HAZAL ÇELİKDEMİR: YANLIŞLARLA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR YAŞLANIR
HAZAL ÇELİKDEMİR: YANLIŞLARLA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR YAŞLANIR
EĞİTİM YÖNETİCİSİ HAZAL ÇELİKDEMİR: YANLIŞLARLA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR YAŞLANIR
Öğretmenlerin ,annelerin, babaların ve bizlerin kalbine emanet olan çocuklara
özlemleriyle buluşturacak bir dünya yaratmak ancak samimiyet üzre atacağımız adımlara bağlıdır.

Sürekli olarak sınavlara sokulan ve kendini tanımayan, kapasitesinin farkında dahi olmayan çocukların hayat adına bilmedikleri sorular o kadar çok ki…
Eğitim hayatında öğrencinin, toplumda bireylerin kendini tanıması geleceğine doğru hedefler koymasıyla şekillenir.
Sağlıkta doktorlarımız nasıl ki her hastaya aynı reçeteyi yazmaz ise eğitimde de çocuğu tanımadan yapılan eğitim, teşhiş koyulmadan yapılan ameliyata benzer..
Özellikle öğrencilerin akademik kariyer yolculuğunda çocuğun kendini, sınırlarını, etkin ve yetkinliklerini bilmesi, doğru kararlar vermesi, kapasitesinin farkında olarak bir gelecek tayin etmesi “Bilişsel benlik” veya halk ağzıyla sağlam kişiliğin oturmasıyla doğru orantılıdır.
Türk toplumunda “kendini bilen, haddini bilir” sözü bilişsel benliğe geleneksel bir anlam ve manevi değer katan bir karakter duruşudur.
Kendini bilen; kendisiyle ve etrafıyla barışık, başarılarıyla övünmeyen, kibirden uzak, alçak gönüllü güvenilir kişilerdir.
Kendini tanıma özelliğinden bi haber kimseler sürekli birilerine bağımlı, birilerinin gölgesinde yaşayan, etrafında ki olup bitenleri objektif olarak gözlemleyemeyen örnek verecek olursak “cahil cesaretine sahip, kendine faydasız-topluma faydasız bir türlü “kendi olamayan” sağlıklı karar veremeyen öz farkındalığı ve öz bilinci gelişmeyen her şeyi kolay elde edebileceğini sanan kişilerdir.
Teknoloji ve bilişim ağının sarıp sarmaladığı yeni neslin zaman yolculuğunda;
Vatana millete hayırlı evlat yetiştirmenin yeni kurallarındaki özgürlük ve de yaratıcılık
maalesef ki cep telefonlarının ve bilgisayar ekranlarının dışına çıkamıyor artık..
Teknolojiyi doğru amaçlar için kullanamayan uyuşturulmuş ve hipnoz edilmiş genç beyinlerin sayısında ki artış üniversite sınavlarındaki başarısızlığında yansımasıdır.
Özgür çocuk veya özgür genç yetiştirmeyi hedeflerken bağımlılık batağına saplanmadan hayatlarını idame ettirebilmeleri ancak “erdemli, şuurlu , bilinçli, kendini bilen nesiller yetiştirmeyi gaye edinirsek mecburi ve toplumsal görevlerimizi de lâyikiyle yerine getirmiş oluruz.
Yüreğinde devletin daim ve kaimlik mührünü taşıyan, milli kimliğin getirdiği sorumluluk bilinciyle konu vatan ve ve bayrak olduğunda bana dokunmayan yılan bin yaşasın demeyen, dünyanın hiçbir yerindeki zulme seyirci kalmayan bir gençlik yetiştirmek her eğitimcinin ve de anne-babanın görevidir.
Zulmün tehiri olmaz biline..
Öyle bir gençlik yetiştirelim ki;
“Ne karanlıkta yatsınlar, ne kara düş görsünler”
Ez Cümle;
Çocuklara yaşama gücü vermek ebeveynin , aile büyüklerinin ve eğitimcilerimizin görevidir.
Onlara maddi ve manevi sınırları aşmadan, özgürlüğü hak saymak cümlemizin görevidir.
Çünkü; YANLIŞLARLA büyüyen çocuklar çabuk yaşlanır..
Bilgi ve Hikmet’te kalınız…
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.