İran Protestoları: Loristan’da Polis Karakoluna Saldırı! 3 Ölü, 17 Yaralı - Son Dakika Haberleri
İran Protestoları: Loristan’da Polis Karakoluna Saldırı! 3 Ölü, 17 Yaralı - Son Dakika Haberleri
İran ve Rojhilat’ta ekonomik kriz protestoları şiddetleniyor. Loristan’da polis karakoluna saldırı: 3 ölü, 17 yaralı. İşte tüm detaylar NetHaberler haberinde;
İran Protestoları: Loristan’da Polis Karakoluna Saldırı! 3 Ölü, 17 Yaralı - Son Dakika Haberleri
01.01.2026 | NetHaberler | A. Ara ÖZEL | bilgi@nethaberler.com
İran’ın batısındaki Loristan eyaletinde yaşanan son olaylar, ülkenin genelindeki huzursuzluğu bir kez daha gözler önüne serdi. Yerel saatle 18.00 sularında, Azna kentinde toplanan protestocular, polis karakoluna yönelik bir saldırı düzenledi. Bu saldırı sırasında çıkan çatışmada 3 kişi hayatını kaybetti, 17 kişi ise yaralandı. Olay, ekonomik sıkıntılarla başlayan gösterilerin nasıl şiddete dönüştüğünün en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
SonDakika: NetHaberler.Com’un edindiği bilgiye göre; saldırıyı gerçekleştiren grup, karakola silahlarla girmiş ve güvenlik güçleriyle çatışmaya girmiş. İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’nın raporuna göre, bu olay sırasında hem protestocular hem de güvenlik personeli arasında kayıplar yaşandı. Yetkililer, saldırganların “organize bir grup” olduğunu iddia ederken, yerel kaynaklar olayın ekonomik memnuniyetsizlikten kaynaklandığını vurguluyor. Bu tür olaylar, İran’daki genel ayaklanma dalgasının bir parçası olarak görülüyor.
Protestoların Kökeni ve Yayılması: Ekonomik Krizin Tetiklediği Direniş
İran‘daki son protestolar, 28 Aralık’ta Tahran’daki Kapalı Çarşı‘da esnafın başlattığı eylemlerle alevlendi. Ulusal para birimi rial’in döviz kurlarına karşı rekor değer kaybı, enflasyonun tırmanışı ve artan yaşam maliyetleri, halkı sokaklara döktü. Bu gösteriler hızla ülkenin dört bir yanına yayıldı: Tahran’dan Kerman’a, Hamadan’dan Mashhad’a kadar uzandı. Özellikle Rojhilat (Doğu Kürdistan) bölgelerinde, Kürt nüfusun yoğun olduğu alanlarda, eylemler daha da yoğunlaştı.
NetHaberler’in derlediği bilgilere göre, protestoların temelinde yatan ekonomik sorunlar yıllardır birikiyor. Rial’in değeri son aylarda %50’den fazla eridi, gıda fiyatları ikiye katlandı ve işsizlik oranları gençler arasında %30‘u aştı. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, protestocuların “Ekonomi çöktü, rejim sorumlu!” gibi sloganlar attığı görülüyor. Örneğin, X platformunda (eski Twitter) paylaşılan bir videoda, Tehran’da bir grup esnafın dükkanlarını kapatarak greve gittiği ve güvenlik güçleriyle çatıştığı anlar yer alıyor. Bu görüntüler, direnişin ne kadar yaygınlaştığını gösteriyor.
Ayrıca, Elburz eyaletinde yaşanan bir başka olay dikkat çekici. Yerel medyaya yansıyan iddialara göre, bir atölyede patlayıcı maddeler üreten “eğitimli ve organize” 14 kişi gözaltına alındı. Bu tutuklamalar, protestoların arkasında dış güçlerin olabileceği şüphesini artırdı, ancak bağımsız kaynaklar bunu rejimin dikkat dağıtma taktiği olarak yorumluyor. Wikipedia’daki İran protestoları sayfasına göre, benzer tutuklamalar geçmişteki ayaklanmalarda da sıkça kullanılmış bir yöntem. Ekşi Sözlük’te kullanıcılar, bu olayları “rejimin paranoyası” olarak nitelendiriyor ve ekonomik sorunların asıl neden olduğunu vurguluyor.
Protestoların yayılmasıyla birlikte, diğer eyaletlerde de şiddet olayları rapor edildi. Loristan’a bağlı Kuhdeşt ilçesinde 31 Aralık’ta bir Besic mensubu hayatını kaybetti, 13 polis memuru yaralandı. Çeharmahal ve Bahtiyari eyaletindeki Lordigan ilçesinde ise 1 Ocak’ta 2 kişi öldü. Bu kayıplar, gösterilerin barışçıl başlamasına rağmen hızla şiddete evrilmesini gözler önüne seriyor. Al Jazeera’nın haberine göre, Lorestan’daki çatışmalarda güvenlik güçleri protestoculara ateş açtı, bu da ölü sayısını artırdı. BBC ise bir güvenlik görevlisinin öldüğünü doğrulayarak, protestoların 2022’deki Mahsa Amini olaylarından bu yana en büyük dalga olduğunu belirtiyor.
Ekonomik krizin kökenleri, uluslararası yaptırımlara dayanıyor. ABD’nin uyguladığı yaptırımlar, İran’ın petrol ihracatını vurdu ve döviz rezervlerini eritti. Çin ve Rusya gibi müttefikler yardım etse de, bu yeterli olmadı. Moskova’dan gelen açıklamalarda, Rusya’nın İran’a ekonomik destek vaat ettiği ancak somut adımların yetersiz kaldığı görülüyor. Öğrenciler de protestolara katıldı; üniversitelerde grevler başladı ve gençler “Özgürlük istiyoruz!” diye haykırıyor. Bu, İran’daki genç nüfusun direnişteki rolünü öne çıkarıyor.
Hükümetin Tepkisi: Kabul ve Uyarılar - Rejim Tehlikede mi?
Hükümet, protestoları görmezden gelemedi. Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani, 30 Aralık’ta Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, “Protestoları, krizleri ve zorlukları görüyoruz, duyuyoruz ve resmi olarak tanıyoruz” dedi. Bu açıklama, nadir görülen bir itiraf niteliğinde. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian ise halkın memnuniyetsizliğini kabul ederek, ekonomik sorunlardan hükümetin sorumlu olduğunu belirtti. Pezeshkian, yetkililere “ABD gibi dış aktörleri suçlamayın” çağrısında bulundu ve halkı rahatlatacak adımlar atacaklarını söyledi.
Ancak bu sözler eyleme dönüşmedi. Güvenlik güçleri, protestolarda tear gaz ve canlı mühimmat kullandı. Reuters’ın haberine göre, güneydeki Fars eyaletinde protestocular bir hükümet binasına girmeye çalıştı, ancak engellendi. Institute for the Study of War’un raporunda, protestoların 28 Aralık’tan beri yayıldığı ve küçük grupların büyük şehirlere sıçradığı belirtiliyor. Rejimin baskı politikası, Humeyni döneminden beri değişmedi; ancak bu kez esnaf ve tüccarların katılımı, durumu daha kritik hale getiriyor.
Uluslararası toplum da sessiz kalmadı. Amerika Birleşik Devletleri, protestoculara destek verirken, mollaların yönetimini eleştirdi. Çin ise ekonomik ilişkileri korumak adına temkinli yaklaşıyor. Sosyal medyada, X’te paylaşılan postlarda, İranlı kullanıcılar “Bu sefer düşecek!” diyor. Örneğin, bir kullanıcı Tehran’dan video paylaşarak, “Güvenlik güçleri kaçıyor, hapishaneler boşalıyor” diye yazmış. Bu, ayaklanmanın momentum kazandığını gösteriyor.
Ekşi Sözlük’teki entry’lerde, kullanıcılar protestoları “İslam Cumhuriyeti’nin sonu” olarak görüyor. Bir kullanıcı, “Ekonomik çöküş, rejimi bitirecek” demiş. Wikipedia’da ise, 2025-2026 protestolarının ekonomik odaklı olduğu ve Lorestan gibi bölgelerde şiddetlendiği anlatılıyor. Bu kaynaklar, olayların derinliğini aydınlatıyor.
Uluslararası Boyut ve Gelecek Senaryoları: Direniş Devam Edecek mi?
Protestoların uluslararası yansımaları da dikkat çekici. Rusya ve Çin, İran’a desteklerini sürdürse de, iç karışıklık müttefiklerini endişelendiriyor. Moskova, ekonomik yardım vaat ediyor ancak kendi sorunlarıyla boğuşuyor. Amerika ise yaptırımları sıkılaştırarak rejimi köşeye sıkıştırmayı hedefliyor. Mollaların yönetimi altında, İslam Cumhuriyeti’nin geleceği belirsiz.
Öğrencilerin rolü burada kritik. Üniversitelerde başlayan grevler, protestoları gençleştiriyor. X’te bir postta, Gilan’da su ve elektrik kesintileri nedeniyle protesto edenler gösteriliyor. Bu, Rojhilat‘taki Kürt direnişini de tetikliyor. Hengaw’ın raporuna göre, Kürt bölgelerinde insan hakları ihlalleri artıyor, landmine kazaları bile protestolara neden oluyor.
Gelecekte ne olacak? Eğer protestolar devam ederse, rejimin çöküşü gündeme gelebilir. Ancak baskı artarsa, daha fazla şiddet görebiliriz. NetHaberler olarak, gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Sizce bu ayaklanma nereye evrilecek? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın, belki bir okuyucumuzun görüşüyle yeni bir perspektif kazanırız.
www.NetHaberler.Com editörü A. Ara ÖZEL’in derlediği bu habere göre; İran’daki olaylar, ekonomik krizin ötesinde bir direniş hareketine dönüşmüş durumda. Hükümetin adımları yetersiz kalırsa, 2026 yılı daha büyük çalkantılara sahne olabilir. Takipte kalın, çünkü bu hikaye henüz bitmedi.
#haber #sondakika #gündem #güncel #haberler #sicakhaber #keşfet #keşfetteyiz #news #canliyayin #İran #Elburz #ayaklanma #kapalıçarşı #rejim #direniş
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.