EDİTÖR MASASI 2 - Terör örgütünün silah bırakma ve kendisini feshetme sürecini hızlandırması gerekiyor

TBMM (AA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin "Bu iş hayırlı bir iştir. Bu kadar açıklamalar yapılmış, bu kadar sembolik de olsa silah bırakma süreci başladıktan sonra bu işin bir an evvel tamamlanması, bunun için de örgütün süratle silah bırakma ve kendisini feshetme sürecini hızlandırması lazım." dedi.

Kurtulmuş, Meclis Tören Salonu'nda AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun yasal düzenlemelerle ilgili tavsiyelerini ne zaman iletileceğine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Konuşmalarla, tavsiyelerle birlikte olgunlaşıyor. Sürecin gidişatına göre o konuda da adımlar atılır." diye konuştu.

Şehit aileleri ve gaziler için komisyon kapsamında hangi adımların atılacağı sorusuna Kurtulmuş, komisyon çalışmalarında en duygulu oturumlardan birinin, şehit aileleri ve gazilerin katıldığı toplantıda gerçekleştiğini ve ortak fikrin, "biz bedel ödedik ama artık Türkiye'nin insanları, bu milletin çocukları bedel ödemesin. Bu işi bitirelim" şeklinde olduğunu anlattı. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gazi bir kardeşimiz takma gözünü çıkardı. Yaralanmış ve gözünün birini kaybetmiş o takma gözünü çıkardı, eline aldı. 'Benim bir gözüm takma. Mücadelede yanımda şehit olan bir kardeşimin korneasından aldığım gözle de öteki gözüm yüzde 40-45 görüyor. Ben bu kadar bedel ödemiş birisiyim. Canımı vatan için vermeye hazırım ama isterim ki artık bu iş bitsin. Bu memlekette hiçbir anne ağlamasın, hiçbir insan bundan sonra hayatını kaybetmesin.' dedi. Aynı oturumun öğleden sonraki kısmında ise 'Barış Anneleri'ni temsilen konuşan bir annemiz dedi ki, 'Biz artık bu memlekette çocuklarımızı değil, silahları toprağa görmemiz lazım.' Şimdi farklı kesimlerin ortak buluştuğu nokta Türkiye'de artık sulhun, selametin, esenliğin sağlanmasıdır. Silahların susturulmasıdır. Terörün sonu ermesidir. Artık hiç kimsenin silahın baskısı altında olmamasıdır. Bütün bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum."

- "Eksik hususlar varsa bunlar tamamlanır"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyon çalışmaları kapsamında "Cumartesi Anneleri" adına gelen bir kişinin herkesi ağlatacak, duygulu bir konuşma yaptığını aktararak, "O da açıkçası Türkiye'nin bir ayıbıdır. 1980 darbesinden sonraki dönemde babasının İstanbul Avcılar'da evinin önünden beyaz Toros'la nasıl kaçırıldığını ve o arabanın arkasından 30 yıldır hala koştuğunu, babasının kemiklerine dahi ulaşılamadığını, ölüp ölmediğinin dahi belli olmadığını anlatırken çok duygulandı, ağladı. Bütün komisyon üyesi arkadaşlarımız da çok yoğun bir duygu içerisinde oldu." diye konuştu.

Bu kapsamda çok farklı kesimlerin yaşadığı acılar olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Ama bunları bir kenarda bırakalım. Gerçekten barış ve esenlik içerisinde demokratik standartlarının yüksek olduğu bir ülkeyi hep birlikte inşa edelim ve yolumuza devam edelim, noktasındaydı. Bizim için anlamlı oturumlardan birisiydi." değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, komisyonun bundan sonraki süreçte izleyeceği yol haritasına ilişkin şunları kaydetti:

"Bazı şehit aileleri, harp malulleri, gaziler, emniyet teşkilatından, koruculardan, farklı güvenlik birimlerinden dinleyemediklerimizi önümüzdeki süreçte dinleyip onların da taleplerini alacağız. Şehit aileleri ve gazilerimizle ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde çok ciddi çalışmalar yapılıyor, onlar da tekrar bu süreçte gözden geçirilebilir. Eksik hususlar varsa bunlar tamamlanır. Bunlarla ilgili yasal düzenlemeler gerekiyorsa yasal düzenlemeler de yapılır. Yolumuza devam ediyoruz. Şunu görmek lazım: bugün biz burada TBMM'nin Tören Salonu'nda konuşabiliyorsak, Türkiye bu sorunu çözmek için bir komisyon kurma noktasına geldiyse bunu her şeyden evvel canlarını bu vatan için feda eden şehitlerimize borçluyuz, gazilerimize borçluyuz. Onlara ne yapsak, ne şekilde hareket etsek borcumuzu ödeyemeyiz."

- "Herkes kendi teklifini ortaya koyacak"

Kurtulmuş, yasal düzenlemelere ilişkin bir çerçeve olup olmadığının sorulması üzerine, "Herhangi bir şey var, onu biz komisyona telkin ediyor ve ondan sonra karar alıyor değiliz." ifadelerini kullandı.

Komisyon üyelerinin, farklı siyasi partilerden olmalarına rağmen parti taassubuyla veya parti öncelikleriyle hareket etmediklerini vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada herkes komisyon üyesi. Teklifler geliyor, olgunlaşacak. Yukarıdan, tepeden inme bir yasal düzenleme değil, olgunlaşarak bunlar gündeme getirilecek. Tekraren söylüyorum ama kararı verecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Genel Kurulu'dur. Biz çerçeveyi oluşturacağız, teklifimizi yapacağız. Diyeceğiz ki, 'şu, şu, şu konularda şu yönde bir yasaya, şu yasalara ihtiyaç var. Şöyle düzenlemeler, ya yeni bir yasa ya da birtakım farklı yasalarla değişiklikler yapılması teklifi gündeme getirilebilir.' Henüz bunlar konuşulmadığı için net bir şey söylemiyorum. Herkes kendi teklifini ortaya koyacak. Burada aslolan yasaların uygun bir şekilde çıkarılması ve Türkiye kamuoyunun çok büyük kesiminin buna 'eyvallah' demesi. Buna olur vermesi. Zaten komisyonun oluşturulması meselesi de budur."

- "Anayasa'yı tartışmaya açmıyoruz"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, meselenin iktidar-muhalefet meselesi olmadığını belirterek, "Eğer yasa çıkarmak mevzubahis olsa zaten iktidar blokunun istediği yasayı çıkaracak gücü parlamentoda var. Mühim olan mesele, burada olgunlaştırılarak ve ortaklaşarak Türkiye'nin ihtiyacı olan meselelerin toplumun geniş kesimlerinin kabul edeceği şekilde yasalaştırılmasını sağlamak." diye konuştu.

Kurtulmuş, "'Diğer terör örgütleri de bu yasadan faydalanabilir' şeklinde yaklaşımlar da var. Bu komisyon nasıl bir kırmızı çizgi belirliyor?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Kırmızı çizgiden ziyade ortak bir kararlılık noktası. Mesela nedir? Bu komisyon bir anayasa komisyonu değil. Anayasa'yı tartışmaya açmıyoruz ve Anayasa değişikliği üzerine konuşmuyoruz. Bu çerçevede de tabii ki mevzu bahis olan PKK'nın kendisini feshetmesi süreci ile birlikte ortaya çıkan durumdur. Bu durumun gerektirdiği birtakım yasal düzenlemeler varsa bunların yapılmasıdır. Buradan başka terör örgütleri tabii ki mevzubahis olamaz. Peki PKK gerçekten kendisini feshetti mi? Buna karar verecek olan da Meclisin komisyonu değildir. Nihayetinde bu bir silah bırakma işlemidir, gerçekten sahada örgütün tamamen kendisini feshettiğinin görünmesidir. Bunun için de devletin ilgili güvenlik birimleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatımız başta olmak üzere sahada bütün bu gözlemlerini yaparlar. Raporlarını ortaya koyarlar. Sonunda da Türkiye'nin en üst güvenlik kurulu olan Milli Güvenlik Kurulu der ki, 'Evet bu örgüt kendisini feshetmiştir.' Ondan sonra zaten Türkiye Büyük Millet Meclisi, kendisini feshetmiş örgüt için eğer gerekli birtakım yasal düzenlemeler varsa bunları yapar."

- "100 yıllık Cumhuriyetin 50 yılı terörle geçmiş. Ağır bir bedel ödemişiz"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, "PKK her ne kadar 'ben kendimi feshettim' diyorsa da Türkiye Cumhuriyeti Devleti henüz bunu tescil etmedi. Öyle anlıyoruz. İzlenen bir süreç var" ifadelerinin dile getirilmesi üzerine, "İmralı'nın açıklamasını çok önemli ve değerli buluyorum. İmralı, örgütün bütün unsurlarıyla birlikte kendisini feshetmesini teklif etti. Buna mukabil örgüt bir araya gelerek kendisini feshettiğini ilan etti. Üçüncü adım olarak da sembolik bir törenle silahlar yakıldı. Aslolan terörün arkasındaki bütün unsurların ortadan kaldırılması, terörü oluşturan o bataklığın kurutulmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"PKK terör örgütünün eski silahlarını teslim ettiği yönünde eleştiriler olduğunu" söyleyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"100 yıllık Cumhuriyetin 50 yılı terörle geçmiş. Ağır bir bedel ödemişiz. Bu terörün arkasında kimlerin olduğunu, hangi devletlerin, hangi silah desteklerini, hangi istihbarat desteğini hangi siyasi desteği verdiklerini biliyoruz. Gün gün, sene sene bunları yaşamışız. Bu kadar büyük bir tecrübeden sonra, örgüt elindeki son tabancayı dahi teslim etse, örgütü ortaya çıkaran bu bataklık kurutulmadığı, bu şartlar, siyasi ve diğer şartlar ortadan kaldırılmadığı sürece bir müddet sonra örgütü bu şekilde silahlandıran ülkelerin tekrar silahlandırılması aşikardır.

Eski Meclis başkanlarımızın da ortak söylediği hususlardan birisi, 'hayırlı işlerinizde acele ediniz.' Bu iş hayırlı bir iştir. Bu kadar açıklamalar yapılmış, bu kadar sembolik de olsa silah bırakma süreci başladıktan sonra bu işin bir an evvel tamamlanması, bunun için de örgütün süratle silah bırakma ve kendisini feshetme sürecini hızlandırması lazım. Bu süreç olursa zaten buradaki çalışmalara da önemli bir katkı sağlamış olur."

(Sürecek)