Numan Kurtulmuş: "Türkiye kendi anayasasını yaparak önündeki bütün engelleri kaldıracak"
Numan Kurtulmuş: "Türkiye kendi anayasasını yaparak önündeki bütün engelleri kaldıracak"
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye kendi anayasasını yaparak önündeki bütün engelleri kaldıracak"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin yeni ve sivil bir anayasa yapma gücüne sahip olduğunu belirterek, "Türkiye'nin küresel alandaki rekabet gücünü artıran, Türkiye'yi bölgesindeki ve dünyadaki tehditlerden koruyan yeni, çağdaş bir toplum sözleşmesi olarak yeni anayasasını gerçekleştirecektir. Artık Türkiye kendi anayasasını yaparak önündeki bütün engelleri kaldıracak ve ümit ediyorum ki çok daha güçlü bir şekilde Türkiye bugünün güç dünyasında yerini alacaktır" dedi.
Beşiktaş'taki Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlenen "Bir Sultan, Bir Darbe, Bir Anayasa" konulu Sultan Abdülaziz Han'ı anma programına katılan Kurtulmuş, Türkiye'nin demokratikleşme sürecinin önemli başlıklarından biri olan yeni anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"YENİ ANAYASA TÜRKİYE'NİN ÖNCELİKLİ ÖDEVLERİNDEN BİRİDİR"
Türkiye'nin iç birliğini ve anayasal düzenini demokratik unsurlarla güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Türkiye arzı 21. yüzyılın bu şartları içerisinde hele hele dünyanın tam manasıyla bir savaş meydanına döndüğü, dünyada hemen hemen oluşan bütün bölgesel ve küresel krizlerin bizim çevremizde yer aldığı böylesi bir dünyada Türkiye iç birliğini, bütünlüğünü, öncelikle anayasal düzenini demokratik unsurlarla tahkim ederek yoluna devam etmek durumundadır. Yeni bir anayasayı yapmak mutlaka ve mutlaka Türkiye'nin öncelikli ödevlerinden birisidir."
Kurtulmuş, katılımcı, çoğulcu ve kuşatıcı bir anayasanın Türkiye'nin gücünü artıracağını belirterek, anayasa tartışmalarının ezberlenmiş kalıpların ötesinde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
"KURUCU İRADE MİLLETTİR"
Konuşmasında Türkiye'nin anayasal geçmişine de değinen Kurtulmuş, 1876 Anayasası'nın Sultan Abdülaziz'e yapılan darbenin ardından kabul edildiğini, 1961 ve 1982 anayasalarının da darbeler sonrasında yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
"Bugün bile bazılarının tartıştığı mesele Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık müktesebatına rağmen hala açık bir tartışmadır. Kimilerine göre anayasa sadece kurucu meclisler, kurucu iradeler tarafından yapılır. Bu kurucu irade de topla tüfekle, tankla süngüyle yani birtakım güçlerle ortaya konulan iradedir. Halbuki artık geldiğimiz noktada artık Türkiye için milletten başka, milli iradeden başka, milletin sözünden başka bir kurucu irade asla kabul edilemez, düşünülemez ve başka bir güce kurucu irade yaftası yakıştırılamaz."
"TÜRKİYE YENİ ANAYASA YAPMA KUDRETİNE SAHİPTİR"
Anayasaların darbe etkilerinden tamamen arındırılması gerektiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin yeni anayasa yapabilecek güçte olduğunu söyledi.
"Anayasaları darbelerden bütünüyle ayırarak hiçbir şekilde darbelerin gölgelerinin, tortularının anayasalar üzerine aksetmesine müsaade etmeden Türkiye'nin yeni bir anayasayı yapma gücüne, kuvvetine, kudretine sahip olduğunun altını çizmek isterim."
Anayasa tartışmalarının günlük siyasi çekişmelerin konusu olmaması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, ülkelerin anayasa ihtiyaçlarının siyasi dönemlerin üzerinde bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
"DEMOKRATİK DEVRİM NİTELİĞİNDE ANAYASAL ÇERÇEVEYE İHTİYAÇ VAR"
Yeni anayasanın millet ile devlet arasında güçlü bir toplumsal mutabakat oluşturması gerektiğini belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Anayasa, milletle devlet arasındaki herkesin kabul ettiği bir toplum sözleşmesidir. Bunun dayatılan bir sözleşme değil bunun içselleştirilmiş bir sözleşme haline gelmesi özellikle bu kadar yoğun tartışmaların, bu kadar yoğun altüst oluşların yaşandığı bir dönemde Türkiye için bir zarurettir."
Kurtulmuş, Türkiye'nin yalnızca küçük değişikliklere değil, "tam manasıyla demokratik devrim niteliğinde olacak bir anayasal çerçeveye" ihtiyaç duyduğunu söyledi.
SEÇİM YASASI VE SİYASİ PARTİLER YASASI VURGUSU
Yeni anayasanın yanı sıra siyasi sistemin temel metinlerinde de değişim gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, seçim yasası, Siyasi Partiler Yasası ve Meclis İçtüzüğü'nün demokratikleşme perspektifiyle yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi.
"Türkiye'deki siyasal sistemin ana unsurlarını oluşturan bazı temel metinlerde de mutlaka demokratik değişimlerin olması kaçınılmazdır. Bunların bir tanesi seçim yasasıdır. Daha demokratik, daha katılımcı, herkesin sözünün daha rahat söylenebildiği ve bunların da karşılık bulduğu bir seçim yasasının oluşturulmasıdır."
Siyasi Partiler Yasası'nın güçlendirilmesi ve siyasi partilerin daha sağlam yasal güvencelere kavuşturulması gerektiğini belirten Kurtulmuş, Meclis'in daha etkin çalışmasını sağlayacak çağdaş ve katılımcı bir içtüzüğün de hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
SİYASİ ETİK YASASI ÇAĞRISI
Konuşmasında siyasi etik yasasına da değinen Kurtulmuş, düzenlemenin artık hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
"Son zamanlarda da tartıştığımız siyasi etik yasasının mutlaka çıkarılması, siyasi partilerin bu anlamda etik, siyasal, etik tartışmalarının konusu olmaktan çıkarılması da Türkiye için bir zarurettir."
Kurtulmuş, tüm bu düzenlemelerin herhangi bir siyasi çıkar için değil, Türkiye'nin geleceği ve demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.