Gerçekler ortaya böyle çıkar mı?
Gerçekler ortaya böyle çıkar mı?
Okan Çetindağ Yazdı: DOSYALAR KARIŞTIRILINCA GERÇEK ORTAYA ÇIKMIYOR
Son günlerde sıkça aynı cümlede duyuyoruz: Epstein ve Yenidoğan Çetesi.
Yan yana getiriliyor, alt alta yazılıyor, hatta aynı karenin içine yerleştiriliyor.
Peki gerçekten bir bağ var mı, yoksa biz yine algıyla gerçeği mi karıştırıyoruz?
ABD merkezli Jeffrey Epstein dosyası, küresel ölçekte yürüyen, cinsel istismar ve insan ticareti iddialarıyla anılan, uluslararası boyutlu bir skandal. Uçuş kayıtları, tanık ifadeleri, mahkeme belgeleri… Dosya yıllardır dünyanın gözü önünde, açık ya da yarı açık belgelerle tartışılıyor.
Türkiye’deki “Yenidoğan Çetesi” soruşturması ise bambaşka bir yerde duruyor.
Yerel, sınırlı, sağlık sistemi içindeki boşluklardan faydalanıldığı iddia edilen bir yapı… Yenidoğan bebekler üzerinden yürütülen yasa dışı evlat edinme ve kaçakçılık iddiaları var. Dosya gizli, süreç yargının denetiminde ve henüz sonuçlanmış değil.
İki dosyanın ortak noktası ne?
Sadece ve sadece çocukların mağdur olması.
Bu çok ağır bir ortaklık ama hukuki bir bağ değil.
Ne coğrafya aynı, ne yöntem, ne yapı, ne de finansal ağlar.
Buna rağmen neden aynı terazinin iki kefesine konuluyorlar?
Çünkü büyük skandallar küçük dosyaların üstünü örtmek için kullanışlıdır.
Çünkü “küresel karanlık” anlatısı, yerel sorumlulukları flu hale getirir.
Çünkü dosyalar karıştıkça, sorular da dağılıyor.
Oysa doğru soru şu olmalı:
“Bu iki dosya bağlı mı?” değil,
“Her biri neden kendi başına sonuna kadar aydınlatılmıyor?”
Epstein dosyasında küresel güç dengeleri devreye girdi.
Yenidoğan dosyasında ise yerel ihmaller, suskunluklar ve bürokratik duvarlar…
Sorun bağ değil; sorun cesaret.
Bir dosyayı büyütüp diğerini onun gölgesine saklamak, adalet üretmez.
Gerçek adalet, her dosyanın kendi deliliyle, kendi sorumlularıyla yüzleşmesidir.
Algılarla değil, dosyalarla konuşalım.
Yan yana koyarak değil, üzerine giderek.
Okan Çetindağ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.