Umut Yıldız: Galatasaray galibiyeti “siyasi”
Umut Yıldız: Galatasaray galibiyeti “siyasi”
Umut Yıldız, yaptığı açıklamada Galatasaray’ın son galibiyetini “siyasi” olarak nitelendirdi ve bu durumu şaibeli bulduğunu belirtti. Yıldız, maç öncesinde Spor Bakanı’nın protokol üyelerini toplayarak bir açılış töreninde “Galatasaray şampiyon” ifadesini kullanmasını, Türk futbolunda adalet ve eşitlik ilkelerine uymadı. İşte tüm detaylar sadece NetHaberler.Com’da;
Sivil toplum kuruluşları yöneticisi Umut Yıldız, yaptığı açıklamada Galatasaray’ın son galibiyetini “siyasi” olarak nitelendirdi ve bu durumu şaibeli bulduğunu belirtti. Yıldız, maç öncesinde Spor Bakanı’nın protokol üyelerini toplayarak bir açılış töreninde “Galatasaray şampiyon” ifadesini kullanmasını, Türk futbolunda adalet ve eşitlik ilkelerine gölge düşüren bir gelişme olarak değerlendirdi.

Umut Yıldız’ın açıklaması şöyle düzenlenmiştir:
“Değerli basın mensupları, spor camiası ve tüm futbolseverler; bugün burada, Türk sporunun temel taşlarından biri olan adalet, eşitlik ve meritokrasi ilkelerini korumak adına bir açıklama yapmak istiyorum. Sivil toplum kuruluşları olarak yıllardır sporun siyasetten arındırılması, kulüpler arasında eşit şartların sağlanması ve rekabetin sağlıklı bir zeminde yürütülmesi için mücadele ediyoruz. Ne yazık ki, son dönemde Galatasaray’ın elde ettiği galibiyetler ve şampiyonluk yolundaki ilerleyişi, bu ilkelerden uzaklaşan bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Özellikle son maçta alınan galibiyet, birçok taraftar ve uzman tarafından ‘siyasi’ bir destekle ilişkilendiriliyor. Bu iddiaları ciddiye almamız gerekiyor çünkü spor, sadece sahada oynanan bir oyun değildir; aynı zamanda milyonların duygularını, umutlarını ve milli birlik duygusunu yansıtan bir aynadır. Eğer bu ayna bulanıklaşırsa, toplumda derin yaralar açılabilir. Galatasaray’ın son dönemde sergilediği performans, sahada gösterilen çabanın ötesinde, kulislerde ve protokollerde alınan kararlarla şekilleniyor gibi görünüyor. Bu durum, diğer kulüplerin emeklerini hiçe sayan, Türk futbolunun rekabetçi ruhunu zedeleyen bir yaklaşımdır.
Maçtan hemen önce yaşanan bir olay, bu şaibeleri daha da derinleştirmektedir. Spor Bakanı, protokoldeki yetkilileri toplayarak bir açılış töreninde açıkça ‘Galatasaray şampiyon’ diyerek tarafını belli etmiştir. Bu ifade, sadece bir temenni olmanın ötesinde, devlet yetkisinin spor alanına müdahalesi olarak algılanmaktadır. Bakanlık makamı, tüm kulüplere eşit mesafede durmak zorundadır. Bir kulübü açıkça şampiyon ilan etmek, diğer takımların motivasyonunu kırmakla kalmayıp, hakem kararlarından federasyon uygulamalarına kadar birçok alanda soru işaretleri yaratır. Acaba bu sözler, sahada verilecek kararları önceden etkileyen bir baskı mı oluşturmaktadır? Yoksa Türk futbolunda ‘devlet desteği’ ile şampiyonluk kazanma geleneğinin yeni bir halkası mıdır? Bu sorular, şu anda milyonlarca futbolseverin zihnini meşgul etmektedir.
Sivil toplum olarak bizler, sporun siyasallaşmasına karşıyız. Futbol, gençlerimize disiplin, takım ruhu ve adil mücadele öğretmelidir. Ancak son yıllarda tanık olduğumuz tablo, tam tersine işaret ediyor. Bir bakanın protokolü toplayıp belirli bir takımı övmesi, diğer kulüplerin yöneticilerini, teknik heyetlerini ve oyuncularını demoralize etmektedir. Bu tür açıklamalar, tesadüf olamaz. Özellikle şampiyonluk yarışının kızıştığı dönemlerde, devlet erkinin bir tarafa meyletmesi, federasyonun bağımsızlığını sorgulatır. Galatasaray’ın galibiyetleri, eğer sahada kazanılan emekle değil de siyasi destekle ilişkilendiriliyorsa, bu zaferlerin değeri tartışmalı hale gelir.
Türk futbol tarihi, birçok şampiyonluk görmüştür. Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve diğer kulüpler, yıllardır emek vererek başarılara imza atmışlardır. Galatasaray da kuşkusuz büyük bir camiadır ve başarıları takdir edilmelidir. Ancak bu başarılar, eşit şartlarda kazanılmalıdır. Eğer bir kulüp, bakanlık protokollerinde özel muamele görüyorsa, diğer kulüplerin taraftarları haklı olarak ‘neden biz değil?’ sorusunu sorar. Bu eşitsizlik, ligin güvenilirliğini zedeler ve sponsorlardan tribünlere kadar her alanda olumsuz yansımalar yaratır.
Biz sivil toplum kuruluşları yöneticileri olarak, Spor Bakanlığı’nı ve Türkiye Futbol Federasyonu’nu göreve davet ediyoruz. Lütfen tüm kulüplere eşit davranın. Hakem atamalarından VAR kararlarına, yayın gelirlerinin dağıtımından cezai yaptırımlara kadar her süreç şeffaf olsun. ‘Galatasaray şampiyon’ gibi ifadeler, bir bakanın ağzından çıkmamalıdır. Bu sözler, sporun siyaset üstü kalması gerektiğini savunan bizler için büyük bir hayal kırıklığıdır.
Ayrıca, medyaya da büyük görev düşüyor. Tarafsız yayıncılık yaparak, şaibeli durumları gündeme getirin. Taraftarlar ise sağduyulu olsun; galibiyetleri kutlarken, adaletsizliği de sorgulasın. Spor, kazanmak kadar kaybetmeyi de öğretmelidir. Ancak kaybeden taraf, sahada değil de kulislerde yenilmemelidir.
Sonuç olarak, Galatasaray’ın son galibiyeti sahada alınan bir sonuç olabilir ancak etrafındaki siyasi atmosfer, bunu gölgeliyor. Umut Yıldız olarak, tüm spor severleri bu konuya duyarlı olmaya çağırıyorum. Türk futbolu, siyasi müdahalelerden arınmış, adil bir rekabet ortamına kavuşmalıdır. Aksi takdirde, milyonların sevgisiyle büyüyen bu güzel oyun, sadece birkaç kişinin siyasi aracı haline gelecektir. Bu durum, ne Galatasaray’a ne de Türk sporuna yakışır.
Futbolun birleştirici gücüne inanıyoruz. Ancak bu güç, eşitlik ve adalet olmadan sürdürülemez. Spor Bakanı’ndan beklediğimiz, tüm kulüplere eşit mesafede durması ve protokollerde tarafgir ifadelerden kaçınmasıdır. Galatasaray camiasına da sesleniyoruz: Kazandığınız başarıları, şaibe iddialarından arındırarak kutlayın. Gerçek zafer, adil yoldan gelendir.
Teşekkür ederim.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.