2026 Eşiğinde Bir Devlet Muhasebesi

EKONOMİ 06.01.2026 - 15:18, Güncelleme: 06.01.2026 - 15:40
 

2026 Eşiğinde Bir Devlet Muhasebesi

Fatih ÇİÇEK yazdı: 2026 Eşiğinde Bir Devlet Muhasebesi
  NetHaberler.Com | Fatih ÇİÇEK 2026 Eşiğinde Bir Devlet Muhasebesi  Dimağımıza bir misyon, gönlümüze bir ideal nakşedildi. Bizler, Osmanlı’yı yalnızca bir imparatorluk değil, adaletin ve nizamın tecelli ettiği ideal bir devlet modeli olarak gördük. Yüz yıl önce yeni bir devlet kuruldu. Adına Türkiye denildi. Ancak bu yeni yapıya biçilen rol, adeta sınırları önceden çizilmiş bir "mekân" ile sınırlıydı. En fazla bir ırkın sığabileceği kadar büyük, ama küresel dengeleri sarsmayacak kadar küçük; budandıkça hayatta kalan, ama boy attıkça köklerinden koparılmak istenen bir Türkiye kurgulandı. Bin yıllık kökleri kesmek için büyük uğraşlar verildi. "On yılda her yaştan on beş milyon genç yaratmak" vizyonu, aslında eski sürümü unutturma çabasıydı. Çünkü yeni nesil köklerine indiğinde, yeniden bir dünya nizamı özlemi ve ümmet ideali canlanabilirdi. Bu tarihsel bağ koparılmazsa, bozguncuların bu coğrafyada rahatça at koşturması mümkün olmayacaktı. Bugün dijital dünyada "küresel vatandaşlık" adı altında sunulan tek tipleştirme operasyonlarının, aslında yüz yıl önce uygulanmak istenen o "köksüzleştirme" projesinin modern bir versiyonu olduğunu görmekteyiz. Hiçbir Müslüman genç, sadece 23 yılda eşkıyadan sahabe oluşturan o muazzam nebevi metodolojiyi göz ardı edemez. Devlet hayali kuran bir genç; en alt tebaasından en üst düzey yöneticisine kadar tesis edilen o mükemmel ahengi unutamaz. Her türlü günaha bulaşmış olsa da Peygamberine laf söylettirmeyecek kadar köklü bir irfanla büyütüldük biz. Bu irfan nesli; köklerini unutturmak için trilyonlarca dolar harcayan küresel güçlere, "En Büyük" olanın kim olduğunu elbet gösterecektir. Bizim önümüze halkını, yöneticilerini ve yönetim şeklini aşağılayacak şekilde eğreti bir Osmanlı haritası getirseler de, biz kağıt üzerinde seferler düzenleyerek oyunlar oynardık. En büyük Osmanlı topraklarından daha büyüğünü hayal eder dünyaya nizam verecek hayaller kurardık. Bu hayallerin hiçbir köşesinde zulüm ya da köleleştirme yoktu. Bizim hayalimiz, Müslüman veya gayrimüslim her ferdin, yöneticisine güven duyduğu bir dünya nizamıydı. Savunma sanayiinde yerli imkânlarla gökyüzüne salınan kanatların veya enerji bağımsızlığı için atılan her adımın, aslında o kâğıt üzerinde kurduğumuz hayallerin günümüz kazanımını anlatan somut birer izdüşümü olduğunu bugün daha net anlıyoruz. Peki, bize bu devlet hayalini kim öğretti? Ezanın yasaklandığı, camilerin kapısına kilit vurulduğu, kitapların yakıldığı o karanlık dönemlerden bugüne; bu Asrı Saadet rüyası nasıl canlı kaldı? Alimlerin asılmasına rağmen, bu "gerici" denilen ama aslında 14 asır öncesinin diriliş ruhunu taşıyan fikirler nereden neşvü nema buldu? Bugün, 2026 yılının başındayız. Tarihimizden gelen cesaret ve dinimizden gelen firasetle; hayalini kurduğumuz devlet ile yaşadığımız gerçeklik arasındaki makas farkını sorgulama vaktidir. Dış siyasi gelişmelerin harareti ve iç siyasi çekişmelerin gürültüsü, büyük resmi görmemizi engellememeli. Yapay zekâ ve yeni dünya düzeninin tartışıldığı bu eşikte, teknolojik kazanımları kâr hanesine yazarken, manevi kayıpları da zarar hanesine dürüstçe kaydetmeliyiz. Her adımın bir kaderi olduğunu unutmadan, sonuca ulaşamama korkusuna kapılmadan muhasebemizi yapmalıyız.   Bize bunca şeyi öğreten Allah’tır. Çünkü İslam, fıtratını arayan her gencin bulduğu tek sahih cevaptır. Belki biraz rahata alışmış, konforumuzun esiri olmuş olabiliriz; fakat bu düzenin böyle gitmeyeceğini anlayan küçük bir "inanmış grup", büyük bir dönüşümü tetiklemeye yetecektir. Maslahat gözetmeyi bilmeyen, "ehveni şer" kuralını içselleştiremeyenlerin hamasi söylemlerine kapılmadan vakurla ilerlemeliyiz. Nübüvvet mührü vurulmayan son 23 yılın kazanımları, bir hazırlık evresiydi. Ancak önümüzdeki 23 yıl, bu manevi mirasın ve idrakin mühürleneceği, meyvelerin toplanacağı çok farklı bir dönem olacaktır. Selam ve dua ile.. (Dikkatinizi çektiyse bu yazıda bir tane şeriat ve Cumhuriyet kelimesi geçmedi. Sizce neden?) Fatih Çiçek 05.01.2026
Fatih ÇİÇEK yazdı: 2026 Eşiğinde Bir Devlet Muhasebesi

 

NetHaberler.Com | Fatih ÇİÇEK

2026 Eşiğinde Bir Devlet Muhasebesi 

Dimağımıza bir misyon, gönlümüze bir ideal nakşedildi. Bizler, Osmanlı’yı yalnızca bir imparatorluk değil, adaletin ve nizamın tecelli ettiği ideal bir devlet modeli olarak gördük. Yüz yıl önce yeni bir devlet kuruldu. Adına Türkiye denildi. Ancak bu yeni yapıya biçilen rol, adeta sınırları önceden çizilmiş bir "mekân" ile sınırlıydı. En fazla bir ırkın sığabileceği kadar büyük, ama küresel dengeleri sarsmayacak kadar küçük; budandıkça hayatta kalan, ama boy attıkça köklerinden koparılmak istenen bir Türkiye kurgulandı.

Bin yıllık kökleri kesmek için büyük uğraşlar verildi. "On yılda her yaştan on beş milyon genç yaratmak" vizyonu, aslında eski sürümü unutturma çabasıydı. Çünkü yeni nesil köklerine indiğinde, yeniden bir dünya nizamı özlemi ve ümmet ideali canlanabilirdi. Bu tarihsel bağ koparılmazsa, bozguncuların bu coğrafyada rahatça at koşturması mümkün olmayacaktı. Bugün dijital dünyada "küresel vatandaşlık" adı altında sunulan tek tipleştirme operasyonlarının, aslında yüz yıl önce uygulanmak istenen o "köksüzleştirme" projesinin modern bir versiyonu olduğunu görmekteyiz.

Hiçbir Müslüman genç, sadece 23 yılda eşkıyadan sahabe oluşturan o muazzam nebevi metodolojiyi göz ardı edemez. Devlet hayali kuran bir genç; en alt tebaasından en üst düzey yöneticisine kadar tesis edilen o mükemmel ahengi unutamaz. Her türlü günaha bulaşmış olsa da Peygamberine laf söylettirmeyecek kadar köklü bir irfanla büyütüldük biz. Bu irfan nesli; köklerini unutturmak için trilyonlarca dolar harcayan küresel güçlere, "En Büyük" olanın kim olduğunu elbet gösterecektir.

Bizim önümüze halkını, yöneticilerini ve yönetim şeklini aşağılayacak şekilde eğreti bir Osmanlı haritası getirseler de, biz kağıt üzerinde seferler düzenleyerek oyunlar oynardık. En büyük Osmanlı topraklarından daha büyüğünü hayal eder dünyaya nizam verecek hayaller kurardık. Bu hayallerin hiçbir köşesinde zulüm ya da köleleştirme yoktu. Bizim hayalimiz, Müslüman veya gayrimüslim her ferdin, yöneticisine güven duyduğu bir dünya nizamıydı. Savunma sanayiinde yerli imkânlarla gökyüzüne salınan kanatların veya enerji bağımsızlığı için atılan her adımın, aslında o kâğıt üzerinde kurduğumuz hayallerin günümüz kazanımını anlatan somut birer izdüşümü olduğunu bugün daha net anlıyoruz.

Peki, bize bu devlet hayalini kim öğretti? Ezanın yasaklandığı, camilerin kapısına kilit vurulduğu, kitapların yakıldığı o karanlık dönemlerden bugüne; bu Asrı Saadet rüyası nasıl canlı kaldı? Alimlerin asılmasına rağmen, bu "gerici" denilen ama aslında 14 asır öncesinin diriliş ruhunu taşıyan fikirler nereden neşvü nema buldu?

Bugün, 2026 yılının başındayız. Tarihimizden gelen cesaret ve dinimizden gelen firasetle; hayalini kurduğumuz devlet ile yaşadığımız gerçeklik arasındaki makas farkını sorgulama vaktidir. Dış siyasi gelişmelerin harareti ve iç siyasi çekişmelerin gürültüsü, büyük resmi görmemizi engellememeli. Yapay zekâ ve yeni dünya düzeninin tartışıldığı bu eşikte, teknolojik kazanımları kâr hanesine yazarken, manevi kayıpları da zarar hanesine dürüstçe kaydetmeliyiz. Her adımın bir kaderi olduğunu unutmadan, sonuca ulaşamama korkusuna kapılmadan muhasebemizi yapmalıyız.  

Bize bunca şeyi öğreten Allah’tır. Çünkü İslam, fıtratını arayan her gencin bulduğu tek sahih cevaptır. Belki biraz rahata alışmış, konforumuzun esiri olmuş olabiliriz; fakat bu düzenin böyle gitmeyeceğini anlayan küçük bir "inanmış grup", büyük bir dönüşümü tetiklemeye yetecektir. Maslahat gözetmeyi bilmeyen, "ehveni şer" kuralını içselleştiremeyenlerin hamasi söylemlerine kapılmadan vakurla ilerlemeliyiz.

Nübüvvet mührü vurulmayan son 23 yılın kazanımları, bir hazırlık evresiydi. Ancak önümüzdeki 23 yıl, bu manevi mirasın ve idrakin mühürleneceği, meyvelerin toplanacağı çok farklı bir dönem olacaktır.

Selam ve dua ile..

(Dikkatinizi çektiyse bu yazıda bir tane şeriat ve Cumhuriyet kelimesi geçmedi. Sizce neden?)

Fatih Çiçek 05.01.2026

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.