Hûş Der Dem: Nefesi Görmek, Tanımak ve Doğru Kullanmak

DİNİ HABERLER 03.01.2026 - 10:56, Güncelleme: 03.01.2026 - 11:22
 

Hûş Der Dem: Nefesi Görmek, Tanımak ve Doğru Kullanmak

Hûş der dem metodu, tasavvufun derinliklerinde saklı bir hazine. Dr. Rashid İbrahim Haake'nin modern yorumuyla keşfedin. İşte tüm detaylar NetHaberler haberinde;
Hûş Der Dem: Nefesi Görmek, Tanımak ve Doğru Kullanmanın Sırları - Dr. Rashid İbrahim Haake ile Tasavvufi Yolculuk 03.01.2026 | NetHaberler  | A. Ara ÖZEL  SonDakika: Songazete.Com’un edindiği bilgiye göre; günümüzün hızlı temposunda, manevi arayışlar giderek artıyor. Özellikle Avrupa'da yaşayan Müslümanlar arasında, geleneksel tasavvuf yollarının modern hayatla entegrasyonu büyük ilgi çekiyor. Bu bağlamda, Sadikat (Sadıklar Yolu) kurucusu Dr. Rashid İbrahim Haake (K.S.A.), Nakşibendi tarikatının unutulmaya yüz tutmuş prensiplerini yeniden canlandırıyor. Kendisi, klinik psikolog kimliğiyle ruh sağlığını maneviyatla birleştirerek, binlerce insana rehberlik ediyor. Haake'nin odaklandığı huş der dem metodu, nefes alıp vermeyi bir farkındalık aracına dönüştürüyor ve bu, sadece dini bir ritüel değil, aynı zamanda stres, öfke gibi modern sorunlara karşı etkili bir terapi aracı olarak öne çıkıyor. Dr. Rashid İbrahim Haake, İsviçre'de yaşayan Alman kökenli uzman. Ruh ve sinir hastalıkları üzerine eğitim almış, klinik psikoloji alanında doktorasını tamamlamış. Ancak onun yolu, sadece bilimsel değil; tasavvufi bir miras üzerine kurulu. Haake, çocukluğundan beri evliya ve mürşitlerle temas halinde olmuş, bu deneyimleri Sadikat Yolunu kurmak için kullanmış. Bu yol, Nakşibendi geleneğinin 11 ana prensibini temel alıyor: Abdulhalik Göcdüvani'nin 8'i ve Şah-ı Nakşibend'in 3'ü. Bunların en önemlilerinden biri olan huş der dem, her nefeste Allah'ı hatırlamayı emrediyor. Haake, bunu "nefesi görmek, tanımak ve doğru kullanmak" olarak üç temel üzerine oturtmuş. Peki, bu metodun kökenleri nereye dayanıyor? Gelin, tasavvuf tarihine bir göz atalım. Hûş Der Dem'in Tarihi Kökenleri ve Nakşibendi Mirası Hûş der dem, Farsça kökenli bir terim ve Nakşibendi tarikatının temel taşlarından biri. XII-XV. yüzyıllarda Maveraünnehir bölgesinde (bugünkü Özbekistan civarı) gelişen bu yol, Orta Asya sufiliğinin önemli bir parçası. Tarikatın kurucusu Bahâeddin Nakşibend, sessiz zikir (kalbi zikir) yöntemini vurgulamış. Wikipedia'ya göre, Nakşibendi silsilesi Hz. Ali ve Cafer-i Sadık'a kadar uzanıyor, ancak Bahâeddin Nakşibend'in doğrudan bağı yok. Yine de tarikat, Sharia'ya sıkı bağlılık ve sessiz dhikr ile biliniyor. Abdulhalik Göcdüvani (K.S.A.), tarikatın sistemleştiricisi olarak 8 prensip belirlemiş: Yad-kard (zikir tekrarı), Baz-gasht (Tevhid odaklanması), Negah-dasht (düşünce kontrolü), Yad-dasht (ilahi huzur konsantrasyonu), Housh dar dam (nefes farkındalığı), Safar dar watan (içsel yolculuk), Nazar bar qadam (adım izleme), Khalwat dar anjuman (kalabalıkta yalnızlık). Şah-ı Nakşibend ise 3 eklemiş: Wuquf-i zamani (zaman muhasebesi), Wuquf-i adadi (sayı muhasebesi), Wuquf-i qalbi (kalp muhasebesi). Huş der dem spesifik olarak, nefes alıp verirken gafletten kaçınmayı ifade ediyor. Şah-ı Nakşibend şöyle buyurmuş: "Bu yol, nefes üzerine bina edilmiştir. Alıp verirken nefesini çok iyi muhafaza etmelisin!" Mevlânâ Sâdeddin Kaşgarî ise: "Bir nefesten diğerine geçerken bile gaflete düşmemek, daima Allah ile huzurda olmaktır." Osmanlı döneminde bile padişahlar, karar alırken şeyhülislam yardımıyla bu metodu uygulamış; arşivlerde kayıtlı. Ekşi Sözlük'te kullanıcılar, huş der demi "her nefes alış verişte uyanık bulunmak, gaflette olmamak" olarak tanımlıyor. Bir girişte, "nefeste şuur" diye belirtilmiş, başka birinde ise "halvet der encümen" ile bağlantılı. Bu, tasavvufun günlük hayata entegrasyonunu gösteriyor. İnternet araştırmalarına göre, bu prensip modern mindfulness (farkındalık) pratikleriyle benzerlik taşıyor. Örneğin, nefes meditasyonlarında kullanılan teknikler, sufilerin yüzyıllar önce uyguladığı bu yöntemin bir yansıması. Dr. Haake, bu tarihi mirası Avrupa'ya taşıyan bir figür. NetHaberler'in araştırmalarına göre, Haake'nin Sadikat Yolu, tamamen metotsal ve tekniksel uygulamalarla sürdürülüyor. O, Nakşibendi'nin unutulmuş prensiplerini, psikolojik terapiyle birleştirerek sunuyor. Twitter (X) platformunda, sufizmle ilgili paylaşımlar arasında benzer kavramlar görülüyor; örneğin, bir kullanıcı Sufi meditasyonun modern bilimle bağlantısını tartışmış, kalp arındırma ve ilahi aşkı vurgulamış. Dr. Rashid İbrahim Haake'nin Modern Yorumu: Sadikat Yolu Merak uyandırıcı bir soru: Günümüzün stres dolu dünyasında, nefesimizi nasıl bir manevi silaha dönüştürebiliriz? Dr. Rashid İbrahim Haake, işte tam burada devreye giriyor. Sadikat Yolu'nu kuran Haake, klinik psikolog olarak ruh sağlığını tasavvufla harmanlıyor. Biyografisine göre, küçük yaşlarda evliya ile temas kurmuş, bu deneyimleri modern yaşama uyarlamış. Avrupa Birliği Gazetesi'nde yayınlanan bir habere göre, Haake "Yardımcı Sultan" işaretini Kur'an ayetleriyle yorumluyor. Haake, huş der demi üç temel üzerine konumlandırıyor: Nefesi Görmek: Her nefesin kainattaki en büyük nimet olduğunun farkına varmak. İnsana hayat veren bu nimet, bilinçlilik haliyle yakalanmalı. Nefesi Tanımak: Haake der ki: "Nefes, Rabbini zikretmek için verilen bir fırsat." Uzmanlara göre, bir insan günde ortalama 20.000 ile 42.000 nefes alıp veriyor. Bu, sadece fiziksel bir mekanizma değil, zikretme imkanı. Nefesi Doğru Kullanmak: Sadikat Yolu'nda özel teknik: Nefes alırken "AL", verirken "LAH" farkındalığı. Böylece her nefes, "ALLAH" telaffuzuna dönüşüyor. Bu, zincirleme bir zikir hali yaratıyor – günde 20.000 ila 42.000 kez Allah'ı anmak! Haake'nin yaklaşımı, geleneksel tasavvuftan ayrılıyor; o, bunu terapi olarak sunuyor. Anadolu Ajansı'nın bir araştırmasında, doğru nefesin öfke ve şiddeti önlediği belirtilmiş. "Doğru nefes şiddetin ilacı" başlığıyla servis edilmiş bu haber, hatalı nefesin sinirsel hastalıklara yol açtığını söylüyor. Haake, bunu maneviyatla birleştirerek, ihvanına (sevenlerine) Nakşibendi prensiplerini aşılıyor. Twitter'da sufizm tartışmalarında, benzer yöntemler paylaşılıyor. Bir postta, Sufi meditasyonun kalp arındırma ve modern bilim bağlantısı ele alınmış. Başka birinde, İslam'da sezgi (firasa) kavramı, sufilerin içsel algısını anlatıyor. Haake'nin öğretileri, bu tartışmalara uyuyor; o, Kaizen felsefesini bile tasavvufla entegre etmiş. NetHaberler'in edindiği bilgilere göre, Haake'nin kitapları ve seminerleri, Avrupa'da binlerce takipçi toplamış. Nefes Tekniklerinin Günlük Hayata Etkileri ve Faydaları Peki, bu metodlar hayatımızı nasıl dönüştürebilir? Düşünün: Her nefeste uyanık olmak, kalbe huzur bahşediyor. Tasavvufta, nefesleri gafletten kurtarmak, itaat bereketiyle nefesleri ihya etmek demek. Bir insanın kalbi Allah ile huzura erişince, tavırlarında düzelme görülüyor. Modern bilim de bunu destekliyor. Araştırmalara göre, kontrollü nefes alma, stres hormonlarını azaltıyor, anksiyeteyi önlüyor. Mindfulness uygulamaları, sufilerin huş der demine benziyor – her ikisi de farkındalık üzerine kurulu. Ekşi Sözlük'te bir kullanıcı, bunu "nefes ayıklığı" olarak tanımlamış: "İnsan ömrü aslında nefeslerden ibaret, gafletle harcamamak lazım." Haake'nin Sadikat Yolu, batı ülkelerinde İslam sancağını dalgalandırıyor. Kur'an'da Tevbe Suresi 119. ayette: "Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sadıklarla beraber olun." Bu, Sadikat'ın temelini oluşturuyor. Haake, bu ayeti yorumlayarak, sadıkların yolunu açmış. Pratikte, bu metod öfkeyi kontrol etmede etkili. Yanlış nefes, sinirsel hastalıklara yol açıyor; doğru olanı ise şiddeti ilacı. Haake'nin son sözü: "Bu halin fırsatını iyi değerlendirmek, farkındalıkla yaşamak." Amin. Sizce, huş der dem gibi teknikler günlük stresinizi nasıl hafifletir? Bu manevi yolculukta deneyimleriniz neler? Yorumlarda paylaşın, belki birinin hayatına dokunursunuz! www.NetHaberler.Com editörü A. Ara ÖZEL’in derlediği bu habere göre; Dr. Rashid İbrahim Haake'nin öğretileri, tasavvufun modern yüzünü temsil ediyor. Bu yol, nefes üzerinden maneviyatı keşfetmek isteyen herkese açık. Daha fazla detay için kaynakları inceleyin. ​ Peygamber efendimiz hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V.) ile başlayan ve ”Sâdikat” (Sadıklar yolu) kurucusu Mürşidi Kâmil Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Klinik Psikolog Dr. Râshid İbrahim Haake (K.S.A.)’ye kadar gelen silsile isimleri sırasıyla şöyledir: 1 – Hazret-i Muhammed Mustafâ (sallâllâhu aleyhi ve sellem) 2 – Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk (radıyallâhu anh) 3 – Selmân-ı Fârisî (radıyallâhu anh) 4 – Kâsım Bin Muhammed (rahmetullâhi aleyh) 5 – Câfer-i Sâdık (rahmetullâhi aleyh) 6 – Bâyezîd-i Bistâmî (rahmetullâhi aleyh) 7 – Ebû’l-Hasan Harakānî (rahmetullâhi aleyh) 8 – Ebû Ali Fârmedî (rahmetullâhi aleyh) 9 – Yûsuf Hemedânî (rahmetullâhi aleyh) 10 – Ebu-l Abbas Hz. Hızır (aleyihisselam) 11– Abdülhâlık Gucdüvânî (rahmetullâhi aleyh) 12 – Muhammed Ârif Rîvgerî (rahmetullâhi aleyh) 13 – Mahmûd Encîrfağnevî (rahmetullâhi aleyh) 14 – Ali Râmîtenî (rahmetullâhi aleyh) 15 – Muhammed Baba Semmâsî (rahmetullâhi aleyh) 16 – Seyyid Emîr Külâl (rahmetullâhi aleyh) 17 – Bahâüddîn Şâh-ı Nakşibend (rahmetullâhi aleyh) 18 – Alâüddîn Attâr (rahmetullâhi aleyh) 19 – Yâkub-el Çerhî (rahmetullâhi aleyh) 20 – Ubeydullah-el Ahrâr (rahmetullâhi aleyh) 21 – Muhammed Ez-Zâhid (rahmetullâhi aleyh) 22 – Derviş Muhammed İmkenegî (rahmetullâhi aleyh) 23 – Hâcegî Muhammed Semerkandi (rahmetullâhi aleyh) 24 – Muhammed El-Bâkī Billâh (rahmetullâhi aleyh) 25 – İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî (rahmetullâhi aleyh) 26 – Muhammed Mâsûm Serhendî (rahmetullâhi aleyh) 27 – Muhammed Seyfüddîn Serhendî (rahmetullâhi aleyh) 28 – Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî (rahmetullâhi aleyh) 29 – Mirzâ Mazhar Cân-ı Cânân (rahmetullâhi aleyh) 30 – Abdullah Dehlevî (rahmetullâhi aleyh) 31 – Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî (rahmetullâhi aleyh) 32 – Mevlânâ Osman Siraceddin (rahmetullâhi aleyh) 33 – Mevlânâ Şeyh Ömer Ziyaüddin (rahmetullâhi aleyh) 34 – Mevlânâ Muhammed Necmeddin-i Kübra (rahmetullâhi aleyh) 35 – Şeyh Baki Hocaefendi (rahmetullâhi aleyh) 36 – Kutb-ul Aktab Şeyh Bedir Karahan (rahmetullâhi aleyh) 37 – Mevlânâ Şeyh Mürşid Hüseyin Gümüş (rahmetullâhi aleyh) 38 – Şeyh Mürşid Rashid İbrahim Haake (rahmetullâhi aleyh) SİLSİLEYİ SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ RASHİD HAAKE KİMDİR? RAŞİD İBRAHİM HAAKE BİYOGRAFİSİ; https://www.nethaberler.com/haber-rashid-haake-hayati-ve-biyografisi-66915.html #haber #sondakika #gündem #güncel #haberler #sicakhaber #keşfet #keşfetteyiz #news #canliyayin #huş der dem #nefes #rashidhaake #tasavvuf #nakşibendi #terapi #sadıklar #sadikun #prensip #maneviyat #abdulhalikgöcdüvani #şahınakşiband #huşderdem
Hûş der dem metodu, tasavvufun derinliklerinde saklı bir hazine. Dr. Rashid İbrahim Haake'nin modern yorumuyla keşfedin. İşte tüm detaylar NetHaberler haberinde;

Hûş Der Dem: Nefesi Görmek, Tanımak ve Doğru Kullanmanın Sırları - Dr. Rashid İbrahim Haake ile Tasavvufi Yolculuk

03.01.2026 | NetHaberler  | A. Ara ÖZEL 

SonDakika: Songazete.Com’un edindiği bilgiye göre; günümüzün hızlı temposunda, manevi arayışlar giderek artıyor. Özellikle Avrupa'da yaşayan Müslümanlar arasında, geleneksel tasavvuf yollarının modern hayatla entegrasyonu büyük ilgi çekiyor. Bu bağlamda, Sadikat (Sadıklar Yolu) kurucusu Dr. Rashid İbrahim Haake (K.S.A.), Nakşibendi tarikatının unutulmaya yüz tutmuş prensiplerini yeniden canlandırıyor. Kendisi, klinik psikolog kimliğiyle ruh sağlığını maneviyatla birleştirerek, binlerce insana rehberlik ediyor. Haake'nin odaklandığı huş der dem metodu, nefes alıp vermeyi bir farkındalık aracına dönüştürüyor ve bu, sadece dini bir ritüel değil, aynı zamanda stres, öfke gibi modern sorunlara karşı etkili bir terapi aracı olarak öne çıkıyor.

Dr. Rashid İbrahim Haake, İsviçre'de yaşayan Alman kökenli uzman. Ruh ve sinir hastalıkları üzerine eğitim almış, klinik psikoloji alanında doktorasını tamamlamış. Ancak onun yolu, sadece bilimsel değil; tasavvufi bir miras üzerine kurulu. Haake, çocukluğundan beri evliya ve mürşitlerle temas halinde olmuş, bu deneyimleri Sadikat Yolunu kurmak için kullanmış. Bu yol, Nakşibendi geleneğinin 11 ana prensibini temel alıyor: Abdulhalik Göcdüvani'nin 8'i ve Şah-ı Nakşibend'in 3'ü. Bunların en önemlilerinden biri olan huş der dem, her nefeste Allah'ı hatırlamayı emrediyor. Haake, bunu "nefesi görmek, tanımak ve doğru kullanmak" olarak üç temel üzerine oturtmuş. Peki, bu metodun kökenleri nereye dayanıyor? Gelin, tasavvuf tarihine bir göz atalım.

Hûş Der Dem'in Tarihi Kökenleri ve Nakşibendi Mirası

Hûş der dem, Farsça kökenli bir terim ve Nakşibendi tarikatının temel taşlarından biri. XII-XV. yüzyıllarda Maveraünnehir bölgesinde (bugünkü Özbekistan civarı) gelişen bu yol, Orta Asya sufiliğinin önemli bir parçası. Tarikatın kurucusu Bahâeddin Nakşibend, sessiz zikir (kalbi zikir) yöntemini vurgulamış. Wikipedia'ya göre, Nakşibendi silsilesi Hz. Ali ve Cafer-i Sadık'a kadar uzanıyor, ancak Bahâeddin Nakşibend'in doğrudan bağı yok. Yine de tarikat, Sharia'ya sıkı bağlılık ve sessiz dhikr ile biliniyor.

Abdulhalik Göcdüvani (K.S.A.), tarikatın sistemleştiricisi olarak 8 prensip belirlemiş: Yad-kard (zikir tekrarı), Baz-gasht (Tevhid odaklanması), Negah-dasht (düşünce kontrolü), Yad-dasht (ilahi huzur konsantrasyonu), Housh dar dam ( nefes farkındalığı), Safar dar watan (içsel yolculuk), Nazar bar qadam (adım izleme), Khalwat dar anjuman (kalabalıkta yalnızlık). Şah-ı Nakşibend ise 3 eklemiş: Wuquf-i zamani (zaman muhasebesi), Wuquf-i adadi (sayı muhasebesi), Wuquf-i qalbi (kalp muhasebesi).

Huş der dem spesifik olarak, nefes alıp verirken gafletten kaçınmayı ifade ediyor. Şah-ı Nakşibend şöyle buyurmuş: "Bu yol, nefes üzerine bina edilmiştir. Alıp verirken nefesini çok iyi muhafaza etmelisin!" Mevlânâ Sâdeddin Kaşgarî ise: "Bir nefesten diğerine geçerken bile gaflete düşmemek, daima Allah ile huzurda olmaktır." Osmanlı döneminde bile padişahlar, karar alırken şeyhülislam yardımıyla bu metodu uygulamış; arşivlerde kayıtlı.

Ekşi Sözlük'te kullanıcılar, huş der demi "her nefes alış verişte uyanık bulunmak, gaflette olmamak" olarak tanımlıyor. Bir girişte, "nefeste şuur" diye belirtilmiş, başka birinde ise "halvet der encümen" ile bağlantılı. Bu, tasavvufun günlük hayata entegrasyonunu gösteriyor. İnternet araştırmalarına göre, bu prensip modern mindfulness (farkındalık) pratikleriyle benzerlik taşıyor. Örneğin, nefes meditasyonlarında kullanılan teknikler, sufilerin yüzyıllar önce uyguladığı bu yöntemin bir yansıması.

Dr. Haake, bu tarihi mirası Avrupa'ya taşıyan bir figür. NetHaberler'in araştırmalarına göre, Haake'nin Sadikat Yolu, tamamen metotsal ve tekniksel uygulamalarla sürdürülüyor. O, Nakşibendi'nin unutulmuş prensiplerini, psikolojik terapiyle birleştirerek sunuyor. Twitter (X) platformunda, sufizmle ilgili paylaşımlar arasında benzer kavramlar görülüyor; örneğin, bir kullanıcı Sufi meditasyonun modern bilimle bağlantısını tartışmış, kalp arındırma ve ilahi aşkı vurgulamış.

Dr. Rashid İbrahim Haake'nin Modern Yorumu: Sadikat Yolu

Merak uyandırıcı bir soru: Günümüzün stres dolu dünyasında, nefesimizi nasıl bir manevi silaha dönüştürebiliriz? Dr. Rashid İbrahim Haake, işte tam burada devreye giriyor. Sadikat Yolu'nu kuran Haake, klinik psikolog olarak ruh sağlığını tasavvufla harmanlıyor. Biyografisine göre, küçük yaşlarda evliya ile temas kurmuş, bu deneyimleri modern yaşama uyarlamış. Avrupa Birliği Gazetesi'nde yayınlanan bir habere göre, Haake "Yardımcı Sultan" işaretini Kur'an ayetleriyle yorumluyor.

Haake, huş der demi üç temel üzerine konumlandırıyor:

  1. Nefesi Görmek: Her nefesin kainattaki en büyük nimet olduğunun farkına varmak. İnsana hayat veren bu nimet, bilinçlilik haliyle yakalanmalı.
  2. Nefesi Tanımak: Haake der ki: "Nefes, Rabbini zikretmek için verilen bir fırsat." Uzmanlara göre, bir insan günde ortalama 20.000 ile 42.000  nefes alıp veriyor. Bu, sadece fiziksel bir mekanizma değil, zikretme imkanı.
  3. Nefesi Doğru Kullanmak: Sadikat Yolu'nda özel teknik: Nefes alırken "AL", verirken "LAH" farkındalığı. Böylece her nefes, "ALLAH" telaffuzuna dönüşüyor. Bu, zincirleme bir zikir hali yaratıyor – günde 20.000 ila 42.000 kez Allah'ı anmak!

Haake'nin yaklaşımı, geleneksel tasavvuftan ayrılıyor; o, bunu terapi olarak sunuyor. Anadolu Ajansı'nın bir araştırmasında, doğru nefesin öfke ve şiddeti önlediği belirtilmiş. "Doğru nefes şiddetin ilacı" başlığıyla servis edilmiş bu haber, hatalı nefesin sinirsel hastalıklara yol açtığını söylüyor. Haake, bunu maneviyatla birleştirerek, ihvanına (sevenlerine) Nakşibendi prensiplerini aşılıyor.

Twitter'da sufizm tartışmalarında, benzer yöntemler paylaşılıyor. Bir postta, Sufi meditasyonun kalp arındırma ve modern bilim bağlantısı ele alınmış. Başka birinde, İslam'da sezgi (firasa) kavramı, sufilerin içsel algısını anlatıyor. Haake'nin öğretileri, bu tartışmalara uyuyor; o, Kaizen felsefesini bile tasavvufla entegre etmiş. NetHaberler'in edindiği bilgilere göre, Haake'nin kitapları ve seminerleri, Avrupa'da binlerce takipçi toplamış.

Nefes Tekniklerinin Günlük Hayata Etkileri ve Faydaları

Peki, bu metodlar hayatımızı nasıl dönüştürebilir? Düşünün: Her nefeste uyanık olmak, kalbe huzur bahşediyor. Tasavvufta, nefesleri gafletten kurtarmak, itaat bereketiyle nefesleri ihya etmek demek. Bir insanın kalbi Allah ile huzura erişince, tavırlarında düzelme görülüyor.

Modern bilim de bunu destekliyor. Araştırmalara göre, kontrollü nefes alma, stres hormonlarını azaltıyor, anksiyeteyi önlüyor. Mindfulness uygulamaları, sufilerin huş der demine benziyor – her ikisi de farkındalık üzerine kurulu. Ekşi Sözlük'te bir kullanıcı, bunu " nefes ayıklığı" olarak tanımlamış: "İnsan ömrü aslında nefeslerden ibaret, gafletle harcamamak lazım."

Haake'nin Sadikat Yolu, batı ülkelerinde İslam sancağını dalgalandırıyor. Kur'an'da Tevbe Suresi 119. ayette: "Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sadıklarla beraber olun." Bu, Sadikat'ın temelini oluşturuyor. Haake, bu ayeti yorumlayarak, sadıkların yolunu açmış.

Pratikte, bu metod öfkeyi kontrol etmede etkili. Yanlış nefes, sinirsel hastalıklara yol açıyor; doğru olanı ise şiddeti ilacı. Haake'nin son sözü: "Bu halin fırsatını iyi değerlendirmek, farkındalıkla yaşamak." Amin.

Sizce, huş der dem gibi teknikler günlük stresinizi nasıl hafifletir? Bu manevi yolculukta deneyimleriniz neler? Yorumlarda paylaşın, belki birinin hayatına dokunursunuz!

www.NetHaberler.Com editörü A. Ara ÖZEL’in derlediği bu habere göre; Dr. Rashid İbrahim Haake'nin öğretileri, tasavvufun modern yüzünü temsil ediyor. Bu yol, nefes üzerinden maneviyatı keşfetmek isteyen herkese açık. Daha fazla detay için kaynakları inceleyin.

Peygamber efendimiz hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V.) ile başlayan ve ”Sâdikat” (Sadıklar yolu) kurucusu Mürşidi Kâmil Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Klinik Psikolog Dr. Râshid İbrahim Haake (K.S.A.)’ye kadar gelen silsile isimleri sırasıyla şöyledir:

1 – Hazret-i Muhammed Mustafâ (sallâllâhu aleyhi ve sellem)

2 – Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk (radıyallâhu anh)

3 – Selmân-ı Fârisî (radıyallâhu anh)

4 – Kâsım Bin Muhammed (rahmetullâhi aleyh)

5 – Câfer-i Sâdık (rahmetullâhi aleyh)

6 – Bâyezîd-i Bistâmî (rahmetullâhi aleyh)

7 – Ebû’l-Hasan Harakānî (rahmetullâhi aleyh)

8 – Ebû Ali Fârmedî (rahmetullâhi aleyh)

9 – Yûsuf Hemedânî (rahmetullâhi aleyh)

10 – Ebu-l Abbas Hz. Hızır (aleyihisselam)

11– Abdülhâlık Gucdüvânî (rahmetullâhi aleyh)

12 – Muhammed Ârif Rîvgerî (rahmetullâhi aleyh)

13 – Mahmûd Encîrfağnevî (rahmetullâhi aleyh)

14 – Ali Râmîtenî (rahmetullâhi aleyh)

15 – Muhammed Baba Semmâsî (rahmetullâhi aleyh)

16 – Seyyid Emîr Külâl (rahmetullâhi aleyh)

17 – Bahâüddîn Şâh-ı Nakşibend (rahmetullâhi aleyh)

18 – Alâüddîn Attâr (rahmetullâhi aleyh)

19 – Yâkub-el Çerhî (rahmetullâhi aleyh)

20 – Ubeydullah-el Ahrâr (rahmetullâhi aleyh)

21 – Muhammed Ez-Zâhid (rahmetullâhi aleyh)

22 – Derviş Muhammed İmkenegî (rahmetullâhi aleyh)

23 – Hâcegî Muhammed Semerkandi (rahmetullâhi aleyh)

24 – Muhammed El-Bâkī Billâh (rahmetullâhi aleyh)

25 – İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî (rahmetullâhi aleyh)

26 – Muhammed Mâsûm Serhendî (rahmetullâhi aleyh)

27 – Muhammed Seyfüddîn Serhendî (rahmetullâhi aleyh)

28 – Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî (rahmetullâhi aleyh)

29 – Mirzâ Mazhar Cân-ı Cânân (rahmetullâhi aleyh)

30 – Abdullah Dehlevî (rahmetullâhi aleyh)

31 – Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî (rahmetullâhi aleyh)

32 – Mevlânâ Osman Siraceddin (rahmetullâhi aleyh)

33 – Mevlânâ Şeyh Ömer Ziyaüddin (rahmetullâhi aleyh)

34 – Mevlânâ Muhammed Necmeddin-i Kübra (rahmetullâhi aleyh)

35 – Şeyh Baki Hocaefendi (rahmetullâhi aleyh)

36 – Kutb-ul Aktab Şeyh Bedir Karahan (rahmetullâhi aleyh)

37 – Mevlânâ Şeyh Mürşid Hüseyin Gümüş (rahmetullâhi aleyh)

38 – Şeyh Mürşid Rashid İbrahim Haake (rahmetullâhi aleyh)

SİLSİLEYİ SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

RASHİD HAAKE KİMDİR?

RAŞİD İBRAHİM HAAKE BİYOGRAFİSİ;

https://www.nethaberler.com/haber-rashid-haake-hayati-ve-biyografisi-66915.html

#haber #sondakika #gündem #güncel #haberler #sicakhaber #keşfet #keşfetteyiz #news #canliyayin # huş der dem # nefes #rashidhaake #tasavvuf # nakşibendi #terapi #sadıklar #sadikun #prensip #maneviyat #abdulhalikgöcdüvani #şahınakşiband #huşderdem

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.