EDO, Dondurma’da bir Dünya markası!
EDO, Dondurma’da bir Dünya markası!
EĞİTİM YÖNETİCİSİ HAZAL ÇELİKDEMİR: DÜNYADA BİR TÜRK MARKASI
“EDO DONDURMALARI”
Ali Rıza İNALBARS;
“BURASİ HALK BANKASİ.
BEN FAİK BABASİ”
Der ki Yunus’um;
“Ariflerin dergâhına uğradım. Ben bilirim diyen rastlamadım.”
Yine bir dost meclisinde dostu dinledim.
O söyledi, ben yazdım..
Ben Sıtkı(Sıddık) İnalbars.
Faik İnalbars’ın oğlu, Ali Rıza İnalbars’ın torunuyum.

Balkan göçmeni bir aileyiz.
K.Maraş’a 1923’de gelmişiz.
Mübadele yoluyla geldiğimiz o dönem, Osmanlı’nın Balkanları kaybettiği dönem..
Aslında atalarımız Konya Karamanoğullarıdır..
Esasen 400-500 yıl önceden Osmanlı Trakya’yı, Makedonya’yı fethettiğinde Konya’dan Karamanoğulları’nı oraya gönderiyor ve yaşam orada devam ediyor..
Yakın tarihin son dönemlerinde ticari amaçla Trakya, Makedonya, Üsküp, Kosova, Arnavutluk ve civarına gittiğimde dedemin anlattığı, nakış nakış zihnime kazıdığı her yeri gidip gezdim gördüm…
Dedemin doğum yeride Manastır..
Manastır’dan mübadele yoluyla gelmişiz..
Dedeme sormuştum ;
Niye Maraş’a geldin dede?
Trakya’dan İstanbul daha yakın İstanbul’a gelseydin..
İzmir’e veya Bursa’ya gitseydin.
Niye Maraş ?
-Oğlum dedi ; Bizim yaşadığımız yerler dağlık, havası temiz, suyu bol yerdi..
-Bize gidebileceğimiz illeri, karşılarınada illerin coğrafi özelliklerini yazdılar..
-Bizim yaşadığımız dağ köyünün özelliklerine çok yakındı Maraş..
-İşte denizi olan yerlere gitmedik. Çocuklarımız suya girer boğulur diye korktuk. Onun için Maraş’a geldik oğul dedi..

Tabii Allah rahmet eylesin çok sıkıntı çekmişler. Kuru ekmekle günleri geçmiş.
K.Maraş’a varabilmek için Mersin’e kadar gemiyle gelmişler.
Gemide ki olayları, sıkıntıları anlatırken ben çocuktum.
Dedemin gözyaşlarını tutamadığı anlardan biride “Oğlum dedi ölenleri denize atarlardı”..
?BEN; Sıddık bey “Bu olay hangi tarihte olmuş, dedeniz tarihi hatırlıyor muydu diye sordum”
?SIDDIK BEY; Dedemin hatırladığı kadarıyla ya 1922-ya 1923 ya da 1924 yılları
Cumhuriyetin kurulduğu yıllar..
Şu ay veya şu gündü onu hatırlamıyor..
Çünkü o zamanlar dedeminde yaşı 18 civarı..
Bunlar sadece dedemin hatırlayabildiği anlattığı bilgiler..
-Zaten bizimkilerin atası Karamanoğlu’da çok dik başlıymış.
Hem kurtulmak için, hem de kolay asimile olmasınlar Türk’lüğü daim ve kaim kılmak için gönderilmişler Makedonya’ya..
Yani aslına baktığınız zaman o dönem göçün sebebi;
-Bunlar ayağımıza dolanıyor inatçı bir kavim en iyisi gitsinler.
Gittikleri zamanda onlara benzemesin, Türklüğü kalsın oralarda şanımız yürüsün..
?BEN; Dedenizin Maraş serüvenini nasıl başlamış?
Dedem deyince gözleriniz dolu dolu oluyor.
O kıymetli cevheri siz anlatın, ben yazayım…
?SIDDIK BEY; Süreç şöyle başlıyor.
-Dedemler geliyor K.Maraş-Adana karayolu yol açma işinde çalıyorlar.
İş makinası yok insan gücüyle kazma kürek vs çalışmaya başlıyorlar.
Bir çoğu yatarken bizimkiler çalışkan insanlar ya sabahlara kadar çalışıyorlar..
Ve daha devletimiz burda çalışanların bir çoğuna da devlet kurumlarında iş verip görevlendiriyor.
Dedeme de Halk Bankası’nda görev veriyorlar..
Hatta dedemin Halk Bankasıyla ilgili güzelde bir hikâyesi var..
Babam Dondurmacı Faik olarak tanındığı için dedem bankada gelen telefonlara ;
“Burası Halk Bankasi, ben Faik Babasi” diye açarmış.
Bu Maraş’ta çok güzel bir anıdır.
Eski Maraş’lılar bilir.
O dönemler Maraş küçük yer dondurmaylada ünlenmiş, babamda Dondurmacı Faik olarak bilindiği için “Burasi Halk Bankasi, ben Faik Babasi” yani Dondurmacı Faik’in babasıyım..

Dedem çok çalışkan insan olduğu için sabahları 5’te kalkıyor ,çarşıya gidiyor dükkanı açıyor saat 8’e kadar kahvaltılık süt satıyor.
Saat 8’den sonra bankada çalışıyor.
Akşam 17:00’da yine gelip dükkanı toparlıyor evine gidiyor..
Sonra babam işi öğreniyor ve işi geliştiriyor.
1970’li yıllarda biz öğrenciydik ama okul-dükkan- ev arasında mekik dokuyorduk.
Yani babam bizi hiç boş bırakmazdı.
O dönemler çocuktım, bu kadar çok çalıştırdığı için babama kızıyordum ama şimdi tatlı işinde yetiştim.
Tatlının, pastanın, dondurmanın ustalığını eğitimini kendi imalathanemizde işletmemizde aldım.
Çocukların yetişmesinde anne-baba sorumludur..
Maalesef şimdi ki çocukları imalathanelerde çalıştırmak ne mümkün..
1969 yılında İtalya’dan K.Maraş’a ilk dondurma makinasını babam getiriyor.
O yıla kadar karla-buzla yapılan dondurma, ilk kez babamın yurt dışından getirttiği makina ile yeni serüvenine başladı..
1986 yılından sonra ben ve abim işleri yavaş yavaş ele alıyor, geliştiriyoruz.
Eskisen günlük 500 kg üretirken saatte 1 ton üretecek kapasiteye ulaşıyoruz..
Ve bunu Maraş dışına nasıl götürürüz hesabını yaparak bi şekilde işi geliştirip 1991 yılında “FERAH” markasını korumak adına “Ferah” markasıyla değilde daha kolay okunabilen Maraş’ı anımsatacak bir marka olsun vefasıyla K.Maraş’ta abiye hitap şekli olan “EDE” den yola çıkarak, “EDE”yle “DOndurma”yı birleştirip “EDO” markasını ortaya çıkartıp tescilledik..

Şu anda da EDO markasıyla dondurmamızı üretiyor yine pastanecilik hizmetlerimiz FERAH PASTANELERİ adıyla devam ediyor.
Tabii 6 Şubat depremiyle 3 pastanemiz yıkıldı.
Yaklaşık bir buçuk yıldır İstanbul’dayım hem tedavi görüyorum, hem de yurt dışı odaklı çalışıyorum
Ürünlerimizi iç piyasaya da veriyoruz ama ağırlık olarak yurt dışına ihraç ediyoruz.
Ortadoğu’ya, Balkan’lara, Amerika’ya, Kanada’ya, Libya’ya ve bir çok ülkeye dondurmanın haricinde hamur tatlıları, baklava ve çeşitleri, künefe, katmer gibi ürünleri ekleyerek ihracatımızı genişlettik..
?BEN; Maraş deyince herkesin aklına dondurma gelir.
K.Maraş’ta ve dünyanın bir çok yerinde her lezzetten, her renkten dondurma üretiliyor.
EDO’yu diğerlerinden farklı kılan nedir?
Vatandaş sizi neden tercih etsin?
?SIDDIK BEY; Maalesef Maraş dondurması isminden faydalanarak bir çok üretici çıktı.
İşin hamurunda yetişmeden sadece o markayı kullanarak şehrimizin markasına zarar verecek ürünler üretilip piyasaya sürülüyor.
Tabii bunları kontrol etmek pazara sürmek devletimizin gözetiminde olmalı..
Zaten şu aralar kontroller başladı.
Önümüzdeki günlerde daha sıkı kontroller olacak.
İnşallah o döneme kadar K.Maraş Dondurması o kalitesini korur.
Bu da şehrimize bir katma değer olur düşüncesindeyim.
Bizler dedemizden kalma görev,sorumluluk bilinciyle işimizi düzgün yapmaya çalışan firmayız.
Biz ürünlerimizde Keçi Sütü kullanıyoruz.
Keçi sütü mutlaka olmalı.

?BEN; Dondurma alırken nelere dikkat edelim?
Kaliteli Dondurmanın içerisinde olmazsa olmazı nedir?
?SIDDIK BEY; İnsanlar paketlenmiş alırlarsa mutlaka etiketi okusunlar.
Etikette ürünün içinde nelerin olduğu yazılmış olmalı.
Etikette süt,şeker, sahlep yazılandan alsınlar.
(Meyve çeşitleri olabilir)
Bunun haricinde başka bir ürün varsa bu zaten Maraş Dondurması olmuyor.
Çünkü içinde hammadde olarak Keçi Sütü olması gerek.
Tabii Keçi Sütü’nün kısıtlı olduğu mevsimlerde %100 Keçi Sütü olmazsa en az %50 katılırsa dondurmanı kalitesi daha iyi olur.
Sahlep mutlaka olmalı.
Türkiye’nin dağlık bölgelerinde sahlep toplanıyor.
Bu toplanan sahleplerin içerisinde cins cins yabani otun kökleri var.
Bunların hangileri dondurmaya yakışır, hangisi sahlep onunda herkesin kendine göre bir reçetesi var. Herkesin kendine göre dondurma lezzeti burdan çıkıyor.
Vatandaşlarımız Maraş Dondurması yemek istiyorlarsa güvenilir bir markadan alsınlar.
?BEN; Allah rahmet eylesin dedeniz size ahde vefa-helâl temiz gıda ve namızının yürümesi için bir adâletli iş ahlâkı bırakmış.
?SIDDIK BEY; Biz EDO Maraş Dondurması’nı hakkıyla yapmaya çalışan firmayız.
Para kazanmaktan önce düzgün ürün yapmak hedefimiz.
Düzgün ve helâlinden ürün yaptığınızda parada kazanılıyor.
Önemli olan K.Maraş ismine bir leke gelmesin.
?BEN; Sohbetinizi kaleme alacağım. Teşekkür ederim
?SIDDIK BEY; Asıl ben teşekkür ederim. Şöyle geçmişe yolculuk yaptım. İyi oldu.
Sağlıkta, bilgide ve hikmette kalınız.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.