Net Haberler
Net Haberler
Bulutlu
İstanbul · 13°C
Bizi Takip Edin
28 Ekim 2026 - 10:58

Z Kuşağı Neden Arabesk Dinliyor?

Bugün Türkiye’de gençlerin kültür-sanat ve müzik tercihlerinde yaşanan dönüşüm, yalnızca bir eğlence sektörü verisi olarak okunamaz; bu tablo, doğrudan toplumsal ruh halimizin ve gençlerimizin omuzundaki ağır yükün net bir aynasıdır.

0 Okunma 0 Paylaşım
Z Kuşağı Neden Arabesk Dinliyor?

"Z Kuşağının Saat 18.00 Çıkmazı: Arabesk Bir Duygusal Boşalım Alanı Değil, Toplumsal Bir İmdat Çığlığıdır"

TANER AKKUŞ - ÖZEL HABER

Spotify verilerinin gösterdiği yüzde 435’lik devasa artış ve dinlemelerin yüzde 77’sinin 30 yaş altı gençlere ait olması, arabeskin artık nostaljik bir tür olmadığını, doğrudan Z Kuşağının ortak dili haline geldiğini kanıtlamaktadır. Özellikle akşam saat 18.00’de, yani okul ve mesai bitiminde zirve yapan bu dinleme eğilimi; günün yorgunluğunun ötesinde, gençlerin yaşadığı kronik tükenmişliğin, gelecek kaygısının ve derin yalnızlık hissinin en somut dışavurumudur.

İletişim ve sosyal hizmetler alanındaki saha gözlemlerimiz, gençlerimizin yalnızlaştırıldığını ve duygusal olarak sıkıştırıldığını göstermektedir. Ekonomik belirsizlikler, eğitim ve kariyer baskısı, sosyal medyanın yarattığı acımasız kıyaslama kültürü ve zayıflayan yüz yüze iletişim ağları, gençlerimizi dijital odalara ve melankolik ezgilere mahkûm etmektedir. Antidepresan kullanımındaki artışla arabesk müziğe yöneliş arasındaki paralellik, bu krizin klinik boyutunu gözler önüne sermektedir.

Buradan yetkililere, yerel yönetimlere, akademiye ve sivil toplum kuruluşlarına açıkça çağrıda bulunuyorum: Müzik tercihlerini eleştirmek ya da geçici bir trend olarak görmek yerine, bu toplumsal sinyali doğru okumak zorundayız. Gençlerimizin akşam saat 18.00’den sonra sığındıkları bu dijital yalnızlığı kacak, onları sosyal hayata, üretime, sanata ve güvenli diyalog alanlarına entegre edecek acil sosyal destek mekanizmalarını hayata geçirmeliyiz.

Soru: Spotify verileri ve güncel araştırmalar Z Kuşağının arabesk müziğe yöneldiğini gösteriyor. Bu yönelişi bir iletişim ve sosyal hizmetler uzmanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Meseleyi sadece bir müzik tercihi olarak ele alırsak büyük bir yanılgıya düşeriz. Bugün arabesk, gençler için nostaljik bir unsur değil; tam anlamıyla bastırılmış duyguların, ifade edilemeyen kaygıların ve çaresizliğin dışavurum aracıdır. Gençler artık kendilerini duyacak, anlayacak bir mecra bulamadıkları için kelimelerin kifayetsiz kaldığı noktada arabeskin melankolisine sığınıyorlar. Türün kuşaklar arası köprü kurması güzel bir detay gibi görünse de, altındaki dip akıntı oldukça düşündürücüdür.

Soru: Verilerde çok çarpıcı bir detay var: Dinlemeler özellikle saat 18.00’de, yani mesai ve okul çıkışında zirve yapıyor. Bu saat dilimini nasıl yorumluyorsunuz?

Saat 18.00, modern şehir insanının, özellikle de gençlerin "günlük maratonun bittiği ama ruhsal yükün katlanarak arttığı" o kritik eşiktir. Okul ya da iş kapandıktan sonra gençlerin evlerine ya da derme çatma sosyal alanlarına dönerken yaşadığı bir "boşluk" ve "tükenmişlik" anıdır. Gün boyunca bastırılan stres, gelecek kaygısı ve yalnızlık hissi o saatte duvara çarpar. Gençler, saat 18.00’de kulaklıklarını takarak dış dünyayla bağını koparıyor ve arabeskle kendi iç dünyalarında bir savunma hattı, bir duygusal sığınak kuruyorlar.

Soru: Bu durumun ruh sağlığı ve antidepresan kullanım oranlarıyla da bağlantılı olduğu belirtiliyor. Gençlerin bu süreçteki psikolojik yükünü hafifletmek için sahnede neler gözlemliyorsunuz?

Türkiye’nin antidepresan kullanımındaki tırmanış grafiği ile gençlerin bu müzik döngüsü birebir örtüşüyor. Saha çalışmalarımızda da net olarak görüyoruz ki; gençlerimiz yalnız ve desteksiz hissediyor. Sürekli bir yarış içinde tutulan, sosyal medyada başarı hikayeleriyle kıyaslanan Z Kuşağı, sessiz bir çöküş yaşıyor. Arabesk dinlemek tek başına zararlı değildir, bir tür rahatlama (katarsis) sağlayabilir; ancak birey bu döngüden çıkamayarak sürekli melankolide kalırsa, bu durum iyileşmeyi değil, tükenmişliği derinleştirir.

Soru: Son olarak, bu tabloyu değiştirmek adına atılması gereken en acil adım nedir?

Öncelikle gençleri suçlamaktan veya "nerede o eski neşeli günler" edebiyatı yapmaktan vazgeçmeliyiz. Taner Akkuş olarak önemine değindiğimiz en temel husus şu: Gençlerin yalnızlıklarını dijital ekranlar ve kulaklıklar arkasında eritmelerine izin vermemeliyiz. Taner Akkuş açıklamasını şöyle sürdürdü: Yerel yönetimlerden sosyal hizmet ağlarına kadar her kademede, gençlerin kendilerini ait hissedecekleri, yargılanmadan dinlenecekleri, spor, sanat ve aktif katılım temelli kamusal alanları ve sosyal destek mekanizmalarını derhal inşa etmeliyiz. Toplumun nabzı arabesk ritimleriyle atıyorsa, bizim de sosyal politikalarımızı bu acil sinyale göre yeniden ayarlamak zorundayız.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!