Diyarbakır’da Muskacı Şeyh Skandalı: Abdulletif Aslan Gazze Yardımlarını Altına mı Çevirdi?
Diyarbakır’da Muskacı Şeyh Skandalı: Abdulletif Aslan Gazze Yardımlarını Altına mı Çevirdi?
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde faaliyet gösteren ve halk arasında Şexa Kotekan olarak bilinen Abdulletif Aslan, muska ve dua satarak elde ettiği servetle gündemde. Gazze yardımı paralarının altına çevrildiği iddiaları şok etkisi yarattı. İşte tüm detaylar NetHaberler özel haberinde;
Şeyh Abdulletif Aslan’ın Gizemli Serveti ve Dolandırıcılık İddiaları

SonDakika: NetHaberler.Com’un edindiği bilgiye göre; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Abdulletif Aslan’ın hesaplarında 2019-2023 yılları arasında yüz binlerce liralık para hareketliliği tespit edildi. MASAK’ın hazırladığı raporda, nakit işlemlerin ve transferlerin olağan dışı olduğu vurgulanırken, Aslan’ın üzerine kayıtlı onlarca gayrimenkul ve araç bulunduğu ortaya çıktı. Eşi ve çocuklarının resmi bir geliri olmamasına rağmen önemli mal varlıklarına sahip olması, soruşturmanın derinleşmesine neden oldu. Bazı varlıkların akrabalar ve müritler üzerine geçirildiği de raporda yer alan çarpıcı detaylar arasında.
Abdulletif Aslan, Diyarbakır’da uzun yıllardır muska ve dua gibi hizmetlerle tanınıyor. Yerel halk arasında şeyh olarak anılan Aslan’ın, konuşma bozukluğu yaşayan çocuklar ve çocuğu olmayan kadınlara yönelik uygulamalarıyla ün kazandığı biliniyor. Ancak bu hizmetlerin karşılığında talep ettiği ücretler, tartışmaları beraberinde getirdi. Muska için 500 lira, dua için ise 300 lira gibi rakamlar, birçok kişiyi mağdur ettiği iddialarını güçlendiriyor. Dergah olarak nitelendirilen mekanda her gün yüzlerce kişinin sıraya girdiği, binanın güvenlik kameralarıyla donatıldığı da bilinen gerçekler arasında.
Soruşturma süreci ise oldukça çalkantılı geçti. 2023 yılında başlatılan inceleme, initially takipsizlik kararıyla sonuçlanmıştı. Ancak MASAK raporu sonrasında mahkemeden yeniden izin alınarak dava açıldı. Aslan ve ailesi hakkında “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan 20’şer yıl hapis cezası isteniyor. Bu durum, Diyarbakır’da tarikat ve şeyhlik kavramlarının yeniden sorgulanmasına yol açtı.
Gazze Yardımı Paraları Altına Dönüştü: Şok Eden Detaylar
NetHaberler.Com olarak yaptığımız araştırmalarda, Abdulletif Aslan’ın Gazze’ye yardım adı altında topladığı paraları kuyumcularda altına çevirdiği iddiası ön plana çıkıyor. Aslan, bu konuda yaptığı açıklamada, “Mal varlığımı altın ya da nakit para olarak tutuyorum. Bankacılık sektörüne sıcak bakmıyorum” diyerek kendini savunuyor. Ancak bu açıklama, yardımların amacına uygun kullanılmadığı şüphelerini artırıyor. Gazze’deki insani kriz devam ederken, böyle bir iddianın ortaya çıkması, yardım kampanyalarına olan güveni sarsabilir mi? Okuyucularımız, bu konuda ne düşünüyor?
MASAK raporuna göre, Aslan’ın toplam mal varlığı 175 milyon lira civarında. Bu servetin nasıl biriktirildiği merak konusu. Eşi ifadesinde, paraların “mutfak masraflarından kısarak” toplandığını iddia etmiş olsa da, bu açıklama pek inandırıcı bulunmuyor. Soruşturmada, Aslan’ın akrabaları ve müritlerinin çocukları üzerine geçirilen mallar da tespit edilmiş. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki dergah, adeta bir iş merkezi gibi işletiliyormuş; her gün gelen yüzlerce ziyaretçi, muska ve dua talepleriyle uzun kuyruklar oluşturuyormuş.
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu olay, sosyal medyada da geniş yer buldu. Twitter (X) platformunda, kullanıcılar Aslan’ı eleştiren paylaşımlar yapıyor. Örneğin, bir kullanıcı “Diyarbakır’ın sahte şeyhi, halkın inancını sömürerek servet ediniyor” diye yazmış. Başka bir tweette ise “Gazze için toplanan paralar altına mı gitti? Bu nasıl bir vicdansızlık!” ifadeleri kullanılmış. Bu tepkiler, olayın sadece yasal bir süreç olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir tartışma yarattığını gösteriyor.
MASAK Raporu ve Yargı Süreci: Ne Bekleniyor?
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma, Eylül 2025‘te mal varlığına el konulmasıyla yeni bir aşamaya geçti. İddianameye göre, Aslan’ın “dergah” olarak tanıttığı yerde sistematik bir dolandırıcılık yapıldığı belirtiliyor. Muska ve dua ücretlerinin yanı sıra, Gazze yardımları gibi hassas konuların istismar edildiği öne sürülüyor. Yargılama devam ederken, Aslan’ın savunması merakla bekleniyor.
Benzer vakalar Türkiye’de sıkça gündeme geliyor. Geçmişte, çeşitli tarikat liderlerinin benzer yöntemlerle servet edindiği haberleri çıkmıştı. Örneğin, bazı şeyhlerin müritlerinden bağış adı altında para topladığı ve bunları kişisel harcamalarda kullandığı iddiaları var. Diyarbakır gibi bölgelerde, geleneksel inanç sistemleri güçlü olduğundan, bu tür sömürüler daha kolay gerçekleşebiliyor. Ancak MASAK gibi kurumların müdahalesi, bu tür olayların aydınlatılmasında kritik rol oynuyor.
Altın yatırımı konusu da ayrı bir tartışma alanı. Türkiye’de altın, geleneksel bir tasarruf aracı olarak görülüyor. Özellikle bankalara güvenmeyen kesimler, paralarını altına çevirmeyi tercih ediyor. Aslan’ın açıklaması bu bağlamda anlaşılabilir olsa da, yardımların bu şekilde kullanılması etik sorular doğuruyor. Gazze’deki savaş mağdurları için toplanan paraların kişisel yatırıma dönüşmesi, yardım kuruluşlarının denetimini gündeme getiriyor.
Toplumsal Tepkiler ve Gelecekteki Etkileri
Sosyal medya platformlarında, Abdulletif Aslan olayı hızla yayılıyor. Ekşi Sözlük gibi forumlarda, kullanıcılar deneyimlerini paylaşıyor; bazıları dergaha gittiklerini ve para verdiklerini anlatıyor. Wikipedia’da henüz bir sayfa olmasa da, haber siteleri detaylı raporlar yayınlıyor. Örneğin, Sözcü Gazetesi’nde “Muskacı şeyh Gazze paralarını altına çevirmiş” başlığıyla çıkan haber, binlerce paylaşım aldı.
Bu olay, Diyarbakır’da dini liderlik kavramını sorgulatıyor. Halkın inançlarını sömüren kişiler, toplumda derin yaralar açabiliyor. NetHaberler.Com olarak, okuyucularımızı bu tür dolandırıcılıklardan korunmaya çağırıyoruz. Sizce, şeyhlik gibi unvanlar nasıl denetlenmeli? Yorumlarınızı bekliyoruz!
Yargı sürecinin nasıl sonuçlanacağı merak konusu. Eğer suçlamalar kanıtlanırsa, Aslan ve ailesi ağır cezalar alabilir. Bu, benzer vakalara emsal teşkil edebilir. Öte yandan, Gazze yardımlarının takibi için daha şeffaf sistemler kurulması gerekebilir.
Diyarbakır’ın kültürel yapısında, şeyh ve muska gibi unsurlar önemli yer tutuyor. Ancak modern Türkiye’de, bu geleneklerin kötüye kullanılması kabul edilemez. Aslan’ın davası, bu dengeyi yeniden düşünmemizi sağlıyor.
www.NetHaberler.Com editörünün derlediği bu habere göre; Abdulletif Aslan’ın hikayesi, inanç sömürüsünün çarpıcı bir örneği olarak hafızalara kazınacak. Okuyucularımız, bu olay hakkında ne düşünüyor? Aşağıda yorum yapmayı unutmayın, belki sizin görüşleriniz bir sonraki haberimize ilham olur!
#haber #sondakika #gündem #güncel #haberler #sicakhaber #keşfet #keşfetteyiz #news #canliyayinabalar
Diyarbakır HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.