Güler DEMİRHAN: Ne Yapıyorsak Tersini Yapalım

DİNİ HABERLER 07.02.2026 - 09:03, Güncelleme: 07.02.2026 - 09:05
 

Güler DEMİRHAN: Ne Yapıyorsak Tersini Yapalım

Çok eskiden beri günbegün haberini aldığımız ve âşinâ olduğumuz bir durum şiddet ve cinayetler.
Rica ediyorum; Ne Yapıyorsak Tam Tersini Yapalım Çocuk katliamları, ayrılmayı kabullenemeyen kocaların katlettiği kadınlar, gecenin bir vakti taksiye aldığı kişi tarafından öldürülen taksiciler,  sebepsizce tekmelenererek öldürülen kediler ve köpekler... Hepsi can yakıcı, hepsi moral bozucu ve kan dondurucu. Toplum olarak neden bu kadar şiddete meyilliyiz, neden bir insan rahatlıkla cana kıyar bunu çok defa sorduk, sorguladık, çareler aradık. Aradığımız çare ve öneriler ya yetersiz kaldı veya ilgili merciler tarafından dikkate alınmadı bile... Şimdi daha farklı bir durumla karşı karşıyayız! Son zamanlarda mevcut katliamlara artı bir durum daha eklendi. Fâiller artık reşit değil. Yani durum çok daha vahim bir hâl aldı. Eskiden, yukarıda saydığımız katliamları yapanlar, sadece yetişkin insanlardı.  Bunların arasında çocuk katil ya yoktu veya çok nadir karşılaşılan bir vak'a idi. Bizler, bu durumun son bulması için kafa patlatır, çareler ararken bir de bakıyoruz ki vehâmet daha da derinleşiyor! Bir şeyler tersine gidiyor ve insanlar -daha küçük yaşlarda, çocuk denecek yaşta- gözünü kırpmadan cana kıyabiliyor. Rica ediyorum ne yapıyorsak, artık tam tersini yapalım! Belli ki çıkmaz sokaktayız. Tepeden tırnağa tam tersi olmalı! Ebeveynler son yıllarda çocuklarını hangi telkinlerle yetiştiriyorlarsa onu değiştirmeli, ne izletiyorsa onları izletmemeli, ellerindeki tablet ve telefondaki oyunları hemen farklılarıyla değiştirmeli. İrâde ve sabır eğitimi, başka bir canın da kendi canın kadar kutsal olduğu, her istediğinin anında yerine gelemeyeceğini, konuşma ve diyaloğun önemini öğrenmeli çocuklar.  Bu gerçekler önce, anne baba tarafından belletilmeli mâsum yavrulara. Çocuk kendisinin bir kral, prens ya da prenses olmadığını sadece bir insan olduğunu, bilmeli ve insanca yaşamayı öğrenmeli. Okullarda şimdiye kadar alınan önlemler yetersiz kalıyor ki şiddet daha da büyüyor, daha farklı ve etkili yöntemlere yönelmemiz gerekiyor. Ama bunun için velilerin, öğretmenleri biraz rahat bırakması gerekiyor ki öğretmenler öğrencileri benimseyip rahatlıkla görevini yapabilsin, öğrencileri üzerinde etkin olsun. TV ekranları tam bir fâcia; her zaman alıcısı olan mafya dizileri ve mafyayı meşrû gösteren yapımlar ön planda. 'Seyrediliyor ki yapıyoruz, biz bu işten iyi para kazanıyoruz.' diyenlerin gün gelir attığı tohumlar canını yakar. Gün gelir oğlu kızı, bir mafya özentisi yaşıtı tarafından bıçaklanır ya da kendi evladı (Allah muhafaza etsin) çeker anasını babasını vurur. Durum çok vahim yerlere ulaştı, uyanalım artık! İşin yargı ve yasalar boyutu ayrı bir fâcia. Yasaların mevcut durumlara göre yeniden etkin bir şekilde dizayn edilmesi ve caydırıcı hâle gelmesi şart. Yasalar ağır olmalı ki eğitilse bile, eğitime direnen zihinler, eğitimden nasibini almıyorsa yasalardan korkup çekinsin. Bir cana kıymadan önce bir daha düşünsün. Düzgün yetişmiş terbiyeli, efendi gençlerin, çocukların hayatını söndüremesin. Özetle toplum olarak hepimize görev düşüyor. Amca olarak, teyze olarak, komşu olarak veya sokakta yürüyen herhangi biri olarak, TV karşısında izleyici olarak, hukukçu olarak, öğretmen olarak her ne ve kim isek o olarak... Topyekûn daha duyarlı ve daha bilinçli olmalıyız ki hepimiz güvende olalım. Aksi takdirde, mevcut durum devam eder ve kendi canavarlarımızı kendimiz, yetiştirmeye devam eder dururuz!..
Çok eskiden beri günbegün haberini aldığımız ve âşinâ olduğumuz bir durum şiddet ve cinayetler.

Rica ediyorum; Ne Yapıyorsak Tam Tersini Yapalım

Çocuk katliamları, ayrılmayı kabullenemeyen kocaların katlettiği kadınlar, gecenin bir vakti taksiye aldığı kişi tarafından öldürülen taksiciler,  sebepsizce tekmelenererek öldürülen kediler ve köpekler...

Hepsi can yakıcı, hepsi moral bozucu ve kan dondurucu.

Toplum olarak neden bu kadar şiddete meyilliyiz, neden bir insan rahatlıkla cana kıyar bunu çok defa sorduk, sorguladık, çareler aradık.

Aradığımız çare ve öneriler ya yetersiz kaldı veya ilgili merciler tarafından dikkate alınmadı bile...

Şimdi daha farklı bir durumla karşı karşıyayız!

Son zamanlarda mevcut katliamlara artı bir durum daha eklendi.

Fâiller artık reşit değil.

Yani durum çok daha vahim bir hâl aldı.

Eskiden, yukarıda saydığımız katliamları yapanlar, sadece yetişkin insanlardı.

 Bunların arasında çocuk katil ya yoktu veya çok nadir karşılaşılan bir vak'a idi.

Bizler, bu durumun son bulması için kafa patlatır, çareler ararken bir de bakıyoruz ki vehâmet daha da derinleşiyor!

Bir şeyler tersine gidiyor ve insanlar -daha küçük yaşlarda, çocuk denecek yaşta- gözünü kırpmadan cana kıyabiliyor.

Rica ediyorum ne yapıyorsak, artık tam tersini yapalım!

Belli ki çıkmaz sokaktayız.

Tepeden tırnağa tam tersi olmalı!

Ebeveynler son yıllarda çocuklarını hangi telkinlerle yetiştiriyorlarsa onu değiştirmeli, ne izletiyorsa onları izletmemeli, ellerindeki tablet ve telefondaki oyunları hemen farklılarıyla değiştirmeli.

İrâde ve sabır eğitimi, başka bir canın da kendi canın kadar kutsal olduğu, her istediğinin anında yerine gelemeyeceğini, konuşma ve diyaloğun önemini öğrenmeli çocuklar. 
Bu gerçekler önce, anne baba tarafından belletilmeli mâsum yavrulara.

Çocuk kendisinin bir kral, prens ya da prenses olmadığını sadece bir insan olduğunu, bilmeli ve insanca yaşamayı öğrenmeli.

Okullarda şimdiye kadar alınan önlemler yetersiz kalıyor ki şiddet daha da büyüyor, daha farklı ve etkili yöntemlere yönelmemiz gerekiyor.
Ama bunun için velilerin, öğretmenleri biraz rahat bırakması gerekiyor ki öğretmenler öğrencileri benimseyip rahatlıkla görevini yapabilsin, öğrencileri üzerinde etkin olsun.

TV ekranları tam bir fâcia; her zaman alıcısı olan mafya dizileri ve mafyayı meşrû gösteren yapımlar ön planda.

'Seyrediliyor ki yapıyoruz, biz bu işten iyi para kazanıyoruz.' diyenlerin gün gelir attığı tohumlar canını yakar.

Gün gelir oğlu kızı, bir mafya özentisi yaşıtı tarafından bıçaklanır ya da kendi evladı (Allah muhafaza etsin) çeker anasını babasını vurur.

Durum çok vahim yerlere ulaştı, uyanalım artık!

İşin yargı ve yasalar boyutu ayrı bir fâcia.

Yasaların mevcut durumlara göre yeniden etkin bir şekilde dizayn edilmesi ve caydırıcı hâle gelmesi şart.

Yasalar ağır olmalı ki eğitilse bile, eğitime direnen zihinler, eğitimden nasibini almıyorsa yasalardan korkup çekinsin. Bir cana kıymadan önce bir daha düşünsün.

Düzgün yetişmiş terbiyeli, efendi gençlerin, çocukların hayatını söndüremesin.

Özetle toplum olarak hepimize görev düşüyor.
Amca olarak, teyze olarak, komşu olarak veya sokakta yürüyen herhangi biri olarak, TV karşısında izleyici olarak, hukukçu olarak, öğretmen olarak her ne ve kim isek o olarak...
Topyekûn daha duyarlı ve daha bilinçli olmalıyız ki hepimiz güvende olalım.

Aksi takdirde, mevcut durum devam eder ve kendi canavarlarımızı kendimiz, yetiştirmeye devam eder dururuz!..

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.