Gerçekler ortaya böyle çıkar mı?

DİNİ HABERLER 02.02.2026 - 12:11, Güncelleme: 02.02.2026 - 12:11
 

Gerçekler ortaya böyle çıkar mı?

Okan Çetindağ Yazdı: DOSYALAR KARIŞTIRILINCA GERÇEK ORTAYA ÇIKMIYOR
Son günlerde sıkça aynı cümlede duyuyoruz: Epstein ve Yenidoğan Çetesi. Yan yana getiriliyor, alt alta yazılıyor, hatta aynı karenin içine yerleştiriliyor. Peki gerçekten bir bağ var mı, yoksa biz yine algıyla gerçeği mi karıştırıyoruz? ABD merkezli Jeffrey Epstein dosyası, küresel ölçekte yürüyen, cinsel istismar ve insan ticareti iddialarıyla anılan, uluslararası boyutlu bir skandal. Uçuş kayıtları, tanık ifadeleri, mahkeme belgeleri… Dosya yıllardır dünyanın gözü önünde, açık ya da yarı açık belgelerle tartışılıyor. Türkiye’deki “Yenidoğan Çetesi” soruşturması ise bambaşka bir yerde duruyor. Yerel, sınırlı, sağlık sistemi içindeki boşluklardan faydalanıldığı iddia edilen bir yapı… Yenidoğan bebekler üzerinden yürütülen yasa dışı evlat edinme ve kaçakçılık iddiaları var. Dosya gizli, süreç yargının denetiminde ve henüz sonuçlanmış değil. İki dosyanın ortak noktası ne? Sadece ve sadece çocukların mağdur olması. Bu çok ağır bir ortaklık ama hukuki bir bağ değil. Ne coğrafya aynı, ne yöntem, ne yapı, ne de finansal ağlar. Buna rağmen neden aynı terazinin iki kefesine konuluyorlar? Çünkü büyük skandallar küçük dosyaların üstünü örtmek için kullanışlıdır. Çünkü “küresel karanlık” anlatısı, yerel sorumlulukları flu hale getirir. Çünkü dosyalar karıştıkça, sorular da dağılıyor. Oysa doğru soru şu olmalı: “Bu iki dosya bağlı mı?” değil, “Her biri neden kendi başına sonuna kadar aydınlatılmıyor?” Epstein dosyasında küresel güç dengeleri devreye girdi. Yenidoğan dosyasında ise yerel ihmaller, suskunluklar ve bürokratik duvarlar… Sorun bağ değil; sorun cesaret. Bir dosyayı büyütüp diğerini onun gölgesine saklamak, adalet üretmez. Gerçek adalet, her dosyanın kendi deliliyle, kendi sorumlularıyla yüzleşmesidir. Algılarla değil, dosyalarla konuşalım. Yan yana koyarak değil, üzerine giderek. Okan Çetindağ
Okan Çetindağ Yazdı: DOSYALAR KARIŞTIRILINCA GERÇEK ORTAYA ÇIKMIYOR

Son günlerde sıkça aynı cümlede duyuyoruz: Epstein ve Yenidoğan Çetesi.

Yan yana getiriliyor, alt alta yazılıyor, hatta aynı karenin içine yerleştiriliyor.
Peki gerçekten bir bağ var mı, yoksa biz yine algıyla gerçeği mi karıştırıyoruz?

ABD merkezli Jeffrey Epstein dosyası, küresel ölçekte yürüyen, cinsel istismar ve insan ticareti iddialarıyla anılan, uluslararası boyutlu bir skandal. Uçuş kayıtları, tanık ifadeleri, mahkeme belgeleri… Dosya yıllardır dünyanın gözü önünde, açık ya da yarı açık belgelerle tartışılıyor.

Türkiye’deki “Yenidoğan Çetesi” soruşturması ise bambaşka bir yerde duruyor.
Yerel, sınırlı, sağlık sistemi içindeki boşluklardan faydalanıldığı iddia edilen bir yapı… Yenidoğan bebekler üzerinden yürütülen yasa dışı evlat edinme ve kaçakçılık iddiaları var. Dosya gizli, süreç yargının denetiminde ve henüz sonuçlanmış değil.

İki dosyanın ortak noktası ne?
Sadece ve sadece çocukların mağdur olması.

Bu çok ağır bir ortaklık ama hukuki bir bağ değil.
Ne coğrafya aynı, ne yöntem, ne yapı, ne de finansal ağlar.

Buna rağmen neden aynı terazinin iki kefesine konuluyorlar?

Çünkü büyük skandallar küçük dosyaların üstünü örtmek için kullanışlıdır.
Çünkü “küresel karanlık” anlatısı, yerel sorumlulukları flu hale getirir.
Çünkü dosyalar karıştıkça, sorular da dağılıyor.

Oysa doğru soru şu olmalı:
“Bu iki dosya bağlı mı?” değil,
“Her biri neden kendi başına sonuna kadar aydınlatılmıyor?”

Epstein dosyasında küresel güç dengeleri devreye girdi.
Yenidoğan dosyasında ise yerel ihmaller, suskunluklar ve bürokratik duvarlar…

Sorun bağ değil; sorun cesaret.

Bir dosyayı büyütüp diğerini onun gölgesine saklamak, adalet üretmez.
Gerçek adalet, her dosyanın kendi deliliyle, kendi sorumlularıyla yüzleşmesidir.

Algılarla değil, dosyalarla konuşalım.
Yan yana koyarak değil, üzerine giderek.


Okan Çetindağ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ömer Vecdi Tatlıdede
(02.02.2026 12:42 - #973)
Harika bir tespit. Toplumsal infial yaratan olayları 'küresel komplo' sosuna bulamak, maalesef yereldeki sorumluların ve sistem açıklarının gözden kaçmasına neden oluyor. Epstein ve Yenidoğan vakalarını aynı potada eritmek, her iki dosyanın kendine has dehşetini ve somut faillerini gölgelemekten başka bir işe yaramaz. Adalet, dosyaları birbirine bağlayarak değil, her birinin üzerine ayrı kararlılıkla giderek tecelli eder. Kaleminize sağlık… Dosyaları karıştırmak, sadece gerçeği değil, sorumluluğu da bulanıklaştırıyor. Okan Çetindağ’ın dediği gibi; sorun bu iki olay arasındaki hayali bağlar değil, her iki dosyanın da kendi gerçekliğiyle sonuna kadar aydınlatılmasındaki cesaret eksikliğidir. Algıların ötesine geçip somut delillere ve yerel sorumluluklara odaklanmamız şart… Yenidoğan Çetesi gibi çok somut ve sistemik bir sorunu, Epstein gibi devasa bir küresel skandalla eşleştirip 'üst akıl' tartışmalarına boğmak, aslında yerel ihmallerin üzerini örtmektir. Yazarın da vurguladığı gibi; adalet kıyas kabul etmez, her dosya kendi delilleriyle konuşmalıdır. Gerçekleri karmaşık teorilerde değil, apaçık duran dosyalarda aramalıyız… Sevgi Ve Saygılarımla, Ömer Vecdi Tatlıdede
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.