GÖRÜNMEYEN GÜÇ

GÜNDEM 23.01.2026 - 10:11, Güncelleme: 23.01.2026 - 10:11
 

GÖRÜNMEYEN GÜÇ

Okan ÇETİNDAĞ; “Yapay Zekâ Silah Sanatında Nereye Geldi?” dedi.
GÖRÜNMEYEN GÜÇ Yapay Zekâ Silah Sanatında Nereye Geldi? Savaş artık cephede değil, veri merkezlerinde kazanılıyor. Tankların yerini algoritmalar, askerlerin yerini kodlar alıyor. Yeni çağın silahı mermi değil: yapay zekâ. Savaş, tarih boyunca insan gücü, silah teknolojisi ve stratejiyle şekillendi. Ancak bugün bu denklemin merkezine yeni ve görünmeyen bir aktör yerleşmiş durumda: yapay zekâ. Modern savaşlar artık yalnızca sınır hatlarında değil; sunucuların bulunduğu veri merkezlerinde, algoritmaların satır aralarında yürütülüyor. Uzmanlara göre küresel güç mücadelesi, nükleer başlıklardan çok yapay zekâ üstünlüğü üzerinden şekilleniyor. Kim daha hızlı hesaplıyor, kim daha doğru tahmin ediyor ve kim insanı devreden çıkarabiliyorsa; savaşın kaderi de onun lehine dönüyor. Amerika Birleşik Devletleri: Algoritmik Savaş Doktrini ABD, yapay zekâyı savunma sanayisinin merkezine yerleştirmiş durumda. Geliştirilen sistemler; hedef tespiti, önceliklendirme ve senaryo analizini büyük ölçüde insan müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. İnsansız hava araçları artık yalnızca uzaktan kumandayla yönetilmiyor. Öğrenen, çevre koşullarına uyum sağlayan ve bağımsız karar verebilen yapılar hâline geliyor. Yapay zekâ destekli savunma yazılımları ise saniyeler içinde binlerce olasılığı hesaplayarak en düşük kayıplı senaryoyu üretiyor. ABD’nin yeni doktrini net: “Savaşı önce bilgisayarda kazan, sahada kayıp verme.” Çin: Sessiz Ama Hızlı İlerleyiş Bu yarışın en sessiz fakat en iddialı aktörlerinden biri Çin. Yapay zekâ destekli sürü dronlar, tek bir merkezden komut almıyor; kendi aralarında haberleşerek hedef belirleyip görev paylaşımı yapabiliyor. Yüz tanıma, davranış analizi ve büyük veri sistemleri askeri altyapıyla entegre edilmiş durumda. Çin’in stratejisi, insan faktörünü minimuma indirerek tam otomatik bir savaş mimarisi kurmak. Askerî analistlere göre Çin, “ilk ateşi açmadan” savaşı kazanabilecek dijital üstünlüğün peşinde. Rusya: Otonom Silahlar ve Elektronik Harp Rusya, yapay zekâ yatırımlarını özellikle elektronik harp ve otonom sistemler üzerinde yoğunlaştırıyor. Yapay zekâ destekli teknolojiler, düşman radarlarını yanıltabiliyor; otonom kara ve deniz araçları keşif, gözetleme ve sabotaj görevlerinde aktif rol alıyor. Siber saldırılar da klasik hacker anlayışının ötesine geçmiş durumda. Öğrenen, adapte olan ve karşı hamle geliştiren yapay zekâ tabanlı saldırılar, yeni dönemin en etkili silahları arasında gösteriliyor. Rusya’nın yaklaşımı ise oldukça net: “İnsanı riske atma, makineyi öne sür.” Diğer Ülkeler Hangi Alana Odaklanıyor? Avrupa ülkeleri ile Japonya ve Güney Kore gibi teknoloji merkezleri, daha çok savunma eksenli yapay zekâ projelerine yöneliyor:     •    Erken uyarı sistemleri     •    Füze savunma algoritmaları     •    Otonom siber güvenlik yazılımları     •    Kritik altyapı koruma sistemleri NATO ülkeleri, “öldürücü otonom silahlar” konusunda etik tartışmalar yürütse de geliştirme yarışından geri durmuyor. Savaşın Yeni Sanatı: Kod Modern savaş alanlarında artık sadece askerler yok. Yazılımcılar, veri mühendisleri ve algoritma uzmanları da cephede. Bugün bir satır kod, bir mermi kadar etkili olabiliyor. Yanlış yazılmış bir algoritma yanlış hedefi vurabilir. Doğru çalışan bir yapay zekâ ise savaşın seyrini tamamen değiştirebilir. ⸻ Sonuç: İnsan Devre Dışı mı Kalıyor? Uzmanların ortak görüşü şu: Yapay zekâ insanı tamamen dışlamıyor; ancak karar mekanizmalarındaki ağırlığını ciddi biçimde azaltıyor. Geleceğin savaşları:     •    Daha az asker,     •    Daha fazla makine,     •    Daha görünmez cepheler üzerinden yürütülecek. Ve belki de yeni çağın en kritik sorusu şu olacak: Savaşı kazanan mı daha güçlü, yoksa sistemi kontrol eden mi?
Okan ÇETİNDAĞ; “Yapay Zekâ Silah Sanatında Nereye Geldi?” dedi.

GÖRÜNMEYEN GÜÇ

Yapay Zekâ Silah Sanatında Nereye Geldi?

Savaş artık cephede değil, veri merkezlerinde kazanılıyor.
Tankların yerini algoritmalar, askerlerin yerini kodlar alıyor.
Yeni çağın silahı mermi değil: yapay zekâ.

Savaş, tarih boyunca insan gücü, silah teknolojisi ve stratejiyle şekillendi. Ancak bugün bu denklemin merkezine yeni ve görünmeyen bir aktör yerleşmiş durumda: yapay zekâ. Modern savaşlar artık yalnızca sınır hatlarında değil; sunucuların bulunduğu veri merkezlerinde, algoritmaların satır aralarında yürütülüyor.

Uzmanlara göre küresel güç mücadelesi, nükleer başlıklardan çok yapay zekâ üstünlüğü üzerinden şekilleniyor. Kim daha hızlı hesaplıyor, kim daha doğru tahmin ediyor ve kim insanı devreden çıkarabiliyorsa; savaşın kaderi de onun lehine dönüyor.

Amerika Birleşik Devletleri: Algoritmik Savaş Doktrini

ABD, yapay zekâyı savunma sanayisinin merkezine yerleştirmiş durumda. Geliştirilen sistemler; hedef tespiti, önceliklendirme ve senaryo analizini büyük ölçüde insan müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor.

İnsansız hava araçları artık yalnızca uzaktan kumandayla yönetilmiyor. Öğrenen, çevre koşullarına uyum sağlayan ve bağımsız karar verebilen yapılar hâline geliyor. Yapay zekâ destekli savunma yazılımları ise saniyeler içinde binlerce olasılığı hesaplayarak en düşük kayıplı senaryoyu üretiyor.

ABD’nin yeni doktrini net:
“Savaşı önce bilgisayarda kazan, sahada kayıp verme.”

Çin: Sessiz Ama Hızlı İlerleyiş

Bu yarışın en sessiz fakat en iddialı aktörlerinden biri Çin. Yapay zekâ destekli sürü dronlar, tek bir merkezden komut almıyor; kendi aralarında haberleşerek hedef belirleyip görev paylaşımı yapabiliyor.

Yüz tanıma, davranış analizi ve büyük veri sistemleri askeri altyapıyla entegre edilmiş durumda. Çin’in stratejisi, insan faktörünü minimuma indirerek tam otomatik bir savaş mimarisi kurmak.

Askerî analistlere göre Çin, “ilk ateşi açmadan” savaşı kazanabilecek dijital üstünlüğün peşinde.

Rusya: Otonom Silahlar ve Elektronik Harp

Rusya, yapay zekâ yatırımlarını özellikle elektronik harp ve otonom sistemler üzerinde yoğunlaştırıyor. Yapay zekâ destekli teknolojiler, düşman radarlarını yanıltabiliyor; otonom kara ve deniz araçları keşif, gözetleme ve sabotaj görevlerinde aktif rol alıyor.

Siber saldırılar da klasik hacker anlayışının ötesine geçmiş durumda. Öğrenen, adapte olan ve karşı hamle geliştiren yapay zekâ tabanlı saldırılar, yeni dönemin en etkili silahları arasında gösteriliyor.

Rusya’nın yaklaşımı ise oldukça net:
“İnsanı riske atma, makineyi öne sür.”

Diğer Ülkeler Hangi Alana Odaklanıyor?

Avrupa ülkeleri ile Japonya ve Güney Kore gibi teknoloji merkezleri, daha çok savunma eksenli yapay zekâ projelerine yöneliyor:
    •    Erken uyarı sistemleri
    •    Füze savunma algoritmaları
    •    Otonom siber güvenlik yazılımları
    •    Kritik altyapı koruma sistemleri

NATO ülkeleri, “öldürücü otonom silahlar” konusunda etik tartışmalar yürütse de geliştirme yarışından geri durmuyor.

Savaşın Yeni Sanatı: Kod

Modern savaş alanlarında artık sadece askerler yok.
Yazılımcılar, veri mühendisleri ve algoritma uzmanları da cephede.

Bugün bir satır kod, bir mermi kadar etkili olabiliyor.
Yanlış yazılmış bir algoritma yanlış hedefi vurabilir.
Doğru çalışan bir yapay zekâ ise savaşın seyrini tamamen değiştirebilir.

Sonuç: İnsan Devre Dışı mı Kalıyor?

Uzmanların ortak görüşü şu:
Yapay zekâ insanı tamamen dışlamıyor; ancak karar mekanizmalarındaki ağırlığını ciddi biçimde azaltıyor.

Geleceğin savaşları:
    •    Daha az asker,
    •    Daha fazla makine,
    •    Daha görünmez cepheler

üzerinden yürütülecek.

Ve belki de yeni çağın en kritik sorusu şu olacak:

Savaşı kazanan mı daha güçlü,
yoksa sistemi kontrol eden mi?

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ömer Vecdi Tatlıdede
(23.01.2026 10:54 - #954)
Okan Çetindağ’ın bu çarpıcı tespiti, askeri doktrinlerdeki "Paradigma Değişimi"ni (yöntem değişikliğini) çok net bir şekilde özetliyor… Okan Bey, savaşın doğasındaki o büyük dönüşümü çok keskin bir dille ifade etmişsiniz. Eskiden orduların gücü 'çelik' ve 'insan sayısı' ile ölçülürken, bugün 'işlemci gücü' ve 'veri analitiği' ile ölçülüyor. 'Mermi değil, yapay zekâ' vurgunuz, aslında kinetik enerjinin yerini dijital zekânın aldığının kanıtı. Artık hedefi vuran değil, hedefi henüz oluşmadan sezen ve etkisiz hale getiren algoritmaların hüküm sürdüğü bir çağdayız. Kaleminize sağlık… Harika bir analiz. Eskiden 'Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır' denirdi; Okan Çetindağ’ın bu yazısı bize gösteriyor ki; 'Savaş artık kodların ve verilerin sessiz düellosudur.' Tankın palet sesinden ziyade sunucuların fan sesinin zaferi belirlediği bir döneme girdik. Savaşın fiziksel sahadan çıkıp, bitler ve baytlar arasına taşınması, insanlık tarihinin en büyük stratejik kırılmasıdır… Savaş sanatında 'kas gücünden akıl gücüne' geçişin en net özeti bu olsa gerek. Veri merkezlerini yeni cepheler, algoritmaları ise yeni nesil komutanlar olarak tanımlamanız ufuk açıcı. Okan Çetindağ’ın da belirttiği gibi; artık en hızlı koşan değil, en hızlı öğrenen ve veriyi en iyi işleyen kazanıyor. Çok kıymetli bir perspektif… Sevgi Ve Saygılarımla, Ömer Vecdi Tatlıdede
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.