Bebek Otel Soruşturması İmamoğlu’na uzanır mı?

POLİTİKA 18.01.2026 - 20:02, Güncelleme: 18.01.2026 - 20:02
 

Bebek Otel Soruşturması İmamoğlu’na uzanır mı?

Boğaz’ın Baronları, CHP’nin "Yeni" Günahları ve Parmaklıklar Ardındaki "Büyük Ortak"
  Türkiye günlerdir bir illüzyonu izliyor. Ekranlarda, meydanlarda, parti binalarında koparılan "mağduriyet" yaygarası, kulakları sağır edercesine büyütülüyor. "Ekrem İmamoğlu tutuklandı, milli irade gasp edildi" sloganları, aslında çok daha büyük, çok daha kirli ve uluslararası bir "gasp"ın üzerini örtmek için atılıyor olmasın? Biz "hukuk" tartışırken, İstanbul’un kalbi Bebek’te, küresel istihbarat ağlarından sapkın tarikatlara uzanan bir "mülkiyet ve nüfuz devri" sessiz sedasız tamamlandı.  Kamuoyu adına, milletin hakkını korumak adına sorulması gerekenleri kimse sormuyor. O halde, "Yeni CHP"nin ve onun tutuklu "kahramanının" yüzüne karşı biz soralım. Soruşturma dosyasını, savcılar değil, vicdanlar adına açıyoruz. Küresel Ahtapotun Kolları ve Cevapsız Sorular Bebek Otel... İstanbul sosyetesinin vitrini. Ancak görünen o ki, vitrinin arkasında Türkiye’nin ulusal güvenliğini bile ilgilendirebilecek karanlık bir ağ örülmüş. Muhataplarına, kamuoyu adına şu can alıcı soruları yöneltiyoruz:  * Tom Barrack Bağlantısı: Trump’ın finansörü, Ortadoğu’nun karanlık kutusu ve "yabancı bir devlet adına casusluk" suçlamasıyla ABD’de yargılanmış Tom Barrack ile nasıl bir bağlantı kurdunuz? İstanbul’un en değerli mülkünde, küresel bir istihbarat aparatının gölgesi mi var?  * Oktar Örgütü İzi: Türkiye’nin en tehlikeli suç şebekelerinden Adnan Oktar grubuyla geçmişte veya bugün bir bağınız oldu mu? Bu mülklerin el değiştirmesinde, örgütsel bir sermaye veya şantaj ağı devreye girdi mi?  * Kaynağı Belirsiz Sermaye: Bir otelcilik başarısı masalını geçelim. Bebek Otel’e sahip olacak bu devasa parayı nasıl, hangi ilişkilerle buldunuz? Acun Ilıcalı ile olan "yakın dostluğunuz" ve ticari ortaklıklarınız, bu para trafiğinin neresinde duruyor? Bu sorular, basit ticari sırlar değildir. Bu soruların cevabı, Türkiye’nin başkenti Ankara’da değil, Washington ve Pensilvanya hattında gizli olabilir. En Büyük Günahkar: Ekrem İmamoğlu İşte tam bu noktada, "mağdur" postuna bürünen Ekrem İmamoğlu, bu hikayenin en büyük sorumlusu, en büyük günahkarıdır. Neden mi? Çünkü İstanbul’u "rantçıların elinden kurtardık" diyerek göreve gelen, "şeffaflık" nutukları atan İmamoğlu; burnunun dibindeki bu küresel operasyona sadece seyirci kalmamış, sessizliğiyle onay makamı olmuştur. İmamoğlu belediye başkanıyken; Bebek’teki bu işletmelerin ruhsatları, imar durumları, denetimleri kimin elindeydi? İBB’nin. Tom Barrack gibi şaibeli küresel isimlerin Boğaz’a çökmesine ses çıkarmayan, Adnan Oktar gölgeli sermaye hareketlerine "dur" demeyen bir belediye başkanı, bugün hapiste olsa ne yazar, dışarıda olsa ne yazar? İmamoğlu’nun "değişim" dediği şey, meğerse sermayenin el değiştirmesinden, rantiye sınıfının "yeşil"den "beyaz"a dönmesinden ibaretmiş. İmamoğlu, İstanbul halkının kendisine emanet ettiği şehri, küresel baronlara ve onların yerli işbirlikçilerine peşkeş çeken sistemin suskun ortağıdır.  Tutukluluğu, belki de bu büyük günahların bedelidir; kim bilir? "Yeni CHP"nin Ortaklığı Peki ya "Yeni CHP" yönetimi? Onlar ne yapıyor? Bu karanlık ilişkileri sorgulamak, İstanbul’un hakkını savunmak yerine; bu ilişkilerin hamiliğini yapan İmamoğlu’nu "kahramanlaştırma" peşindeler.  Özgür Özel ve ekibi, Bebek Otel’deki bu kirli ağın üzerine gitmek yerine, o ağın korunmasına göz yuman zihniyeti "Cumhurbaşkanı adayı" diye pazarlıyor. Bu suskunluk, suç ortaklığının itirafıdır. Görünen o ki; "Yeni CHP", halkın partisi değil, küresel sermayenin ve Boğaz’daki baronların yeni siyasi limanı olmuştur. Maskeler Düştü Kamuoyu artık gerçeği görmelidir. Ortada bir mağduriyet değil, bir ihanet vardır. İstanbul’un en değerli köşeleri, karanlık ilişkilere sahip figürlere teslim edilirken; İmamoğlu yönetimi "üç maymunu" oynamıştır. Bugün İmamoğlu hapisteyse, bu sadece siyasi bir dava değil; belki de İstanbul’a karşı işlenen bu "kent suçlarının" ilahi adaletidir.  Tarih, onu bir kahraman olarak değil; Boğaz’ı baronlara teslim eden, küresel ağlara boyun eğen ve "her şey çok güzel olacak" yalanıyla halkı uyutan en büyük sorumlu olarak yazacaktır. Biz sorduk, tarih not etti. Bakalım bu kirli sessizliği kim bozacak? Av.Tarcan ÜLÜK
Boğaz’ın Baronları, CHP’nin "Yeni" Günahları ve Parmaklıklar Ardındaki "Büyük Ortak"

 

Türkiye günlerdir bir illüzyonu izliyor. Ekranlarda, meydanlarda, parti binalarında koparılan "mağduriyet" yaygarası, kulakları sağır edercesine büyütülüyor. "Ekrem İmamoğlu tutuklandı, milli irade gasp edildi" sloganları, aslında çok daha büyük, çok daha kirli ve uluslararası bir "gasp"ın üzerini örtmek için atılıyor olmasın?

Biz "hukuk" tartışırken, İstanbul’un kalbi Bebek’te, küresel istihbarat ağlarından sapkın tarikatlara uzanan bir "mülkiyet ve nüfuz devri" sessiz sedasız tamamlandı. 

Kamuoyu adına, milletin hakkını korumak adına sorulması gerekenleri kimse sormuyor. O halde, "Yeni CHP"nin ve onun tutuklu "kahramanının" yüzüne karşı biz soralım.

Soruşturma dosyasını, savcılar değil, vicdanlar adına açıyoruz.

Küresel Ahtapotun Kolları ve Cevapsız Sorular

Bebek Otel... İstanbul sosyetesinin vitrini. Ancak görünen o ki, vitrinin arkasında Türkiye’nin ulusal güvenliğini bile ilgilendirebilecek karanlık bir ağ örülmüş. Muhataplarına, kamuoyu adına şu can alıcı soruları yöneltiyoruz:

 * Tom Barrack Bağlantısı: Trump’ın finansörü, Ortadoğu’nun karanlık kutusu ve "yabancı bir devlet adına casusluk" suçlamasıyla ABD’de yargılanmış Tom Barrack ile nasıl bir bağlantı kurdunuz? İstanbul’un en değerli mülkünde, küresel bir istihbarat aparatının gölgesi mi var?

 * Oktar Örgütü İzi: Türkiye’nin en tehlikeli suç şebekelerinden Adnan Oktar grubuyla geçmişte veya bugün bir bağınız oldu mu? Bu mülklerin el değiştirmesinde, örgütsel bir sermaye veya şantaj ağı devreye girdi mi?

 * Kaynağı Belirsiz Sermaye: Bir otelcilik başarısı masalını geçelim. Bebek Otel’e sahip olacak bu devasa parayı nasıl, hangi ilişkilerle buldunuz? Acun Ilıcalı ile olan "yakın dostluğunuz" ve ticari ortaklıklarınız, bu para trafiğinin neresinde duruyor?

Bu sorular, basit ticari sırlar değildir. Bu soruların cevabı, Türkiye’nin başkenti Ankara’da değil, Washington ve Pensilvanya hattında gizli olabilir.

En Büyük Günahkar: Ekrem İmamoğlu
İşte tam bu noktada, "mağdur" postuna bürünen Ekrem İmamoğlu, bu hikayenin en büyük sorumlusu, en büyük günahkarıdır.

Neden mi? Çünkü İstanbul’u "rantçıların elinden kurtardık" diyerek göreve gelen, "şeffaflık" nutukları atan İmamoğlu; burnunun dibindeki bu küresel operasyona sadece seyirci kalmamış, sessizliğiyle onay makamı olmuştur.
İmamoğlu belediye başkanıyken; Bebek’teki bu işletmelerin ruhsatları, imar durumları, denetimleri kimin elindeydi? İBB’nin.
Tom Barrack gibi şaibeli küresel isimlerin Boğaz’a çökmesine ses çıkarmayan, Adnan Oktar gölgeli sermaye hareketlerine "dur" demeyen bir belediye başkanı, bugün hapiste olsa ne yazar, dışarıda olsa ne yazar?

İmamoğlu’nun "değişim" dediği şey, meğerse sermayenin el değiştirmesinden, rantiye sınıfının "yeşil"den "beyaz"a dönmesinden ibaretmiş. İmamoğlu, İstanbul halkının kendisine emanet ettiği şehri, küresel baronlara ve onların yerli işbirlikçilerine peşkeş çeken sistemin suskun ortağıdır. 

Tutukluluğu, belki de bu büyük günahların bedelidir; kim bilir?
"Yeni CHP"nin Ortaklığı

Peki ya "Yeni CHP" yönetimi? Onlar ne yapıyor?

Bu karanlık ilişkileri sorgulamak, İstanbul’un hakkını savunmak yerine; bu ilişkilerin hamiliğini yapan İmamoğlu’nu "kahramanlaştırma" peşindeler. 

Özgür Özel ve ekibi, Bebek Otel’deki bu kirli ağın üzerine gitmek yerine, o ağın korunmasına göz yuman zihniyeti "Cumhurbaşkanı adayı" diye pazarlıyor.

Bu suskunluk, suç ortaklığının itirafıdır. Görünen o ki; "Yeni CHP", halkın partisi değil, küresel sermayenin ve Boğaz’daki baronların yeni siyasi limanı olmuştur.

Maskeler Düştü
Kamuoyu artık gerçeği görmelidir. Ortada bir mağduriyet değil, bir ihanet vardır. İstanbul’un en değerli köşeleri, karanlık ilişkilere sahip figürlere teslim edilirken; İmamoğlu yönetimi "üç maymunu" oynamıştır.
Bugün İmamoğlu hapisteyse, bu sadece siyasi bir dava değil; belki de İstanbul’a karşı işlenen bu "kent suçlarının" ilahi adaletidir. 

Tarih, onu bir kahraman olarak değil; Boğaz’ı baronlara teslim eden, küresel ağlara boyun eğen ve "her şey çok güzel olacak" yalanıyla halkı uyutan en büyük sorumlu olarak yazacaktır.

Biz sorduk, tarih not etti. Bakalım bu kirli sessizliği kim bozacak?

Av.Tarcan ÜLÜK

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.