BOYKOTUN BOYKOTUNU BOYKOT ET!

EKONOMİ 30.08.2025 - 21:27, Güncelleme: 30.08.2025 - 21:27
 

BOYKOTUN BOYKOTUNU BOYKOT ET!

Faysal Atmaca Yazdı: Boykotun boykotunu boykot et!
BOYKOTUN BOYKOTUNU  BOYKOT ET! (Troy Kart ve Akbank POS Örneğinden Türkiye’de Ekonomik Direnişe Dair Bir Çağrı) NetHaberler - Faysal Atmaca İsrail Boykotunun İçerdeki Ayağı Bugün Gazze’de, Filistin’de akan kan karşısında vicdanlı her Müslüman’ın ve adalet duygusunu kaybetmemiş her insanın en basit tepkisi boykottur. İnsan, mermilere, bombalara karşı elinden tüfek tutmuyorsa, cebinden çıkan para ile zulme ortak olmamaya mecburdur. Bu yüzden “İsrail’i ve destekçilerini boykot” söylemi yalnızca tüketici tercihi değil, aynı zamanda iman, vicdan ve ahlakın sınavıdır. Ancak dikkat çekici bir durum var: Biz dışarıdaki zulmün destekçilerini boykot ederken içeride, Türkiye’de bu boykotu delmeye, etkisiz kılmaya çalışan aktörler var. Bankalar, zincir marketler, bazı şirketler ya da “yerli” görünen markalar, fiilen boykotu boykot ediyorlar. İşte tam da bu noktada sorumluluğumuz ikiye katlanıyor: Boykotu boykot edenleri de boykota dahil etmek. Troy Kart: Ekonomik Bağımsızlığın Sembolü Türkiye’nin milli ödeme sistemi Troy, boykotun en stratejik araçlarından biridir. Çünkü Visa ve Mastercard gibi küresel kart devleri üzerinden akan her işlem, dolaylı olarak emperyal merkezlere güç kazandırıyor. Troy ise bu zinciri kırmak için ortaya konmuş yerli bir alternatif. Ama bazıları bu alternatifi çalışmaz hale getirmek için adeta özel bir çaba sarf ediyor. Örneğin: •    Teknosa mağazasında ödeme yapılmak istendiğinde, Akbank POS cihazı Troy kartı kabul etmedi, kartın “arızalı” olduğu söylendi. •    Karaca mağazasında da aynı şekilde Troy kart geçmedi ve aynı bahane tekrarlandı. •    Niyazi Kesim Bafra Pidesi isimli bir işletmede de aynı sorun yaşandı, yine aynı cihaz üzerinden “bu kart çalışmıyor” cevabı verildi. Oysa aynı gün başka işyerlerinde Troy kart sorunsuz çalıştı. Bu çelişki, bireysel bir arıza değil, sistematik bir tercih olduğunu gösteriyor. Burada mesele sadece kişisel bir alışveriş deneyimi değil, topyekûn bir sistem sorunudur. Çünkü: •    Bankalar ve finans kurumları, küresel devlere bağlı kalarak milli alternatifi boğmaya çalışıyor. •    Bazı zincir markalar, “bizde sistem çalışmıyor” bahanesiyle tüketiciyi küresel ödeme devlerine mahkûm ediyor. •    Vatandaş, çoğu zaman bu engellemeyi normalleştirip ses çıkarmıyor. Halbuki bu, doğrudan boykotun boykot edilmesidir. Yani dışarıdaki İsrail ürünlerini değil, içeride boykot direncini kırmaya çalışan işyerlerini de boykot etme zamanı gelmiştir. Tarihte hiçbir işgal, içerideki işbirlikçilerin desteği olmadan başarılı olmamıştır. Dışarıdaki düşman kılıçla saldırırken içerideki işbirlikçi kalemle, sözle, ticaretle ya da sessizlikle destek vermiştir. Bugün de aynı tabloya tanık oluyoruz. Dışarıda İsrail bombalıyor, içeride bazı markalar ve bankalar Troy’u engelleyerek, küresel ödeme devlerini güçlü tutarak bu sisteme oksijen pompalıyor. Bu noktada görev sade vatandaşa düşüyor: •    Troy’u engelleyen işyerini teşhir etmek, •    Alternatif esnafı ve yerli markaları tercih etmek, •    Sosyal medyada ve kamuoyunda ses çıkarmak, •    Boykotu sulandıran, engelleyen markalara karşı net duruş almak. Bu bilinçle hareket eden toplum, hem İsrail’i hem de içerideki işbirlikçileri ekonomik olarak zayıflatabilir. Eğer biz sadece İsrail mallarını boykot eder, ama içeride boykotu boykot edenlere göz yumarsak, aslında kendi emeğimizi sabote etmiş oluruz. Bu yüzden artık yeni bir bilinç düzeyine çıkmak zorundayız: İsrail’in mallarını boykot ederken, içeride boykotu boykot edenleri de boykot et! Unutma: Boykot yalnızca tüketim tercihi değil, vicdani ve milli bir duruştur. Direniş sadece sınır ötesinde değil, kasanın başında, POS cihazında, kredi kartı tercihlerinde başlar vesselam.
Faysal Atmaca Yazdı: Boykotun boykotunu boykot et!

BOYKOTUN BOYKOTUNU 
BOYKOT ET! (Troy Kart ve Akbank POS Örneğinden Türkiye’de Ekonomik Direnişe Dair Bir Çağrı)

NetHaberler - Faysal Atmaca

İsrail Boykotunun İçerdeki Ayağı

Bugün Gazze’de, Filistin’de akan kan karşısında vicdanlı her Müslüman’ın ve adalet duygusunu kaybetmemiş her insanın en basit tepkisi boykottur. İnsan, mermilere, bombalara karşı elinden tüfek tutmuyorsa, cebinden çıkan para ile zulme ortak olmamaya mecburdur. Bu yüzden “İsrail’i ve destekçilerini boykot” söylemi yalnızca tüketici tercihi değil, aynı zamanda iman, vicdan ve ahlakın sınavıdır.
Ancak dikkat çekici bir durum var: Biz dışarıdaki zulmün destekçilerini boykot ederken içeride, Türkiye’de bu boykotu delmeye, etkisiz kılmaya çalışan aktörler var. Bankalar, zincir marketler, bazı şirketler ya da “yerli” görünen markalar, fiilen boykotu boykot ediyorlar. İşte tam da bu noktada sorumluluğumuz ikiye katlanıyor: Boykotu boykot edenleri de boykota dahil etmek.

Troy Kart: Ekonomik Bağımsızlığın Sembolü

Türkiye’nin milli ödeme sistemi Troy, boykotun en stratejik araçlarından biridir. Çünkü Visa ve Mastercard gibi küresel kart devleri üzerinden akan her işlem, dolaylı olarak emperyal merkezlere güç kazandırıyor. Troy ise bu zinciri kırmak için ortaya konmuş yerli bir alternatif.
Ama bazıları bu alternatifi çalışmaz hale getirmek için adeta özel bir çaba sarf ediyor. Örneğin:
•    Teknosa mağazasında ödeme yapılmak istendiğinde, Akbank POS cihazı Troy kartı kabul etmedi, kartın “arızalı” olduğu söylendi.
•    Karaca mağazasında da aynı şekilde Troy kart geçmedi ve aynı bahane tekrarlandı.
•    Niyazi Kesim Bafra Pidesi isimli bir işletmede de aynı sorun yaşandı, yine aynı cihaz üzerinden “bu kart çalışmıyor” cevabı verildi.
Oysa aynı gün başka işyerlerinde Troy kart sorunsuz çalıştı. Bu çelişki, bireysel bir arıza değil, sistematik bir tercih olduğunu gösteriyor.

Burada mesele sadece kişisel bir alışveriş deneyimi değil, topyekûn bir sistem sorunudur. Çünkü:
•    Bankalar ve finans kurumları, küresel devlere bağlı kalarak milli alternatifi boğmaya çalışıyor.
•    Bazı zincir markalar, “bizde sistem çalışmıyor” bahanesiyle tüketiciyi küresel ödeme devlerine mahkûm ediyor.
•    Vatandaş, çoğu zaman bu engellemeyi normalleştirip ses çıkarmıyor.
Halbuki bu, doğrudan boykotun boykot edilmesidir. Yani dışarıdaki İsrail ürünlerini değil, içeride boykot direncini kırmaya çalışan işyerlerini de boykot etme zamanı gelmiştir.

Tarihte hiçbir işgal, içerideki işbirlikçilerin desteği olmadan başarılı olmamıştır. Dışarıdaki düşman kılıçla saldırırken içerideki işbirlikçi kalemle, sözle, ticaretle ya da sessizlikle destek vermiştir. Bugün de aynı tabloya tanık oluyoruz. Dışarıda İsrail bombalıyor, içeride bazı markalar ve bankalar Troy’u engelleyerek, küresel ödeme devlerini güçlü tutarak bu sisteme oksijen pompalıyor.

Bu noktada görev sade vatandaşa düşüyor:
•    Troy’u engelleyen işyerini teşhir etmek,
•    Alternatif esnafı ve yerli markaları tercih etmek,
•    Sosyal medyada ve kamuoyunda ses çıkarmak,
•    Boykotu sulandıran, engelleyen markalara karşı net duruş almak.
Bu bilinçle hareket eden toplum, hem İsrail’i hem de içerideki işbirlikçileri ekonomik olarak zayıflatabilir.

Eğer biz sadece İsrail mallarını boykot eder, ama içeride boykotu boykot edenlere göz yumarsak, aslında kendi emeğimizi sabote etmiş oluruz. Bu yüzden artık yeni bir bilinç düzeyine çıkmak zorundayız:
İsrail’in mallarını boykot ederken, içeride boykotu boykot edenleri de boykot et!
Unutma: Boykot yalnızca tüketim tercihi değil, vicdani ve milli bir duruştur. Direniş sadece sınır ötesinde değil, kasanın başında, POS cihazında, kredi kartı tercihlerinde başlar vesselam.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.