​Sosyal medya ve dijital dünya, yozlaşmanın yegane sebebi değil, sadece vitrinidir. Gençler, orada gördükleri samimiyetsizliği, lüks düşkünlüğünü ve kısa yoldan köşe dönme hırsını, aslında kendilerine miras bırakılan bu bozuk düzenden kopyalıyorlar. Biz onlara sağlam bir değerler sistemi sunabildik mi ki, onlar sanal dünyanın sahte ışıklarına kapılmasınlar?

​Gençliği yozlaşmakla suçlamadan önce, aynayı kendimize tutmamız gerekiyor. Gençlerine umut veremiyorsa, onlara adil bir yarış sahası sunamıyorsa ve fikirlerini özgürce ifade etmelerine tahammül edemiyorsa, asıl yozlaşan gençlik değil, bu sistemin ta kendisidir.
​Gençliği kurtarmak, onları azarlamakla veya yasaklarla kısıtlamakla olmaz. Adaleti yeniden tesis etmekle, eğitimi bilimin ve aklın ışığına kavuşturmakla ve emeğe hak ettiği değeri vermekle başlar. Pusulayı biz kaybettik; onu bulmak da yine bizim sorumluluğumuzdadır. Gençler, o pusulayı gördüklerinde doğru rotayı çizecek zekaya ve vicdana sahiptir; yeter ki biz onlara gölge etmeyelim.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.