Net Haberler
Net Haberler
Açık
İstanbul · 24°C
Bizi Takip Edin
27 Ağustos 2026 - 09:58

Toplumsal Bir Sözleşme Olarak Misafirperverlik

Araştırmacı Sosyolog Nevin Dursun Keskin: Mardin sokaklarında yürürken bir evin kapısındaki o sade ama sarsıcı yazı duraklatıyor beni:

0 Okunma 0 Paylaşım
Toplumsal Bir Sözleşme Olarak Misafirperverlik

Toplumsal Bir Sözleşme Olarak Misafirperverlik

“Açsan içeri gir, susuzsan kapıyı çal…”
Bu tek cümle, bölge insanının yaşam felsefesini ve sosyolojik dokusunu özetlemeye yetiyor. Buradaki misafirperverlik bir lütuf değil, bir sorumluluktur; coğrafyanın sertliğine karşı insan sıcaklığıyla kurulmuş, yazılı olmayan bir toplumsal sözleşmedir. “Tanrı misafiri” kavramı soyut bir inanç değil, günlük yaşamın doğal bir parçasıdır. Sofra, hiç tanınmayan bir yabancıyla bile tereddütsüz paylaşılır.
Mülkiyetin ve bireyselliğin ön plana çıktığı modern dünyanın aksine; Doğu ve Güneydoğu insanı alanını bir yabancıya açarak kolektif güvenin en somut örneğini sergiler. Sert iklim ve engebeli coğrafya, insanları bireysel izolasyon yerine birlikte var olmaya yöneltmiştir.
Bu coğrafyada ilişkiler mesafe kurallarına değil, doğal bir aidiyet ve kabul esasına dayanır. Büyükşehirlerde yitirilen o bağlar; burada içten bir selamlaşma ve derin sohbetlerle yeniden canlanır. Kapıların ardındaki bu kadim kültür, açlığın da susuzluğun da yalnız yaşanmayacak kadar ortak bir kader olduğunu fısıldar.
Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, o kapıdaki birkaç kelimenin hatırlattığı bu insanlık hâlidir. Çünkü insanı insan yapan, sahip olduklarını ne kadar koruduğu değil; ihtiyaç duyduğunda bir başkasına ne kadar yer açabildiğidir. Mardin’in taş sokaklarında bir kapıya yazılan bu söz, aslında hepimize yöneltilmiş kadim bir çağrıdır: Dünyayı biraz daha yaşanabilir kılmak için bazen büyük sözlere değil, açılacak bir kapıya, paylaşılacak bir sofraya ve “gel” diyebilecek kadar geniş bir yüreğe ihtiyaç vardır.
Araştırmacı Sosyolog  Nevin Dursun Keskin

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!