Farkındalık ve Değerler Akademisi: Gençlere 11 İlke, 77 Uygulamalı Beceri Eğitimi
İstanbul’da 18-35 yaş gençler için ücretsiz, bilimsel ölçümlü farkındalık ve duygu düzenleme eğitimi planlanıyor. Nakşibendiliğin 11 Ana Prensipler uygulaması iyileşme sağlanamayan kısır döngüdeki çağdaş psikolojiye nefes olacak. İşte tüm detaylar sadece NetHaberler.Com’da;
11 İlke ve 77 Uygulamalı Gençlik Programı Nedir, Kimler Başvurabilir, Nasıl İşleyecek?
Farkındalık ve Değerler Akademisi, 18-35 yaş arasındaki gençlere yönelik, 12 aylık bir pilot uygulama olarak tasarlanan önleyici beceri eğitimi programını kamuoyuyla paylaştı. Program, 11 ilke ve bu ilkelerin her birine bağlı yedi uygulamadan oluşan 77 uygulamalıkbir katalog üzerine kuruluyor. Hedef; duygu düzenleme, dikkat ve zaman yönetimi, empati ve sorumluluk becerilerini geliştirmek ve bu gelişimi bilimsel yöntemlerle ölçmek. Proje, İstanbul’da 110 gençle başlamayı, katılımı gönüllülük esasına dayandırmayı ve sonuçları olumlu ya da olumsuz fark etmeksizin paylaşmayı öngörüyor.
Farkındalık ve Değerler Akademisi Nedir? Programın Amacı ve Kapsamı

Proje sahibi İlim ve Fen Cemiyeti, programı “Manevî Mirasın Sosyal Bilimlerle Buluşması” anlayışıyla tanımlıyor. Çalışmanın temel amacı, Anadolu ve Orta Asya düşünce mirasında yer alan dikkat, zaman, niyet, sorumluluk ve toplumsal fayda kavramlarını, bilimsel kaynaklara dayalı, çoğulcu ve ölçülebilir bir gençlik eğitimi modeline dönüştürmek. Proje belgesine göre model, gençlerde öfke yönetimi ve duygu düzenleme becerilerini, psikososyal dayanıklılığı ve toplumsal katılımı güçlendirmeyi hedefliyor.
Anadolu düşünce mirasından esinlenen 11 ilke
Programın on bir ilkesi, Hâcegân–Nakşibendî geleneğinde “Kelimât-ı Kudsiyye” adıyla bilinen on bir esastan esinleniyor. TDV İslâm Ansiklopedisi’nde aktarıldığı üzere bu esaslardan sekizi Abdülhâlık-ı Gucdüvânî’ye, üçü ise Bahâeddîn Nakşibend’e (ö. 791/1389) nispet ediliyor. Proje ekibi, geleneğin kendi içindeki dinî pratiklerin eğitimin parçası olmadığını vurguluyor. Zikir ve ibadet öğretilmeyecek, program hiçbir dinî yapılanmaya mensubiyet kazandırmayacak. Kaynak ise gizlenmeden, açıkça belirtilecek. Esaslar yalnızca dikkat, niyet, zaman, ölçü ve sorumluluk gibi kavramlar düzeyinde ele alınacak ve çağdaş eğitim diliyle yeniden adlandırılacak.
Tedavi değil, önleyici beceri eğitimi
Proje ekibinin en çok altını çizdiği noktalardan biri, programın bir psikoterapi ya da tıbbî tedavi olmadığı. Eğitim; tanı koymuyor, tedavi etmiyor ve ilaç tedavisinin yerine geçmiyor. İlaç kullanan katılımcılara ilaçlarını hekim önerisi olmadan değiştirmemeleri hatırlatılacak. Ölçülen sonuçlar da klinik iyileşme değil, duygu düzenleme, bilgi ve beceri göstergeleri olacak. Başka bir ifadeyle program, ruh sağlığı hizmetlerinin yerine değil, onlara önleyici ve tamamlayıcı bir katkı olarak konumlandırılıyor.
11 İlke, 77 Uygulama: Programda Gençlere Neler Öğretilecek?
Eğitim, 11 modülden ve toplam 44 saatten oluşuyor. Her modül bir ilkeye karşılık geliyor ve teorik anlatım, kaynak okuma, uygulama ile grup çalışmasını bir arada barındırıyor. İlkeler çağdaş başlıklarla şöyle adlandırılıyor: An Bilinci, Odak ve Yön, İçsel Dönüşüm, Kalabalıkta Denge, Değer Bilinci, Niyet ve Odak, Düşünce Gözetimi, Sürekli Farkındalık, Zaman Bilinci, Ölçülü Disiplin ve Vicdan ve Niyet. Her ilke için yedi uygulama tanımlandığından toplam sayı 77’ye ulaşıyor. Yedi sayısının seçiminde iki gerekçe gösteriliyor: kısa süreli belleğin sınırları dikkate alınarak öğrenilebilir bir uygulama sayısı belirlenmesi ve yedinin kültürel olarak kolay hatırlanır bir sayı olması. Proje belgesi, bu kültürel çağrışımın bilimsel kanıt değil, sembolik bir değer taşıdığını da açıkça belirtiyor.
Birlikte okunduğunda ilkeler dört beceri kümesi oluşturuyor: dikkat (An Bilinci, Odak ve Yön, Düşünce Gözetimi), kendini tanıma ve değişim (İçsel Dönüşüm, Niyet ve Odak, Sürekli Farkındalık), ilişki ve toplum (Kalabalıkta Denge, Değer Bilinci, Vicdan ve Niyet) ile zaman ve düzen (Zaman Bilinci, Ölçülü Disiplin). Proje belgesine göre bu küme yapısı, modüllerin sıralamasını ve ölçeklerin seçimini belirlemede kullanılacak.
Dikkat ve zaman yönetimi uygulamaları
Dikkat ve zaman ekseninde yer alan uygulamalar gündelik hayata doğrudan dokunacak biçimde tasarlandı. Katılımcılar; üç dakikalık nefes ve beden farkındalığı molaları, otomatik davranışları kaydettikleri bir dikkat günlüğü, 25 dakikalık kesintisiz odak blokları ve günde en az bir saatlik dijital sessizlik penceresi gibi çalışmalar yapacak. Zaman yönetimi modülünde ise bir haftalık zaman kullanım kaydı, önceliklendirme (Eisenhower) matrisi, ekran süresi izleme ve haftalık planlama oturumları yer alıyor. Bu uygulamaların ortak noktası, dikkatin dağıldığı anı fark etmeyi ve yeniden odaklanmayı öğretmesi.
Duygu ve öfke düzenleme, empati ve sorumluluk
İlişkiler ve duygular alanındaki uygulamalar ise programın duygu düzenleme ayağını oluşturuyor. Öfke anı için tasarlanan “dur–adlandır–seç” psikoeğitim çalışması, gerilim anında duraklama ve yanıt seçme alıştırmaları, trafik, komşuluk, aile ve akran senaryolarını içeren çatışma çözme rol oyunları bunlardan yalnızca birkaçı. Empati haritası egzersizi, özür ve ilişki onarımı alıştırması, dezenformasyon ve bilgi doğrulama atölyesi ile gönüllülük sonrası yansıtma raporu da kataloğun parçası. Öfke ve duygu düzenleme modülleri, psikolog veya psikolojik danışman eşliğinde ortak yürütülecek.
Başvuru Süreci, Katılım Koşulları ve Pilot Uygulama Takvimi
Pilot uygulama İstanbul’da yürütülecek. Eğitim, her biri yaklaşık 22 kişilik beş grupta ve üniversite salonları ile gençlik merkezlerinde verilecek. Program kapsamında dört kültürel miras ziyareti, en az 11 gönüllülük etkinliği, 11 dijital kısa içerik, en az 10 sözlü tarih görüşmesi ve bir uygulama rehberi hazırlanması planlanıyor. Çalışmanın sonunda en az 250 kişilik bir sempozyum ve sergi düzenlenmesi hedefleniyor. Başvurular, etik kurul onayı alındıktan sonra 21 gün açık kalacak çevrim içi bir formla alınacak.
Kimler başvurabilir?
Program 18-35 yaş arasındaki gençlere açık. Katılımcıların üç alt gruptan seçilmesi planlanıyor: üniversite öğrencileri, çalışan gençler ile çalışmayan veya eğitimde olmayan gençler. Cinsiyet dengesi ve dezavantajlı grupların temsili de gözetilecek. Başvuru için yazılı aydınlatılmış onam veriliyor ve programın en az yüzde 80’ine devam taahhüdü isteniyor. Başvuru anında aktif akut psikiyatrik kriz yaşayan kişiler eğitime alınmayacak, uzmana yönlendirilecek. Tedavi gören gençler ise tedavilerini sürdürmeleri ve hekimleriyle görüşmeleri koşuluyla başvurabilecek. Reşit olmayanlar ile anne ve çocuklara yönelik uyarlamalar bu aşamanın dışında tutuluyor.
Rastgele atama ve bekleme listesi
Katılım tamamen gönüllü olacak. Hiçbir üniversite ya da kurum öğrencisini veya çalışanını programa zorunlu olarak yönlendirmeyecek. Başvurular, kurulan seçim komisyonunca ölçütlere göre değerlendirilecek, ardından alt grup ve cinsiyete göre tabakalı rastgele atama yapılacak. Bu atamayla 110 genç eğitim grubuna, 55 genç ise bekleme listesine alınacak. Bekleme listesindeki gençler de ölçümlere katılacak ve ölçümler tamamlandıktan sonra ikinci dönemde aynı eğitimi alacak. Böylece herkes eğitim alma imkânına sahip olurken, programın etkisi kontrol grubuyla karşılaştırılarak sınanabilecek.

Programın 22 gönüllü kolaylaştırıcısı, eğitim grubundaki katılımcılar arasından beşinci modül sonrasında gönüllü başvuru, kısa görüşme ve eğitmen önerisiyle seçilecek ve 12 saatlik ek eğitim alacak. Gönüllüler psikolojik danışmanlık veya klinik rol üstlenmeyecek. Eğitmenler için ise psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, sosyal hizmet, eğitim bilimleri, sosyoloji veya tasavvuf tarihi alanında lisans derecesi, gençlerle en az üç yıllık eğitim deneyimi ve 24 saatlik proje eğitmen eğitimi şartı aranacak.
Eğitimin Etkisi Nasıl Ölçülecek? Bilimsel Değerlendirme ve Etik Güvenceler
Projenin dikkat çeken yönlerinden biri, ölçme ve değerlendirmeye verdiği ağırlık. Programın başarısı katılımcı sayısıyla değil, ölçülen becerilerdeki değişimle değerlendirilecek. Ekip, olumlu ya da olumsuz tüm sonuçları şeffaf biçimde yayımlamayı taahhüt ediyor. Bu yaklaşım, benzer programlarda sıkça eleştirilen “yalnızca olumlu sonucu duyurma” riskini azaltmayı amaçlıyor.
Ön test, son test ve üç aylık izlem
Ölçümler üç aşamada yapılacak: eğitim öncesinde ön test, eğitim sonrasında son test ve eğitimin bitiminden üç ay sonra izlem ölçümü. Birincil gösterge olarak duygu düzenleme güçlüklerini ölçen Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği-Kısa Form (DDGÖ-16) kullanılacak. İkincil göstergeler arasında algılanan stres, dikkatli farkındalık, öfke ifade tarzı, zaman yönetimi, dijital farkındalık, gönüllülük eğilimi ve 11 ilkeye ilişkin bilgi testi yer alıyor. Örneklem büyüklüğü, iki gruplu ve üç ölçümlü desene göre hesaplandı. Beklenen kayıp dikkate alındığında analize giren yaklaşık 88 eğitim ve 44 bekleme listesi katılımcısıyla, orta düzeye yakın etkilerin saptanabileceği belirtiliyor. Proje belgesi, küçük etkilerin ve alt grup farklarının güvenilir biçimde saptanamayabileceğini de açıkça kabul ediyor. Analiz planının veriler görülmeden önce ön kayda alınması planlanıyor.
Bağımsız değerlendirme ve veri güvenliği
Sonuçların bağımsız bir uzmanca değerlendirilmesi öngörülüyor. Bağımsız değerlendirici, proje ekibinden ve eğitmenlerden ayrı olacak, açık çağrıyla seçilecek ve raporunu değiştirilmeden yayımlayabilecek. Araştırmanın yetkili üniversite etik kurulundan onay almadan başlamayacağı, bu kurulun yerine proje içi hiçbir organın geçemeyeceği belirtiliyor. Bunun yanında Bilimsel Danışma Kurulu, Klinik Güvence ve Katılımcı Güvenliği Komitesi, İstişare Kurulu, Gençlik Danışma Meclisi ve bağımsız şikâyet mercii kurulacak. Kişisel veriler, KVKK’ya uygun biçimde işlenecek; ruh sağlığına ilişkin ölçek yanıtları özel nitelikli veri olarak korunacak. Başvuru formunda tanı, tedavi veya ruhsal durum bilgisi sorulmayacak.
Neden Şimdi? Toplumsal Bağlam ve Programın Sınırları
Proje belgesi, çalışmanın gerekçesini toplumsal göstergelerle destekliyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre boşanan çift sayısı 193 bin 793, kaba boşanma hızı binde 2,26 oldu; 191 bin 371 çocuğun velayeti belirlendi ve boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk beş yılında gerçekleşti. Şiddet, akran zorbalığı, trafik gerginliği ve okul olayları gibi alanlarda ise güncel verilerin resmî kurumlardan ayrıca derleneceği belirtiliyor.
Ancak proje ekibi, bu sorunların tek nedenli olmadığını ve bir eğitim programıyla çözülemeyeceğini açıkça söylüyor. Ekonomik koşullar, eğitim, aile yapısı, hukuki düzenlemeler ve bireysel etkenler birlikte etkili oluyor. Bu nedenle 12 aylık ve 110 kişilik pilotun boşanma, şiddet veya toplumsal gerilim gibi nüfus düzeyindeki göstergelerde doğrudan değişiklik yaratacağı iddia edilmiyor. Programın hedefi, katılımcı düzeyindeki psikososyal beceri göstergelerinde ölçülebilir bir fark oluşup oluşmadığını sınamak.
Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-11’de tükenmişliği tıbbî bir durum olarak değil, mesleki bir olgu olarak sınıflandırdığı da proje belgesinde hatırlatılıyor. Okul temelli farkındalık eğitimlerine ilişkin kanıtların karışık olduğu, MYRIAD çalışmasında programın öğrencilerde üstünlük göstermediği, öğretmenlerde ise tükenmişlik ve okul ikliminde olumlu etki görüldüğü de belgede yer alıyor. Bu yüzden eğitim kurumlarına açılım, zorunlu ders yerine gönüllülük esaslı ve kademeli bir yaklaşımla ele alınacak.
Proje Ekibi ve Sonraki Adımlar
Projenin sahibi İlim ve Fen Cemiyeti. Proje koordinatörlüğünü Sosyal Hizmetler ve İletişim Uzmanı Taner Akkuş, yürütücülüğünü Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Nebiye Yaşarüstleniyor. Proje sekreterliğini ise Nuran Kırlakyürütüyor. Çalışma, kurumsal ve hukuki yapının tamamlanmasına, etik kurul onayına ve üniversite ile diğer ortaklarla yapılacak yazılı protokollere bağlı olarak başlayacak. Hiçbir kurum, yazılı onay veya protokol bulunmadan proje ortağı olarak gösterilmeyecek.
Pilot uygulamanın olumlu ve güvenli sonuçlar vermesi halinde, program ikinci aşamada ortaokul, lise ve üniversite düzeylerine ile anne ve çocuklara uyarlanabilecek. Bu adım, veli onayı, Millî Eğitim Bakanlığı araştırma izni ve çocuk koruma politikası gibi ek güvenceler gerektirdiğinden ayrı bir proje olarak ele alınacak. Daha ileri aşamalarda klinik araştırma ve sağlık mevzuatı çerçevesinde değerlendirme gündeme gelebilir; ancak bunlar proje sonunda gerçekleşecek bir sonuç olarak taahhüt edilmiyor, yalnızca kanıt ve kurum onaylarına bağlı uzun vadeli bir hedef olarak tanımlanıyor.
Proje ekibi iletişimde de belirli ilkelere bağlı kalacağını duyuruyor: Duyurularda “tedavi”, “iyileştirme”, “çare” ve “mucize” gibi sözcükler kullanılmayacak, seçimin rastgele yapıldığı ve herkesin eğitim alacağı açıkça belirtilecek, hiçbir isim veya kurum yazılı muvafakat olmadan anılmayacak.
Başvuru çağrısı, takvim ve iletişim bilgileri etik kurul onayının ardından [başvuru bağlantısı] adresinden [2027 Çak] itibarıyla duyurulacak. Program hakkında bilgi almak isteyenler [[email protected]] adresiyle iletişime geçebilecek.
Bu haber, proje çerçevesine ilişkin belgedeki bilgilere dayanmaktadır. Program bir tedavi veya psikoterapi değildir ve tedavinin yerine geçmez. Ruh sağlığı desteğine ihtiyaç duyanların bir uzmana başvurması, acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni araması önerilir.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Bulaşık Makinesi Yangını: Firmaya 135 Bin TL Ceza
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Afette can kaybı 5’e yükseldi: Kocaeli’nde muhtarın cansız bedeni bulundu




Son Haberler
Farkındalık ve Değerler Akademisi: Gençlere 11 İlke, 77 Uygulamalı Beceri Eğitimi



