Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Avatar photo
Nilüfer AKINGÜL

“Z” KUŞAĞI ve MAHREMİYET BİLİNCİ

“Z” KUŞAĞI ve MAHREMİYET BİLİNCİ
 
 “Z” kuşağı: Doğum yılları 1997 ile 2012 yılları arasında olan temel bir demografik sınıflandırmadır. “Z” kuşağı, küçük yaşlardan itibaren internet ve sosyal medyaya erişimle büyüyen nesil olarak bilinir. Geleceğe yönelik beklenti ve endişeleri olan bir nesildir. “Z” kuşağı ifadesi daha fazla gelir seviyesi yüksek olan ülkelerin gençleri için kullanılır. Açlık, yokluk, sıkıntı ve darlığı bilmedikleri iddia edilir. 
 
Mahremiyet ise kişinin yaşam alanında ve özel hayatında başkalarıyla paylaşmak istemediği bütün duygu ve düşüncelerdir. Daha fazla tıp ve sosyoloji alanlarına giren bir terim olsa da dinimizin üzerinde sıklıkla durduğu bir kavramdır. İslam literatüründe mahremiyet, “haram” kelimesinden gelir ve “haram olma hali” demektir. Haram olan şey için “mahrem” kelimesi de kullanılır. Yasaklılık haline ise “mahremiyet” denir. Mahremiyet gizlilik ve dokunulmazlık demektir. Her insanın dokunulmazlık hakkı vardır. Pencerelerimizde perde bulunuyorsa, bu kendimize ait sınırlarımız olsun diyedir. Odalarımızda kapı, duşlarımızda perde veya kabin varsa, bu kendimizi korumamız ve görünmesi doğru olmayan yerlerimizin bize özel olmasındandır. 
 
İslam’dan önceki cahiliye döneminde insanlar her an istedikleri eve veya odaya izinsiz girebiliyor, gerek aile fertlerinin gerekse başkalarının mahremini görebiliyorlardı. Medineli Müslüman bir hanım günün birinde Resulullah’ın  (s.a.v) yanına gelerek, “Ey Allah’ın Resulü! Günün her hangi bir saatinde biri kapımdan odama dalabiliyor, görünmek istemediğim bir halde beni görebiliyor. Artık bir ikaz yapsanız da, kimse kimsenin evine, odasına izinsiz girmese, istemediğim bir görüntü içinde iken görmese…” dedi. İşte bu ve buna benzer isteklerin çoğaldığı sıralarda Nur Suresi’ndeki aile hayatını koruma kuralları koyan ayetler indi: “Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi fark ettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin. Bu
sizin için daha iyidir. Herhalde bunu düşünüp anlarsınız. Orada kimse bulamazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size ‘geri dönün’ denilirse hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha temiz bir davranıştır. Allah yaptığınızı bilir.” (1) 
 
“Z” kuşağı dediğimiz kuşağın mahremiyet bilinci maalesef yeterince gelişmemiştir. Kız çocuklarımız caddede, sokakta ve toplu taşıma araçlarında vücutlarının büyük bir kısmını açarak dolaşmakta erkek çocuklarımız hakeza mahremiyet nedir, vücudumun neresi örtülmelidir bilmemektedir? Gençlerimiz -kız ve erkek- rahatlıkla evliymişler gibi sarmaş dolaş gezebilmekte, birlikte vakit geçirebilmektedir. Oysaki  dinimizde kimin vücudunun neresini örtmesi gerektiği ayetlerle belirtilmiştir. Örneğin : “Onlar, eşleri ve câriyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar; doğrusu bunlar yerilemezler” (2)
 
İslam’da örtülmesi gereken yerler erkekler için, göbek ve diz kapağı arası örtülmesi, kadınlar için ise, el, yüz ve ayaklar dışında bütün vücudun dar ve şeffaf olmayan elbiseler ile örtülmesi gerekir. Gençlerimizin bu konuda çok hassas olması gerekir. Hz. Âişe’nin rivayetine göre Esmâ bint Ebû Bekir, üzerinde ince bir elbise olduğu halde Resûlullah’ın (s.a.v) huzuruna girdi. Resûlullah ondan yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: “Ey Esmâ, kadın âdet yaşına ulaşınca şurası ve şurası müstesna artık onun -yabancılar tarafından- görülmesi doğru olmaz.” Hz. Peygamber bunu söylerken ellerini ve yüzünü işaret etti ( 3 ) (Ebû Dâvûd, “Libâs”, 34).
 
Mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’de: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Dışarıda kalanlardan başka ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, başka kadınlar, hizmetlerinde bulunan köleleri ve câriyeleri, cinsel arzusu bulunmayan erkek hizmetçiler, kadınların cinselliklerinin farkında olmayan çocuklar dışında kimseye süslerini göstermesinler. Yürürken, gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz!”  ( 4 ) 
Şimdi bir düşünelim, başımızı iki elimizin arasına alarak. Adı “Z” adı “B” adı “N” her neyse nihayetinde sosyal bazda kendini var etmiş ve kabullendirmiş bu neslin, toplumun temel taşı ahlak kubbesindeki kilit taş olan mahremiyet kavramına olan bu ihlaline nasıl dur demeliyiz zira bu görev en başta sizler gibi bilinçli ve gayretli müslümanlara düşmektedir?
 
Selam ve dua ile
Kaynakça            :
1- Nur Suresi, 27,28 
2- Mu’minun Suresi, 6
3- Ebû Dâvûd, “Libâs”, 34
4- Nur Suresi, 30, 31

Nilüfer Akıngül (Leylifer)

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ