Turizmde Denetim Krizi: Oteller Mezarlık mı oluyor? “3 Yılda Bir Denetimle Sorumluluk Alamayız”
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın otel denetim aralığını 3 yıla çıkaran genelgesi ile Kartalkaya otel yangını davasında bir denetçiye verilen ağır ceza, sektörde büyük tedirginlik yarattı. GSTC (Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi) denetçisi Mehmet Selver Köprü, yaptığı açıklamada hem yargı kararlarını hem de bakanlığın uygulamalarını eleştirdi.
GSTC denetçisi, bakanlık genelgesi ve Kartalkaya davası sonrası sistemi eleştirdi.
Sürdürülebilirlik Denetçilerinden Uyarı: “Sistem Çökme Noktasına Geldi”
Köprü, denetçilerin bakanlık müfettişi gibi konumlandırılarak ağır sorumluluk altına sokulduğunu, sahadaki emeğin hiçe sayıldığını ve mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını savundu.
Kartalkaya Davası ve “Medya Yargılaması” Eleştirisi
Mehmet Selver Köprü, Kartalkaya’daki otel yangını sonrası bir denetçiye verilen yaklaşık 20 yıllık hapis cezasını açıkça eleştirdi. Kararın bağımsız bir incelemeden ziyade medya baskısı ve kamuoyu algısıyla şekillendiğini öne sürdü.
“Ben Kartalkaya’daki olayın sadece medya yargılaması olduğuna inanıyorum” diyen Köprü, mahkemenin sunulan savunmaları ve denetçilerin yasal sınırlarını yeterince dikkate almadığını savundu. Denetçilerin bakanlık müfettişi veya kolluk kuvveti gibi görülerek cezalandırılmasının hukuken sorunlu olduğunu belirtti:
“Yoksa biz ne bakanlık müfettişiyiz, ne bununla ilgili bir yasal sorumluluğumuz var, ne bir yaptırımımız var. Biz sadece sürdürülebilirlik denetçisiyiz.”
Bu durumun tüm denetçiler üzerinde ciddi bir korku yarattığını ifade eden Köprü, bundan sonra 3 yıllık sorumluluk içeren denetimlere gitmeyeceğini söyledi.
Bakanlığın 3 Yılda Bir Denetim Kararı Tepki Çekti
Köprü’nün en ağır eleştirisi, bakanlığın denetim periyodunu 3 yıla çıkaran genelgesine yöneldi. Daha önce yıllık veya daha sık yapılan denetimlerin birden kesildiğini, sürecin belirsizliğe sürüklendiğini savundu.
“Yönetmeliğe göre gözetim denetimi yapmamız gerekirken, sözle ve maille ‘hayır yapamazsınız’ deniyor. Böyle bir yönetim şekli olamaz” diyen denetçi, resmi yönetmelik ile sahadaki uygulamalar arasında çelişki bulunduğunu öne sürdü.
3 yılda bir denetim kararının sahadaki tüm emekleri boşa çıkardığını belirten Köprü, şu soruyu yöneltti:
“Peki ben üç yıl sonra gittiğimde hangi belgeyi, hangi çalışmayı takip edeceğim? Ortada bir süreklilik kalmıyor.”
Sahadaki Emek ve “Maddiyat” Algısı
Köprü, pandemi sonrası dönemde otellerde sıfır atık belgesi, atık yönetimi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve yasal uyum konularında ciddi ilerleme kaydedildiğini anlattı. Denetçilerin yalnızca kontrol yapmakla kalmayıp danışmanlık da verdiğini, birçok işletmeye yol gösterdiğini söyledi.
Ancak tüm bu çalışmaların bakanlık nezdinde yalnızca maddi bir külfet olarak görüldüğünü iddia etti. “Sahadaki bütün çalışmamız döndü dolaştı sadece bir maddiyata dayandırıldı” ifadelerini kullandı.
Ayrıca denetçilerin müzik lisans belgesi gibi sürdürülebilirlikle ilgisi olmayan evrakları sormaya zorlandığını, adeta “tahsilatçı” konumuna düşürüldüklerini savundu.
Denetçiler Arasında Örgütlenme Sorunu
Köprü, denetçilerin ortak bir ses çıkaramadığını, belgelendirme kuruluşlarının da aynı sorunlardan muzdarip olmasına rağmen resmi itirazda bulunamadığını belirtti. Neden olarak ise muhatap bulamamayı gösterdi:
“Çünkü muhatap bulamıyorsun ki. Hani kime, nereye, hangi sistemde derdini anlatacaksın?”
Bu durumun sistemi kilitleme noktasına getirdiğini ifade eden denetçi, mevcut koşullarda işi bırakmak zorunda kalacaklarını söyledi.
Sistemin Geleceği ve Riskler
Mehmet Selver Köprü, Türkiye’nin dünya turizmindeki güçlü konumuna dikkat çekerek, denetim sistemindeki belirsizliğin ve sorumluluk yükünün sektör için risk oluşturduğunu savundu. Özellikle yangın, iş sağlığı ve güvenlik gibi uzmanlık alanları dışındaki konularda denetçilerin sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“Görmediğim, bilmediğim bir yerin üç yıllık sorumluluğunu üstlenemem” diyen Köprü, bu koşullarda yeni denetim taleplerini kabul etmeyeceğini açıkladı.
Sonuç olarak, hem Kartalkaya davasının yarattığı psikolojik baskı hem de denetim aralığının 3 yıla çıkarılması, sürdürülebilirlik denetçileri arasında ciddi bir güvensizlik ve çekilme eğilimi doğurmuş durumda. Denetçi Mehmet Selver Köprü’nün açıklamaları, sistemdeki yapısal sorunlara dikkat çeken önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
English summary:
GSTC auditor Mehmet Selver Köprü criticized the Ministry’s decision to reduce hotel audits to once every three years and the heavy sentence in the Kartalkaya case, saying auditors cannot accept such liability.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sağlığıyla İlgili Dedikodulara Netlik: Her Şey Yolunda




Son Haberler
Turizmde Denetim Krizi: Oteller Mezarlık mı oluyor? “3 Yılda Bir Denetimle Sorumluluk Alamayız”



