Mehmet Hacıismailoğlu: Netflix bizden daha ahlaklı!
Mehmet Hacıismailoğlu: Netflix bizden daha ahlaklı!
NETFLİX BİZEN AHLÂKLI
Kimse, ben kötüyüm der mi? Demez tabi. Kimse ben ahlâksızım der mi? Asla demez! Sosyal paylaşım sitelerinde Cuma mesajları, iyilik videoları, güzel sözler, nasihatler paylaşanlar bolca. Hiç kimse ama hiç kimse yaptığı rezilliği paylaşmaz! Çünkü toplum daima doğru insan, saygılı insan profili çizer. Dizilerle, filmlerle alakalı olarak Netflix sürekli eleştirilir. Netflix’in savunuculuğunu yapacak değilim. Ancak bir iki örnek vermek istiyorum Netflix’in bile cesaret edip yazamayacağı, yayınlayamayacağı örnekler bunlar.

On altı yaşında bir kız çocuğu, kendisine harçlık vermeyen babasına tuzak kuruyor, sahte hesap açıp profiline sahte resim koyuyor ve babası ile yazışmaya başlıyor. Babası bu sahte hesaptaki kıza âşık oluyor, ona milyonlar yolluyor, eşini bu sebeple boşamak istiyor. Şu hale bakın! Bu Türk dizisi olsa, uydurma bir senaryo olarak ekranlara taşınsa, ortalık karışır. Ama bu bir gerçek, ortalık hiç de karışmıyor.
Devam edelim… Kızı hamile olan kaynana, yirmi dört yaşında ki damadı ile öpüşerek resim çekiliyor. Hadi böyle bir durumu dizi yapın da görelim, sokaklar karışır. Amma gerçek! Ha, o zaman ortalığın karışmasına gerek yok.
Dört çocuğu olan kadın on beş yaşında ki çocuğa kaçıyor. “Kocamdan daha iyi” diyor. Çocuğun babası oğlum mutlu diyor. Akıl alır gibi değil, ne Netflix’i? Biz çıtayı çok yükselttik Netflix bizde olan bu ve buna benzer olayları toplasa ve ben sizden daha ahlâklıyım dese, kim itiraz edebilir?
Allah akıl fikir izan versin ya. İki elti bir adama kaçıyor, eltinin büyük olanı boşandığı kocasıyla imam nikâhlı yaşamaya devam ediyor bu olaydan sonra, diğer elti de bir müddet sonra kaçtığı adamdan ayrılıyor. Nasıl… Beğendiniz mi senaryoyu? Gerçeğin ta kendisi bu anlattıklarım.
Bu yaşanan rezillikler de yaş sınırı yok, cinsen sınır yok, artı on sekizin âlâsı var. Sonra sosyal medya da “cumanız mübarek olsun” diye paylaşımlarımız Çarşambadan başlar. Güzel de bir söz bulur yapıştırırız iki etiket yolla gitsin.
Kızına tacizde bulunanlar, çocuklarla yaşlı yaşlı insanların birliktelikleri, karısı başkasına kaçmış bir müddet yaşamış sonra da gelsin diye yalvaran midesiz adamların köpek gibi ağlayışları. Film yapılsa ne olur? Aman Allah’ım neler olmaz ki. Hele bu filmleri Netflix yapsa off offf uluslararası diplomatik tartışmalar çıkar.
En son yaşanılan Narin kızımızın ve Trakya da ki iki yaşında bebeğin olayı da ortada, sadece ahlâksız olarak değil, vicdansızlık olarak da birçok senaryomuz var. Canilik, hayvanın bile yapamayacağı vahşiliklere imza atmışız. Sonra da Netflix’i tartışırız.
Ben Netflix’in sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söylemiyorum, Netflix’e söz etmeden önce kendimize bakmamızı söylüyorum. Senaryosu bile yazılamayacak bu aşağılık yaşanmışlıkların ardı arkası kesilmiyor. Yüzlercesi var daha hepsini yazmaya kalksak ne kalem yeter ne kâğıt.
Sanırım son zamanların en güzel sözünü Narin Kızımızın cenazesini kıldıran hoca söyledi “Bu musalla da yatan Narin kızımız değil, insanlığımızdır!”
Mehmet HACIİSMAİLOĞLU
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.