Mehmet Nuri KAYNAR: Babasız İlk Babalar Günümüz

GÜNDEM 21.06.2026 - 09:56, Güncelleme: 21.06.2026 - 09:58
 

Mehmet Nuri KAYNAR: Babasız İlk Babalar Günümüz

Ufka bakıp, uzaklara dalıyor babamı anıyorum. Minnetle, özlemle ve dualarla...
Babasız İlk Babalar Günümüz Dr. Mehmet Nuri KAYNAR "Ateş düştüğü yeri yakar" sözünün nasıl tarifsiz bir duyguyu, ne büyük bir deneyimi, nasıl derin bir acıyı ifade ettiğini babamın vefatından sonra daha iyi anladım. Yıllar önce, babam kadar kıymet verdiğim kayınpederimin vefatı da beni çok etkilemişti. O günlerde yaşadığım üzüntüyü tarif etmekte zorlanmış, sevgili eşimin yaşadığı acıyı onunla ve kayınvalidemle en samimi hissiyatım ile paylaşmaya çalışmıştım. Ancak insan babasız kalınca, babasızlığın ne demek olduğunu ve eşimin yıllardır içinde taşıdığı o burukluğu şimdi daha iyi anlayabiliyorum. Geriye dönüp baktığımda, kayınpederimin vefatında hissettiğim hüznün ne kadar büyük olduğunu hatırlıyorum. Fakat babamı kaybettikten sonra anladım ki, insanın kendi babasının yokluğuyla yüzleşmesi bambaşka bir duyguymuş. Tarif etmesi zor, kabullenmesi daha da zor bir eksiklik... Babası ölünce insan kendini köksüz hissediyor. Sanki yıllardır sırtını dayadığı büyük bir çınar devrilmiş gibi... Yaşın kaç olursa olsun, ne kadar güçlü görünürsen görün, içinde tarif edilmesi zor bir boşluk oluşuyor. Bir süre sonra fark ediyorsun ki sadece bir insanı değil, geçmişinin önemli bir parçasını da kaybetmişsin. Hatıralar silinmiyor belki ama onları birlikte anacağın "Hatırlıyor musun baba?" diye soracağın kişi yanında olmuyor. Hatıralar bir bir sessizliğe karışıyor. Dolu dolu yaşanmış koca bir ömür, sanki hiç yaşanmamış gibi oluyor... Çünkü o koca ömrün öznesi, tanığı aramızda yok. İşte o zaman anlıyorsun ki insan sadece babasını değil, çocukluğunun bir kısmını, gençliğinin bir kısmını ve kendisini "kendi" yapan hikâyenin en önemli kahramanını kaybediyor. Bugün seni arayamayacağım baba... Sesini duyamayacağım, elini öpemeyeceğim. Ama biliyorum ki öğrettiklerin, verdiğin emek, bıraktığın hatıralar hayatımın her anında benimle yaşamaya devam edecek. Senin yokluğunla yaşamaya çalışırken, varlığının kıymetini her geçen gün daha iyi anlıyorum.  Bir evlat için baba; güven, sığınak, rehber ve güç demekmiş.  Baba sen şu an gözlerimin önünde değilsin belki ama sözlerin yolumu aydınlatan altın harflerle beynime kazıdığım yol işaretleri ve sen her zaman kalbimin en güzel yerinde olacaksın. Zormuş!  Hem de çok zor... Ne söylersen söyle, ne kadar güçlü görünmeye çalışırsan çalış, bazı duyguların ifade edilmesinde gerçekten de kelimeler yetersiz kalıyormuş. İnsan, içinde oluşan boşluğu tarif edecek cümleleri bulamıyor. Bu vesileyle anne ve babası hayatta olanlara da içten bir ricam; anne ve babanız hâlâ yanınızdayken daha çok görün, daha çok dokunun, daha çok dinleyin, daha çok konuşun. Telefonla arama sıklığınızı artırın, ziyaret etme planlarınızı ertelemeyin. Çünkü bir gün insan, söyleyemediği sözlerin, sarılamadığı anların ve birlikte geçiremediği zamanların özlemini ve pişmanlığını yüreğinde taşıyor. Aramızda olmayan anne ve babalara, tüm geçmişlerimize rahmet diliyor, hayatta olan anne ve babalara, siz kıymetli dostlarıma sağlık, huzur ve bereketli ömür diliyorum.
Ufka bakıp, uzaklara dalıyor babamı anıyorum. Minnetle, özlemle ve dualarla...

Babasız İlk Babalar Günümüz

Dr. Mehmet Nuri KAYNAR

"Ateş düştüğü yeri yakar" sözünün nasıl tarifsiz bir duyguyu, ne büyük bir deneyimi, nasıl derin bir acıyı ifade ettiğini babamın vefatından sonra daha iyi anladım.

Yıllar önce, babam kadar kıymet verdiğim kayınpederimin vefatı da beni çok etkilemişti. O günlerde yaşadığım üzüntüyü tarif etmekte zorlanmış, sevgili eşimin yaşadığı acıyı onunla ve kayınvalidemle en samimi hissiyatım ile paylaşmaya çalışmıştım. Ancak insan babasız kalınca, babasızlığın ne demek olduğunu ve eşimin yıllardır içinde taşıdığı o burukluğu şimdi daha iyi anlayabiliyorum.

Geriye dönüp baktığımda, kayınpederimin vefatında hissettiğim hüznün ne kadar büyük olduğunu hatırlıyorum. Fakat babamı kaybettikten sonra anladım ki, insanın kendi babasının yokluğuyla yüzleşmesi bambaşka bir duyguymuş. Tarif etmesi zor, kabullenmesi daha da zor bir eksiklik...

Babası ölünce insan kendini köksüz hissediyor.

Sanki yıllardır sırtını dayadığı büyük bir çınar devrilmiş gibi... Yaşın kaç olursa olsun, ne kadar güçlü görünürsen görün, içinde tarif edilmesi zor bir boşluk oluşuyor.

Bir süre sonra fark ediyorsun ki sadece bir insanı değil, geçmişinin önemli bir parçasını da kaybetmişsin. Hatıralar silinmiyor belki ama onları birlikte anacağın "Hatırlıyor musun baba?" diye soracağın kişi yanında olmuyor.

Hatıralar bir bir sessizliğe karışıyor. Dolu dolu yaşanmış koca bir ömür, sanki hiç yaşanmamış gibi oluyor... Çünkü o koca ömrün öznesi, tanığı aramızda yok.

İşte o zaman anlıyorsun ki insan sadece babasını değil, çocukluğunun bir kısmını, gençliğinin bir kısmını ve kendisini "kendi" yapan hikâyenin en önemli kahramanını kaybediyor.

Bugün seni arayamayacağım baba... Sesini duyamayacağım, elini öpemeyeceğim. Ama biliyorum ki öğrettiklerin, verdiğin emek, bıraktığın hatıralar hayatımın her anında benimle yaşamaya devam edecek.

Senin yokluğunla yaşamaya çalışırken, varlığının kıymetini her geçen gün daha iyi anlıyorum. 

Bir evlat için baba; güven, sığınak, rehber ve güç demekmiş. 

Baba sen şu an gözlerimin önünde değilsin belki ama sözlerin yolumu aydınlatan altın harflerle beynime kazıdığım yol işaretleri ve sen her zaman kalbimin en güzel yerinde olacaksın.

Zormuş! 
Hem de çok zor...

Ne söylersen söyle, ne kadar güçlü görünmeye çalışırsan çalış, bazı duyguların ifade edilmesinde gerçekten de kelimeler yetersiz kalıyormuş. İnsan, içinde oluşan boşluğu tarif edecek cümleleri bulamıyor.

Bu vesileyle anne ve babası hayatta olanlara da içten bir ricam; anne ve babanız hâlâ yanınızdayken daha çok görün, daha çok dokunun, daha çok dinleyin, daha çok konuşun. Telefonla arama sıklığınızı artırın, ziyaret etme planlarınızı ertelemeyin.

Çünkü bir gün insan, söyleyemediği sözlerin, sarılamadığı anların ve birlikte geçiremediği zamanların özlemini ve pişmanlığını yüreğinde taşıyor.

Aramızda olmayan anne ve babalara, tüm geçmişlerimize rahmet diliyor, hayatta olan anne ve babalara, siz kıymetli dostlarıma sağlık, huzur ve bereketli ömür diliyorum.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.