Bu Çocuklara Ne Oluyor?

DİNİ HABERLER 16.04.2026 - 13:53, Güncelleme: 16.04.2026 - 13:53
 

Bu Çocuklara Ne Oluyor?

Fatih ÇİÇEH: Bu Çocuklara Ne Oluyor?
Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta 14 ve 17 yaşındaki öğrencilerin gerçekleştirdiği katliamlardan sonra, eğer art niyetli değilseniz doğru sorular sorarak meseleyi çözmeye çalışırsınız. Ancak muhalefetin, henüz acımızı dahi yaşamadan sergilediği fütursuz ve haysiyetsiz siyasi saldırılar; adeta hırsızın, suçu ortaya çıkmadan evvel ev sahibini bastırması kabilinden değerlendirilebilir. Zira sağduyulu bir yaklaşım, konuyu çözmeye yönelik derinlikli bir çalışmayı gerektirir; varsa ihmalleri ve bu ihmallerin yetkililer üzerindeki sorumluluk derecesini gün yüzüne çıkarır. 1- Kısa Vadeli Çözümler Şiddeti önlemenin ilk ve en kestirme yolu güvenliktir. Yaşananlar, okullarda kolluk kuvvetlerinin silahlı varlığına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymuştur. Okula girişlerde üst ve çanta araması yapılması zarureti, güvenliğin yasal sorumluluk ve yetkilerle donatılması gerektiğini bizlere göstermektedir. Ayrıca PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) öğretmenlerinin kontenjanının artırılarak okullardaki tüm çocukların psikolojik yeterlilik puanlamasına tabi tutulması, aciliyet arz eden bir durumdur. 2- Orta Vadeli Çözümler "Tüm çocuklar topluma kazandırılması gereken bireylerdir" mottosu artık çökmüştür. Psikolojik yeterliliği bulunmayan çocuklar ayrıştırılmalı ve acilen tedavi süreçleri başlatılmalıdır. Bu bağlamda 12 yıllık zorunlu eğitim kaldırılmalı ve disiplin suçları, okuldaki otoritenin lehine olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Müfettişler; müfredat, öğrenci ve öğretmen ayrımı gözeterek teftiş yapmalıdır. Ortaokul ve liselerde pratik eğitimlere ağırlık verilmeli, proje bazlı hedefler ön plana çıkarılmalıdır. Şiddete sevk eden bilgisayar oyunları yasaklanmalı; siber suçlar birimi VPN takibi yaparak müeyyide kurallarını belirlemelidir. Dijital medya kullanımı belli bir yaşın altındakilere yasaklanmalı, konvansiyonel medyadaki kalite ölçümleri gibi ekosistemler kurularak düzenlenmelidir. 3- Uzun Vadeli Çözümler Liseler "ihtisas liselerine" dönüştürülmeli ve mesleki atamalar için lise diploması yeterli hale getirilmelidir. Üniversiteler ise ihtisas liselerinin üzerinde; master ve doktora gibi özel çalışmaları yürütecek kişilere dair akademik eğitimlere odaklanmalıdır. Cezai ehliyet yaşı düşürülmeli, suça sürüklenen çocuklardan sokaklar temizlenerek bu bireyler ıslah evlerinde üretime katkı sağlayacak noktaya getirilmelidir. ________________________________________ *Muhakeme ve Maneviyat Boşluğu* Günümüz gençliğinin malumat fazlalığı onları zeki gibi gösterebiliyor; fakat muhakeme yeteneğinin gelişmemesi, konular arasında bağlantı kurup anlamlı çıktılar alamadıkları ölçüde büyük bir problem teşkil ediyor. Silah kullanmayı bilmek bir malumattır; ancak o silahı kullandıktan sonra neler olacağının muhakemesini yapamamak, delinin eline silah vermeye benzer. Saldırgan çocukların ortak özelliği PUBG gibi savaş ve şiddet içerikli oyunlar oynamalarıdır. Yetişkin bir bireyin dahi uzun süre maruz kaldığında gerçeklik algısının bozulduğu bu programların, hayal dünyası geniş bir çocukta yapacağı tahribatın boyutu ortadadır. Gerçek dünyada tetiği çektiğinde "Game Over" yazmayacağını ve bunun geri dönülemez bir yıkım olduğunu idrak edecek duygusal olgunluğa erişemeden bu araçlara maruz kalıyorlar. *Eğitimin Eksik Halkası ve Aile* Eğitimi tamamen akademik düzeyde değerlendirmeye tabi tutarsak, duygularını eğitememiş ergenlerle toplumda baş başa kalırız. İnsanın önüne geçemediği en temel duygu "beka" (sonsuzluk arzusu) duygusudur. Bu duygunun yokluğu, bireyi umutsuz ve yarınsız bir yaklaşım içinde bırakır; bu da tehlike çanlarının çaldığı ilk alarm seviyesidir. Buradaki boşluğu doldurabilmenin yegane yolu ise manevi eğitimden geçer. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu, bir bütünün parçasını yetiştirmek yerine sadece "birey" yetiştirme üzerine kurulu olmasıdır. Pedagojik eğitimlerin sürekli liderlik ve "özel olma" ekseninde verilmesi, duygularını eğitememiş insanları toplumdan ayrıştırıyor. Oluşan umutsuzluk ve boşluk hissi, bireyi ya kendini tanıtmak için şiddet eylemlerine yöneltiyor ya da hedeflediği başarı için her türlü gayrimeşru yolu mübah gören bir anlayışa sürüklüyor. Güvensizlik ortamı özgürlüğü kısıtladığı müddetçe bu bir paradoksa dönüşecektir. Çünkü güvenli bir ortam; deneyimsel öğrenmeyi ve vücudu yorarak motor becerileri kuvvetlendirmeyi kolaylaştırır. Güvensizlik ortamı ise çocukları fanusta büyütmek zorunda bıraktığı için zorluklara karşı mücadele ruhu geliştiremeyen ve toplumun parçası olmayı başaramamış bireyler doğuruyor. Nihayetinde; aile fertlerinin birbirinden kopuk olması, fedakarlık sınırlarının belirlenememesi ve fıtri rollerin reddedilmesi bu tablonun başlıca sebebidir. Yukarıda zikrettiğimiz tüm sorunlarında, çözümlerinde merkezinde "AİLE" kavramı olmazsa olmaz bir yer tutmaktadır. Her anne ve babanın kalbinde yara açan bu saldırılarda ölen yavrularımıza ve müşfik öğretmenimize Allah’tan rahmet, sevenlerinin acılarına teskin edici bir sabır dilerim. Rabbim bir daha böyle ağır acılar göstermesin. Amin. Fatih ÇİÇEK
Fatih ÇİÇEH: Bu Çocuklara Ne Oluyor?

Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta 14 ve 17 yaşındaki öğrencilerin gerçekleştirdiği katliamlardan sonra, eğer art niyetli değilseniz doğru sorular sorarak meseleyi çözmeye çalışırsınız. Ancak muhalefetin, henüz acımızı dahi yaşamadan sergilediği fütursuz ve haysiyetsiz siyasi saldırılar; adeta hırsızın, suçu ortaya çıkmadan evvel ev sahibini bastırması kabilinden değerlendirilebilir. Zira sağduyulu bir yaklaşım, konuyu çözmeye yönelik derinlikli bir çalışmayı gerektirir; varsa ihmalleri ve bu ihmallerin yetkililer üzerindeki sorumluluk derecesini gün yüzüne çıkarır.

1- Kısa Vadeli Çözümler
Şiddeti önlemenin ilk ve en kestirme yolu güvenliktir. Yaşananlar, okullarda kolluk kuvvetlerinin silahlı varlığına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymuştur. Okula girişlerde üst ve çanta araması yapılması zarureti, güvenliğin yasal sorumluluk ve yetkilerle donatılması gerektiğini bizlere göstermektedir. Ayrıca PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) öğretmenlerinin kontenjanının artırılarak okullardaki tüm çocukların psikolojik yeterlilik puanlamasına tabi tutulması, aciliyet arz eden bir durumdur.

2- Orta Vadeli Çözümler
"Tüm çocuklar topluma kazandırılması gereken bireylerdir" mottosu artık çökmüştür. Psikolojik yeterliliği bulunmayan çocuklar ayrıştırılmalı ve acilen tedavi süreçleri başlatılmalıdır. Bu bağlamda 12 yıllık zorunlu eğitim kaldırılmalı ve disiplin suçları, okuldaki otoritenin lehine olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Müfettişler; müfredat, öğrenci ve öğretmen ayrımı gözeterek teftiş yapmalıdır. Ortaokul ve liselerde pratik eğitimlere ağırlık verilmeli, proje bazlı hedefler ön plana çıkarılmalıdır. Şiddete sevk eden bilgisayar oyunları yasaklanmalı; siber suçlar birimi VPN takibi yaparak müeyyide kurallarını belirlemelidir. Dijital medya kullanımı belli bir yaşın altındakilere yasaklanmalı, konvansiyonel medyadaki kalite ölçümleri gibi ekosistemler kurularak düzenlenmelidir.

3- Uzun Vadeli Çözümler
Liseler "ihtisas liselerine" dönüştürülmeli ve mesleki atamalar için lise diploması yeterli hale getirilmelidir. Üniversiteler ise ihtisas liselerinin üzerinde; master ve doktora gibi özel çalışmaları yürütecek kişilere dair akademik eğitimlere odaklanmalıdır. Cezai ehliyet yaşı düşürülmeli, suça sürüklenen çocuklardan sokaklar temizlenerek bu bireyler ıslah evlerinde üretime katkı sağlayacak noktaya getirilmelidir.
________________________________________
*Muhakeme ve Maneviyat Boşluğu*

Günümüz gençliğinin malumat fazlalığı onları zeki gibi gösterebiliyor; fakat muhakeme yeteneğinin gelişmemesi, konular arasında bağlantı kurup anlamlı çıktılar alamadıkları ölçüde büyük bir problem teşkil ediyor. Silah kullanmayı bilmek bir malumattır; ancak o silahı kullandıktan sonra neler olacağının muhakemesini yapamamak, delinin eline silah vermeye benzer.
Saldırgan çocukların ortak özelliği PUBG gibi savaş ve şiddet içerikli oyunlar oynamalarıdır. Yetişkin bir bireyin dahi uzun süre maruz kaldığında gerçeklik algısının bozulduğu bu programların, hayal dünyası geniş bir çocukta yapacağı tahribatın boyutu ortadadır. Gerçek dünyada tetiği çektiğinde "Game Over" yazmayacağını ve bunun geri dönülemez bir yıkım olduğunu idrak edecek duygusal olgunluğa erişemeden bu araçlara maruz kalıyorlar.

*Eğitimin Eksik Halkası ve Aile*

Eğitimi tamamen akademik düzeyde değerlendirmeye tabi tutarsak, duygularını eğitememiş ergenlerle toplumda baş başa kalırız. İnsanın önüne geçemediği en temel duygu "beka" (sonsuzluk arzusu) duygusudur. Bu duygunun yokluğu, bireyi umutsuz ve yarınsız bir yaklaşım içinde bırakır; bu da tehlike çanlarının çaldığı ilk alarm seviyesidir. Buradaki boşluğu doldurabilmenin yegane yolu ise manevi eğitimden geçer.
Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu, bir bütünün parçasını yetiştirmek yerine sadece "birey" yetiştirme üzerine kurulu olmasıdır. Pedagojik eğitimlerin sürekli liderlik ve "özel olma" ekseninde verilmesi, duygularını eğitememiş insanları toplumdan ayrıştırıyor. Oluşan umutsuzluk ve boşluk hissi, bireyi ya kendini tanıtmak için şiddet eylemlerine yöneltiyor ya da hedeflediği başarı için her türlü gayrimeşru yolu mübah gören bir anlayışa sürüklüyor.
Güvensizlik ortamı özgürlüğü kısıtladığı müddetçe bu bir paradoksa dönüşecektir. Çünkü güvenli bir ortam; deneyimsel öğrenmeyi ve vücudu yorarak motor becerileri kuvvetlendirmeyi kolaylaştırır. Güvensizlik ortamı ise çocukları fanusta büyütmek zorunda bıraktığı için zorluklara karşı mücadele ruhu geliştiremeyen ve toplumun parçası olmayı başaramamış bireyler doğuruyor.
Nihayetinde; aile fertlerinin birbirinden kopuk olması, fedakarlık sınırlarının belirlenememesi ve fıtri rollerin reddedilmesi bu tablonun başlıca sebebidir. Yukarıda zikrettiğimiz tüm sorunlarında, çözümlerinde merkezinde "AİLE" kavramı olmazsa olmaz bir yer tutmaktadır.
Her anne ve babanın kalbinde yara açan bu saldırılarda ölen yavrularımıza ve müşfik öğretmenimize Allah’tan rahmet, sevenlerinin acılarına teskin edici bir sabır dilerim. Rabbim bir daha böyle ağır acılar göstermesin. Amin.

Fatih ÇİÇEK

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.