Seyithan Deliduman: Hukuk ve Güç Arasında Sıkışan Bir Geçit:
Seyithan Deliduman: Hukuk ve Güç Arasında Sıkışan Bir Geçit:
Hürmüz Boğazı, yalnızca coğrafi bir geçit değil; hukuk ile gücün sürekli karşı karşıya geldiği bir sınav alanıdır. Bu dar su yolu, bir yandan uluslararası hukukun açık hükümleriyle güvence altına alınmışken, diğer yandan bölgesel ve küresel güçlerin stratejik hesaplarına sahne olmaktadır.
Uluslararası deniz hukukunun temel metinlerinden biri olan UNCLOS’a göre Hürmüz, kesintisiz geçiş hakkının geçerli olduğu bir boğazdır. Bu durum, boğazın herhangi bir devlet tarafından keyfi şekilde kapatılmasını hukuken tartışmalı hale getirir. Ancak pratikte mesele, yalnızca hukuk normlarıyla sınırlı kalmaz. Özellikle İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında zaman zaman yükselen gerilim, Hürmüz’ü bir “hukuki statü” meselesinden çıkarıp, doğrudan bir “güç mücadelesi” alanına dönüştürmektedir.
Prof.Dr.Seyithan Deliduman | İstanbul
Bu noktada ortaya çıkan gerçeklik şudur: Hukuk, Hürmüz’ün açık kalmasını öngörür; güç ise bunu zaman zaman sorgular. İşte boğazın kırılganlığı tam da bu ikilemden doğar. Zira bir yanda uluslararası düzenin kuralları, diğer yanda bu kuralları zorlayabilecek askeri ve siyasi kapasite bulunmaktadır.
Sonuç olarak Hürmüz, ne tamamen hukukun güvencesinde ne de bütünüyle güç politikalarının insafındadır. Aksine, bu iki dinamik arasında sıkışmış bir geçittir. Ve bu sıkışmışlık, yalnızca bölgesel değil, küresel istikrar açısından da sürekli bir risk üretmektedir.
Asıl soru, bu riskin ne kadar tolere edileceği değil; ne zaman tolere edilemez hale geleceğidir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.