Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Avatar photo
Mehmet HACIİSMAİLOĞLU

Nereye doğru gidiyoruz?

Biri taksiye biner taksi şoförünü öldürür, akla sığmayan mazeretler ortaya atar, döve döve müzisyeni öldürülür.

Anne sokakta, baba iş başında, çocuk ormanda, hunharca katledilir. 

Ve biz bütün bunları duyarız bela okuruz, ardından uzunca süre devam eden yargılamalar devam eder ve nihayetinde bir daha ki cinayete kadar unutulur gider…

Yanlışsam lütfen eleştirinizi eksik etmeyin!

Böyle gazoz kapağı bahanelerle insan öldürmenin arkasında ki nedenlere bakıyor muyuz? Yoksa “ver cezasını gitsin” mi diyoruz? Galiba ver cezasını gitsin diyoruz.

Oysa taksiciyi öldüren kişinin neden öldürdüğünü, nasıl o duruma geldiğini de araştırmamız gerekmiyor mu? Bu işin sosyolojik yanı önemli değil mi?

Eğer biz sadece İzmir’de taksiciyi öldüren kişinin caniliğini konuşursak bir yere varamayız… Maalesef bu şekilde cinayet işlendi ve işleyecek onlarca aday var daha…

Bu cinayetlerin önüne geçmenin telaşında olmak, cinayet zanlısının ne kadar ceza alacağından daha önemlidir.
Ailelerin, çocukların yaşadıkları travmaların çözümüne odaklı çalışmalar üst seviyeye çıkarılmalı! En küçük bir hadisede komşusunu satırla kesen, trafik kavgası yüzünden sokak ortasında adam kurşunlayan yüzlerce farklı dehşet senaryosundan bıktık usandık.

Çözüm kardeşim çözüm…

Sadece ceza vermek değil adaleti sağlamak, adalet birilerinin kendi hesabına göre değil, devletin düzenine göre tesis edilir. Devlet adalet uygularken madde olarak belirlediği suçun oluşmaması için de azami gayretle bu adalet mekanizmasının doğru çalışmasına odaklanır.

Dikkatinizi bir şey çekti mi?

Türkiye Büyük Millet Meclisinde 

“İş insanı (158), avukat ve hukuk  (132), akademisyen (42), eğitimci (37), inşaat mühendisi (22) Sosyolog sadece (9) Milletvekili var. Gerisi farklı mesleklerden oluşuyor.

Akademisyen? Sosyolog? Yazar? Şair? Analizci? Dekan? Öğretim Üyesi? Kaçar tane var?

Şehirlerimiz henüz köy statüsünden çıkamamışken bile mecliste bir tane şehir planlamacısı vekil var.

İş insanı da lâzım, hukukçu da Lâzım ancak, öncesinde insan yetiştirmenin, insanı kazanmanın, insanı eğitmenin, insanı anlamanın derdine düşmeliyiz.

“Yap binayı, kes cezayı olsun bitsin” ile bu vahşetlerin önüne geçemeyiz!

Meclise vekil seçerken kaç tane kadın vekil kaç tane engelli vekil olacak diye haber aramaktan vaz geçelim. Kaç tane sosyolog, kaç tane Akademisyen? Kaç tane Şair, yazar, insan bilimcisi vekil oldu diye merak edelim.

Sanırım buna çok ihtiyacımız var…

Neden Habil değil de Kabil den yana olduk?

İnsanı ve imanı kemirende ne bulduk?

Ne zevktir bu yaşayış, ne maddedir, ne makam,

Ne kindir, ne öfkedir, ne kana aç intikam.

Çok mu dar geldi dünya, her yer senin olsa ne?

Sığacağın bir mezar o da altın dolsa ne?

Uyan ey! Âdemoğlu, yaşayan ölü oldun,

Kendi cenazesini taşıyan ölü oldun.

                           Mehmet hacıismailoğlu

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ